Dünyanın herhangi bir noktasına gitseniz, Türkiye'yi bilen bir insana Gaziantep'i sorarsanız, herhalde alacağınız ilk cevap baklava ve fıstık olur. Dünyada, kent adıyla anılan bu kadar önemli iki markaya sahip şehir başka var mıdır bilemiyorum. Gaziantep, servet değerinde marka iki değere sahip.

Peki, bu iki değeri yeterince kullanabiliyor muyuz, orası tartışılır. Baklavayı dünyaya biz yediriyoruz amenna ama, Antep Fıstığı konusunda aynı şeyi söyleyemem. Geçenlerde, GAİB Kuru Meyve ve Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ile sohbet ederken, Antep Fıstığı'nın pazarlanmasında ne kadar geride kaldığımızı anladım. Bu anlamda Bakır'ın önemli hedefleri var. Başaracağını umut ediyorum.

Baklava konusuna gelmek istiyorum. Artık lüksün de lüksü haline gelen baklavayı en son ne zaman evinize aldınız desem eminim 2.5 milyonluk kentte yüzde 3-5'in dışında kimse hatırlamaz. Çünkü baklava artık evlere girmiyor. Kendi adıma konuşursam, bayramdan bayrama, cenaze veya özel gün ziyaretleri dışında baklava aldığımı hatırlamıyorum.

Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa Adliyesi'nde duruşması olan Avukat oğlumun müvekkilleri baklava isterlerken, bizzat alınmasını istedikleri markayı talep edince, oğlum da 4 kutu alıp götürmüş. İsim vermeyeyim, Gaziantep'in en ünlü baklavacılarından birisi diyeyim, siz anlayın. Baklavalardan birisi fazla olunca, akşama eve getirdi. Yemek sonrası bir dilim açıp yemek isterken, baklavanın üstünü kaldırdığında resmen şok oldum. Unlamış elek altı fıstık, hamurlaşmış taban. Yemedim.

Marka belli olmayacak şekilde fotoğrafını çekip 2-3 yakın baklavacı dostlarıma gönderdim. Kimin olduğunu hemen bildiler. Ve hem kullanılan fıstık, hem hamurlaşmış ve sulanmış tabanla ilgili şikayetimi onlar da destekledi. Fotoğrafını da koyuyorum, sizler de hak vereceksiniz.

Açık söylüyorum Gaziantep için üzüldüm. Bu kentin en bilinen bir kaç baklava markasından birisi olacaksınız, en pahalı baklavayı satacaksınız ve müşteriye böyle baklava yedireceksiniz. Yazık ki ne yazık.

Bu kente gelen turistler baklava alırken sizi tercih ediyorlarsa, kendiniz için değil, Gaziantep için en iyisini yapmak zorundasınız. Buna mecbursunuz.

Ben turist olsam ve bu baklavayı alıp memleketime götürüp "Gaziantep'in en iyi baklavacısından aldım" desem, yiyen "Meşhur Gaziantep Baklavası bu muymuş" demezler mi? Siz sadece kendinize değil, bu kente zarar veriyorsunuz, farkında değil misiniz?

İşte böyle yapa yapa Gaziantep'i turistin gözünde farklı bir algıyla anılır getirdiniz. Turizm mevsimindeyiz, Gaziantep'e turist gelmez oldu. Önümüz bayram, tur firmalarının organizasyonlarında Gaziantep çok az yer alıyor.

Neden? Gözünü para hırsı büyümüş, nasıl olsa turist, bilmez, anlamaz, damak lezzetini bilen yerel halk da zaten alamıyor deyip, en pahalıya sattığın malda bile kaliteni düşürüp, elde kalmış malları turiste satarsan, sonu da böyle olur.

Bir yanda, sadece Gaziantep değil, bölgesel düşünüp, Şanlıurfa, Adana, Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Kahramanmaraş, hep birlikte kalkınalım diyen... Büyük hedeflerle Visit Gaziantep Uygulamasını hayata geçirip, kentin tüm turizm envanterini tek bir dijital çatı altında toplayan Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin....

Diğer yanda tüm bu çabalara adeta çomak sokan, turisti yolunacak kaz gören, kendi markasına ihanet eden ünlü markalar.

Baklavacıların içlerinde, gerçekten işini çok düzgün yapan, o markalar kadar satamasalar da, onlardan daha lezzetli ve kaliteli yapan dostlarım da var, alınmasınlar ama, maalesef durum bu.

Yıllarca baklavada darayı yazdım, Ticaret Bakanlığı dara zorunluluğu getirdi. Peki kentte uygulaması var mı, denemesi bedava... Tüketici olarak, artık dara hilesi adı altında haksız kazancınızı bile kabullenmişken, bari bu kentin en önemli markasını, biraz daha fazla para kazanacağız diye, ayağa düşürmeyin.

Bakın, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz "5 büyük baklavacıya inat dedi", sektöre girdi, fiyatı 660 TL'ye düşürdü. Gelen haberlere göre fena da iş yapmıyor. Kim zarar gördü, elbette baklavacı esnafı. Yazık değil mi, işini hakkıyla yapıp, maliyetleri nedeniyle 1300 TL'nin altında satma durumu bulunmayan ve o fiyatlara inme imkanı olmayan esnafa. Bakın, özellikle Gazi Muhtar Paşa Bölgesi'ndeki baklavacıların çoğu fiyatları bir anda 1800 TL'den 1250-900 TL bandına çekti.

Çok iyi biliyorum ki, günde 1000-1500 ton baklava üreten o ünlü markalar var ya, 600-700 tonlara düştü. Artık sadece vatandaş değil, sanayici de yüksek fiyattan dolayı baklava almıyor, şehir dışına 5 tepsi gönderecekse, 3 tepsi gönderiyor. Ve aldığı fiyatı artık sorguluyor.

Baklavacı dostları uyarıyorum, böyle giderseniz, Gaziantep'in en önemli markasına zarar vermekle kalmayıp, bir süre sonra baklava satacak kimseyi bulamayacaksınız. Benden söylemesi...