Normalde Mart sonu, Nisan, Mayıs, Haziran ayları, Gaziantep için turizm sezonudur. Bu dönemde, özellikle tarihi doku dediğimiz Kalealtı, Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazari Bölgesi'nde yoğun hareketlilik olur, esnaf bayram eder.
Mesala, iki sene önceki Ramazan ve Kurban Bayram'larını hatırlıyorum, Gaziantep tarihinde hiç çekmediği kadar turisti çekmiş, esnaf çifte bayram yaşamıştı.
Vakit buldukça, sık sık o bölgeye gider gezer dolaşırım. Dostlar ile sohbet ederim. Gaziantep'in turizm sezonunun açılalı neredeyse 1 ay oldu, bölgede tık hareketlenme yok. Nisan sonları için kafilelerden bahsediliyordu, şu anda ortada onlar da yok.
Elbette, ekonomideki daralma, daha da önemlisi ABD-İsrail-İran savaşı önemli etken ama, Gaziantep'in turizmde cazibe merkezi özelliğini yitirme riski de bunda önemli bir etken. Gaziantep, maalesef artık turistler için "Ye, iç, gez ama alışveriş yapma, kazıklanma" anlayışının hakim olduğu bir kent. Özellikle 2 sene önceki yoğun turist akınında hem esnafın, hem otelcilerin fahiş fiyat çılgınlığı, elde kalmış ürünlerin satılması gibi etkenlerin cezasını bugün esnaf kendisi çekiyor.
Turizm sezonunda sinek avlayan Gaziantep için, *KRAL ÇIPLAK" deyip, yeniden ve en baştan turizm seferberliği başlatılması gerekiyor.
Turizm sezonunda hareketsizliğin dikkat çektiği Gaziantep'te, yerel siyaset ise öylesine hareketli ki, keşke benzer hareketlilik turizmde olsa demek geliyor içimizden.
CHP ve MHP'deki gelişmeleri hepimiz takip ediyoruz. MHP'de genel merkezde yaşanan tepedeki çatışma, Gaziantep'i de vurdu. Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir Atasözü'nde olduğu gibi, Ülkü Ocakları Başkanı Emre Koçyiğit'in görevden alınması, Mustafa Bozgeyik'e yapılacak operasyonun göstergesiydi.
Bozgeyik'in görevden alınacağı beklentisi zaten vardı ama, asıl bomba yerine atanan isim oldu. İl Başkanlığı'na Oğuzeli Eski Belediye Başkanı Sait Kılıç'ın getirilmesini, sıradan bir operasyon gibi görmemek gerek. MHP Gaziantep'te bana göre asıl problem şimdi başlıyor. Bir tarafta Muhittin Taşdoğan-Sait Kılıç ikilisi. Diğer tarafta Sermet Atay. Ciddi bir güçler savaşına şahitlik edeceğiz. Bakalım sonunda kazanan kim olacak?
Tabi şu da var, Sait Kılıç'ın nasıl bir politika izleyeceği bu savaşta önemli etken. Şunu kabul edelim, MHP'de 10 yıldır eski ülkücüler partinin kapısından içeri adım atmıyorlar. Bunun çeşitli nedenleri var. Sait Kılıç'ın ilk sınavı bu olacak. Partinin kapısını eski ülkücülere açacak mı, yoksa küçük olsun benim olsun anlayışıyla hareket edip, önümüzdeki ilk seçimin hesabını yaparak, hesaplaşmayı mı tercih edecek? Sermet Atay’ın durumu ne olacak?
Şunu da belirteyim, MHP'deki görevden almalar önümüzdeki günlerde ilçe başkanları ile devam edecek.
Gelelim CHP'ye. Oradaki sorun çok daha büyük. Mehteran krizi ile artık genel merkezde bile tartışılan İl Yönetiminin durumu konuşulurken, çok daha büyük Hurşit Yıldırım krizine şahit olduk. Hurşit Yıldırım konuşurken bizzat oradaydım. Toplantı öncesi sohbet ortamında isim vererek önemli sözler söyledi. Elbette asıl bomba kameralar önünde söyledikleri oldu. İsimleri sohbette zikrettiği için, kameralar önünde kastettiği kişileri hemen anladık.
CHP'ye yönelik çok sert eleştiriler yöneltti. Rant düzeninden, partinin küçük olsun benim olsun hesabından, bir adım ileriye gidememesinden şikayet etti.
Umut Yılmaz'ın istifasına hak verdi, bazı meclis üyelerini rantçı ve iş takipçisi olmakla suçladı. 25 yıldır meclis üyeliği yapan, Belediye Başkan Yardımcılığı görevini alamadığı için Umut Yılmaz'ı partiden uzaklaştıran, kendi ofisinde CHP'yi yönetmeye çalışan, bağevi alemleri yapan isim olarak Mehmet Sucu'yu işaret etti. Arafta kalan ve rant hesabı yapan 2 meclis üyesini söyledi. Baba-oğul, eş dost akraba milletvekili düzenini eleştirdi.
Tabi herkes şunu söyledi. Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü, Hurşit Yıldırım niye böyle konuşup ilçe başkanlığından istifa ederken, CHP’nin kucağına bombayı neden bıraktı?
2 aydır siyaset kulislerinde konuşulan bir mesele var ki, bildiğim halde hiç topa girmedim, girmeyeceğim. Bazı yazışmalar olsa da, doğruluğundan hala emin değilim. Hurşit Yıldırım da, basın toplantısında bu konuya gönderme yaparcasına, "NAMUSSUZLUK YAPMADIM YAPMAM* vurgusunu çok kere yaptı. Konuyla ilgili hukuki süreci başlattığını da açıkladı.
MHP'de nasıl ki bundan sonra Gaziantep'te içten içe çetin bir savaş göreceksek, CHP'de inanın çok daha sertini göreceğiz. Şu da var, CHP'nin kavgası, savaşı öyle parti içinde falan da kalmaz, aleni, herkesin gözü önünde, kamuoyunun bileceği şekilde yapılır.
Hurşit Yıldırım bu fitili ateşledi, devamı mutlaka gelir. Bakalım, hem Mehteran, hem de Hurşit Yıldırım'ın açıklamaları ile ilgili genel merkezin tavrı ne olacak? Önce bir onu görelim. Çünkü, Teşkilat Başkanı Ensar Aytekin’in Gaziantep özelinde çalışma yaptığı konuşuluyor.
Yazıya şöyle nokta koyayım. Gaziantep’te bir yanda parti içi çekişmeler, entrikalar, rant ve +18 işlerin aleni yapıldığı CHP…
Diğer yanda içten içe büyük çekişme yaşanan ve daha da gergin günler beklenen MHP…
Ve bir tarafta da cumartesi günü il başkanlığında gövde gösterisi yapan, birlik beraberlik pozları veren, şimdiden seçime hazırlanan Ak Parti…
Farkı anlatabildim mi?