Türkiye'yi yönetmeye talip olan CHP'nin, Gaziantep'te de Türkiye'de de halini hep birlikte görüyoruz. Yaşananları sadece mutlak butlana bağlamak doğru değil, öncesinde de fotoğraf farkı değildi. Parti içi çekişme bir CHP klasiğidir.
CHP Gaziantep'te son bir haftada yaşananları maalesef üzülerek izliyoruz. CHP Gaziantep İl Başkanı Vakkas Acar ve yönetiminin, mutlak bulan sonrası izlediği siyasetten dolayı görevden alınmaları. Yerine Hasan Nesanır'ın atanması. Genel merkezden gelen tebligatın yok hükmünde sayılarak, Vakkas Acar tarafından yırtılması. Sonrasında "İl Başkanlığını terk etmeyeceğiz, direneceğiz" açıklamaları. Gece yarısı operasyonuyla Hasan Nesanır ve ekibinin il başkanlığına gelişleri. Vakkas Acar'ın "Kapıyı, camı, çerçeveyi kırarak içeri girdiler" iddiaları. Buna karşın, yeni yönetimin yedek anahtarla il binasına girdikleri görüntüleri paylaşmaları. İstifalar, ihraçlar, daha neler neler...
Yani, CHP siyaseti adı altında bir film yapılsa, bu kadar gerçekçi senaryo yazmak mümkün olmaz. Benim diyen senarist, bu senaryoyu yazamaz. Konu CHP olunca, filme gerek yok, bunları gerçek hayatta yaşıyor ve izliyoruz.
Yaşananları değerlendirecek olursak...
Öncelikle Vakkas Acar'dan başlayalım. 7-8 aylık il başkanlığı süreci o kadar çok gündem oldu ki. Parti içi çekişmeleri bir kenara bırakıyorum, mehteran krizi ile çocuklara sırtını dönmesi, muhalefet yaparken belediyeler arasında ayrımcalık yapması, kar yağışında izlediği politika ilk aklıma gelenler. Mutlak butlan sonrası, kendisini il başkanlığına getiren Özgür Özel'in yanında durması bekleniyordu, onu yaptı. Yaparken tabi ki dozu kaçırdı ve MYK kararıyla görevden alınan ilk il başkanı oldu. Ardından, örgütü kendisine desteğe davet etti. Belediye Meclis üyelerine, il ve ilçe yöneticilerine, parti üyelerine çağrı yaptı, herkesi il başkanlığına desteğe davet etti.
Ne acı ki, kendisine desteğe gelen sayısı çok az oldu. Belediye Meclis üyesi sayısı 5'i bulmadı, kendi il yönetiminin bile yarısı yanında yoktu.
15-20 kişiyle il binasında demokrasi nöbeti başlattıklarını ve asla teslim etmeyeceğini açıkladıktan bir gün sonra, bir baktık ki il başkanlığı Hasan Nesanır ve ekibinin eline geçmiş. Aslında, öncesinde Hasan Nesanır Vakkas Acar ile temasa geçerek devir teslim önerisinde bulunuyor. Acar ve yakın ekibi durum değerlendirmesi yaptığında, direnişin boşa olduğunu, ili başkanlığını devretmenin en mantıklı karar olduğu yönünde kanaate varıyorlar. Bu kararlarına rağmen, Nesanır'a dönüş yapılmayınca, binanın yedek anahtarını bir şekilde ele geçiren yeni yönetim, il başkanlığına gelerek o fotoğrafı paylaşıyorlar.
"Direneceğiz ve partiyi teslim etmeyeceğiz" sözü veren Vakkas Acar'n bu sözü 1 günde düşünce, Acar tarafından kapıyı, cami, çerçeveyi kırıp içeri girdiler yalanı ortaya atılıyor ama, ortaya çıkan görüntüler, iddiaların asılsız olduğun ortaya koyuyor.
Vakkas Acar, il başkanlığında nasıl ki iyi bir sınav vermediyse, hem mutlak butlan sonrası tavrı, hem de görevden alınmanın ardından söylemleri ve eylemleri ile çok negatif görüntü verdi. Örgütü yanına çekemedi. Tabi bunun nedenleri var. Özellikle Şehitkamil Belediye Başkan Yardımcılığı döneminde kalma bazı meseleler, burada önüne çıktı. Daha doğrusu, ektiğini biçti.
Gelelim Hasan Nesanır'a. Açık konuşalım, akıllıca bir yöntemle, en uygun saatte ve il başkanlığının boş olduğunu tespit ederek, görevi zeki bir yöntemle devraldı. Nesanır'a yönelik en büyük tepki beraberindeki kişilerle ilgili oldu. Bu anlamda ilk tepkiyi partinin önemli isimleri Önder Alkurt ve Cihan Ekici verdi. Fotoğraftaki bazı kriminal olduğunu iddia ettikleri kişilerle aynı partide bulunmanın mümkün olmayacağını belirterek istifa ettiklerini açıkladılar. Burada kast ettiği kişilerin, Ak Parti'ye gidip geldiği iddia edilen kişiler olduğu söyleniyor.
Hemen ardından, yeni yönetimde İl Disiplin Kurulu Başkanı olması beklenen Ali Erol Kürdülü bir açıklama yayınladı ve istifa eden Alkurt ve Ekici'nin, daha önce disipline sevk edildiğini, ihraç edileceklerini bildirdikleri için istifa ettiklerini açıkladı. Hasan Nesanır'da bana bu yönde açıklama yaptı.
CHP'de bir hafta içerisinde bunlar yaşandı. Önümüzdeki hafta CHP açısından çok daha dolu geçecek gibi. Büyük ihtimalle Hasan Nesanır'a karşı ciddi bir direniş başlayacak. Nesanır için il başkanlığı yapmak hiç kolay olmayacak. 10 gün sonra meclis grupları toplanacak. Nesanır, meclis üyeleri ile nasıl bir araya gelecek, nasıl grup başkanlığı yapacak göreceğiz.
Diğer yandan, Vakkas Acar ve ekibi de siyasetlerin devam ettirecekler. Edindiğim bilgiye göre, Acar ve ekibi alternatif bir il başkanlığı binası oluşturuyorlar. Hatta yeri kiraladıklarını bile duydum. Orada toplanarak süreci yönetecekler.
Tabi bir de milletvekillerinin durumları var. Hasan Öztükrmen zaten Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında. Melih Meriç te bildiğim kadarıyla Kılıçdaroğlu'na çok uzak bir isim değil ama şu anda Özgür Özel'in yanında. Meriç'in Gaziantep yapılanmasındaki tavrını bu nedenle çok merak ediyorum. Kendisi, Vakkas Acar ile zaten mesafeliydi.
Sonuç olarak CHP Gaziantep’te yaşananlar, sadece bir il başkanlığı değişimi ya da parti içi görev değişikliği olarak değerlendirilemez. Ortada, aynı partinin mensuplarının birbirlerini suçladığı, istifaların ve ihraç tartışmalarının havada uçuştuğu, farklı güç odaklarının kendi pozisyonlarını korumaya çalıştığı bir tablo var.
Bir yanda görevi bırakmamak için direneceğini söyleyen ancak bir gün sonra il binasını terk eden Vakkas Acar ve ekibi, diğer yanda teşkilatı fiilen devralan Hasan Nesanır ve yönetimi bulunuyor. Üstelik görünen o ki bu mücadele il başkanlığı binasının kapısında da sona ermeyecek. Önümüzdeki süreçte belediye meclis gruplarında, ilçe örgütlerinde ve parti tabanında yaşanacak gelişmeler CHP Gaziantep’in geleceğini belirleyecek.
Ancak şu bir gerçek; iktidara talip bir partinin kendi içinde yaşadığı krizleri yönetme biçimi, seçmene verdiği en önemli mesajlardan biridir. Gaziantep’te son bir haftada yaşananlar ise CHP’nin kamuoyuna birlik, bütünlük ve güçlü bir alternatif görüntüsü vermekten oldukça uzak olduğunu gösterdi.
Şimdilik perde kapanmış değil. Aksine, CHP Gaziantep’te filmin en hareketli sahneleri belki de daha yeni başlıyor.