Üniversite sınavına giren öğrencilerin sınav sonuçlarına göre tercih yapma telaşı bu hafta başlıyor. Sadece öğrencilerin mi, ailelerin de telaşı çok fazla.
Eskiden sadece üniversite ve bölüm seçilirdi. Şimdi öğrencilerin istek ve yeteneklerinin yanında ailenin ekonomik koşulları da tercihlerde önemli rol oynuyor. Bugünün şartlarında üniversitede çocuk okutmak çok zor. Hele de başka bir şehirde okuyacaksa daha da zor. Bu nedenle tercih yaparken şehrin ve üniversitenin barınma durumu, yaşam koşulları çok iyi değerlendirilmeli. Aksi durumda ekonomik koşullardan üniversiteyi yarım bırakmak durumunda kalınabilir ki bu da çocukta çeşitli travmalara neden olabilir.
Unutmayın son yıllarda yüzbinlerce öğrenci üniversite eğitimini yarıda bırakıp geri geldi. Yarıda bırakmalarının nedenleri arasında son yıllarda ailelerin ekonomik koşulları, okuduğu bölümün kendisine uygun olmadığını anlaması, üniversiteyi bitirince iş bulamayacağını görmesi gibi. Sizler de bu duruma düşmemek hem zaman hem de maddi kayba uğramamak için bu durumları da göz önünde bulundurmalısınız.
Tercih yaparken taban puanlara ve sıralamalara bakacaksınız. Bütün bu veriler geçmiş yıllarda sınava girenlerin belirlediği referanslar. Bu sıralamalara bakmadan önce şu sorulara cevap vermelisin. Hayattan en büyük beklentiniz nedir? Ya hayalleriniz?
Yaparken saate hiç bakmadığın, yemek yemeyi, nerede olduğunu unuttuğun şey nedir? Nedir ayağını yerden kesen uğraş? Bu soruya bulduğunuz yanıt her ne ise o alanda bir tercih yapmalısın, Etrafınızda o alanda aç kalırsınız, diyenlere de pek kulak asmayın. Çünkü bu çağda artık yaptığınız işin ne olduğu önemli değil. Yaptığınız işte zirveye çıkıp çıkmadığınız önemli. Zirveye çıkmanın formülü de yukarıdaki soruda saklı. İşine tutkuyla bağlı olmayanın zirveye çıktığı görülmedi zira... Unutmayın ki sıradan bir tıp doktoru olacağınıza mesleğine tutkuyla bağlı bir otomobil tamircisi olmak hem sizi daha çok mutlu edecek hem de size daha iyi bir gelecek sunacak. Sıradan bir diyetisyen olacağınıza, işine tutkuyla bağlı bir şef olun. Hem daha başarılı hem de daha zengin olursunuz.
Tek başına bölümde alınan eğitimle üniversiteli de olunmuyor. Üniversite dediğiniz kavram, bir ekosistem. Bölüm elbette önemli ama bölümden daha önemli olan şey o bölümün bulunduğu kampüs ortamı. Kimlerle oturup kalkacaksınız? Hangi sosyal çevreye dahil olacaksınız? Sosyal sermayeden söz ediyorum. Üniversitenin bu çağda size kazandıracağı en önemli kazanım bu: İlişkiler ağı! O nedenle tercihinizi yaparken bölümden çok üniversiteye odaklanın. Sıradan bir üniversitenin iyi bir bölümündense, iyi bir üniversitenin sıradan bir bölümünü tercih edin.
Tercihinizi yaparken size Türkiye sınırlarını aşan bir eğitim olanağı sunan üniversiteyi seçin. Bunun artık pek çok yolu var. Erasmus, yurtdışında yaz okulları ve öğrenci değişim programları var. Tercih yaptığınız üniversitenin bu seçenekleri size sunup sunmadığına bakmanızda yarar var. Eğer üniversitede geçen yıllarınızın tamamını tek bir kampüste, tek bir şehirde, tek bir ülkede geçiriyorsanız bilin ki iyi bir eğitim almıyorsunuz. Dört yılı tek bir şehirde geçirmek, üniversite eğitiminde yapacağınız en büyük hata olacaktır.
Sevgili gençler, insan hikâyesiyle var olur. Senin hikâyeni de en iyi sen yazarsın. Bu tercih sadece bir başlangıç... İleride çok daha önemli tercihler yapacaksın. Hepinizin en doğru tercihi yapması dileğiyle üniversitenizde ve hayatta başarılar diliyorum. Hayalleriniz gerçeğe dönüşsün.