Çalışma hayatında uzun süre kalan, kazancını yüksekten bildiren vatandaşlar ile asgari şartları karşılayanlar arasındaki emekli aylığı farkı giderek kapanıyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, mevcut sistemin prim ödeme isteğini zayıflattığını ifade etti.
Prim Farkı Aylıklara Yansımıyor
Erdursun, 3.600 gün prim ödeyen bir çalışan ile 9.000 gün prim ödeyen sigortalının banka hesaplarına yansıyan tutarlar arasında devasa farklar bulunmadığına değindi. En düşük emekli aylığının Hazine katkısıyla tamamlanması nedeniyle; kök aylığı 18 bin, 20 bin veya 22 bin lira seviyesinde kalan emeklilerin tamamı ay sonunda aynı tutarı alıyor. Asgari ücretin 2-3 katı kazanç üzerinden uzun yıllar prim ödeyenlerin aylıkları dahi taban aylık sınırının yalnızca birkaç bin lira üzerinde kalabiliyor.
Kayıt Dışılık Ve Prim Kaybı Riski
Sistemdeki bu durumun "Nasıl olsa herkesle aynı parayı alacağım" algısı oluşturduğunu belirten Erdursun, çalışanların gerçek ücretlerinin SGK'ya bildirilmesi konusundaki takibinin azaldığını ifade etti. Maaşın bir kısmının elden alınması gibi kayıt dışı modellere rıza gösterme oranının arttığını kaydeden Erdursun; gün sayısını dolduran çalışanların sistem dışına çıkmayı tercih ettiğini, işveren tarafında da yüksek prim ödemenin mantığı sorgulandığı için SGK'nın ciddi prim kaybı yaşadığını vurguladı.
Erdursun, devletin sosyal yardım mekanizmaları ile sosyal sigorta sisteminin birbirinden ayrılması ve 5.000 gün ile 9.000 gün prim ödeyen arasındaki farkın net biçimde korunması gerektiğini dile getirdi.




