Gaziantep yaz aylarının en sıcak günlerini yaşarken, şehirde bir başka telaş, bir başka heyecan var… Evlerde hummalı bir kış hazırlığı sürüyor.
Güneş gökyüzünde bütün sıcaklığıyla kendisini gösterirken, Gaziantep’in balkonlarında ve çatılarında ise yazın bereketi sergileniyor. Dolmalık patlıcanlar, biberler, kabaklar ipe diziliyor; salçalar hazırlanıyor. Kısacası Gaziantep’te yaz, sadece sıcaklık demek değil; aynı zamanda kışa hazırlık demek.
Çünkü bu şehirde insanlar bilir ki kışın sofraya gelecek lezzetin temeli yazın atılır. Bugün bir Gaziantep sokağında yürürken başınızı biraz yukarı kaldırdığınızda balkonlarda, çatılarda sıra sıra dizilmiş kurutmalıkları görebilirsiniz. Kimi yerde patlıcanlar, kimi yerde biberler, kimi yerde kabaklar güneşe bırakılmıştır. Bir başka evin önünde ise kırmızı salçanın hazırlığı vardır.
Ve ortaya öyle güzel görüntüler çıkar ki… Adeta Gaziantep’in geleneksel mutfak kültürü fotoğraf karesine dönüşür. Bu görüntüler sadece bir yiyeceğin kurutulması ya da salçanın hazırlanması değildir. Aslında bunlar bir kültürün, bir geleneğin ve aile büyüklerinden çocuklara aktarılan bir yaşam biçiminin göstergesidir. Gaziantep’te kış hazırlığı biraz da dayanışmadır. Komşular birbirine yardım eder, aileler bir araya gelir. Kimi patlıcan dizer, kimi biber ayıklar, kimi salçayla uğraşır. Bir yandan sohbet edilir, bir yandan da kışın sofraları düşünülür.
Bugün ekonomik şartlar her geçen gün insanları daha fazla zorluyor. Dünyayı etkileyen ekonomik sıkıntılar, mutfak giderlerinin artması, sebze ve meyve fiyatlarının yükselmesi elbette kış hazırlıklarını da kolaylaştırmıyor. İnsanlar daha fazla hesap yapmak, daha fazla tasarruf etmek zorunda kalıyor.
Ama yine de vazgeçmiyorlar. Çünkü Gaziantep insanı geleceğini düşünmeyi biliyor. Bugün yazın sıcağında alınan sebze, meyve ve yapılan salça; yarın kışın soğuk günlerinde sofraya konulacak bir yemek, bir dolma, bir sıcaklık olarak geri dönüyor.
İşte bu yüzden Gaziantep’te kış hazırlığı sadece mutfak işi değildir. Biraz sabırdır, biraz emektir, biraz tasarruftur… Ama en önemlisi geleceğe hazırlıktır.
Şimdiden kışa hazırlık yapalım ki kışın sıcak ortamımızda yazın meyvesini yiyelim. Belki bugün çatımızda kuruyan patlıcanın, balkonumuzda dizili biberin ya da kavanoza doldurduğumuz konservenin değerini tam olarak anlamıyoruz. Ama kış geldiğinde, dışarıda soğuk hava eserken sofraya gelen o yaz kokulu dolmanın ilk lokmasında anlayacağız.
“İyi ki yazın hazırlamışız” diyeceğiz. Gaziantep’in en güzel taraflarından biri de işte tam olarak bu… Bu şehirde mevsimler sadece hava değişikliği değildir. Yaz, kışın hazırlığıdır. Kış ise yazın emeğinin karşılığıdır. Bugün çatılarda ve balkonlarda gördüğümüz o kırmızı salça, ipe dizilmiş patlıcan ve biberler sadece kurutmalık değildir. Onlar Gaziantep’in bereketinin, emeğinin, kültürünün ve geleceğe olan inancının renkli birer fotoğrafıdır. Ve doğrusu… Bu fotoğraf Gaziantep’e çok yakışıyor.