Son dönemde şu sözleri çok duyar olduk:

“Genel Merkez, bu hatayı nasıl yapar?”

“Vatandaşı hiç mi dinlemiyorlar?”

Evet, duymuyorlar ve dinlemiyorlar…

**

Partilerin kitle değil, lider partisi haline dönüşmesi, siyaset şeklini de değiştirdi.

Artık halkın içinden çıkan, şehirleri temsil eden milletvekilleri yok.

Milletvekillerinin halktan kopup parti genel başkanlarına veya lider merkezli yapılara odaklanması, toplumla bağları tamamen kopardı.

Artık partiler, vatandaştan almaları gereken bildirimleri alamıyorlar.

Çünkü milletvekilleri, halkı umursamıyor…

Çünkü liderin iki dudağı arasındaki adaylık ve makam dağıtımına bağımlı haldeler.

**

Sonuçlarını hep birlikte izliyoruz.

Siyasi partilerde karar alma mekanizmaları tabana değil, tamamen tek bir liderin etrafındaki dar kadroya dayanmış durumda.

Bu kadrolar, halkın gerçek sorunlarını ıskalayıp, sadece liderin gündemini savunuyorlar.

Siyaseti meslek haline getirmiş, memleketine yolu seçimden seçime düşen bu insanlar, artık halktan kopmuş durumdalar.

Toplum için değil, topluma karşı siyaset yapar hale gelmişler.

**

CHP’nin ve Yeni Parti’nin Çerçeve Yasası’ndaki tutarsızlıkları, işte bu siyaset anlayışının sonucu olarak karşımızda duruyor.

Toplumu dinlemeyen milletvekilleri ve o dar kadro, liderlerine yeni bir hata yaptırmaya hazırlanıyorlar.

15-25 yıldır milletvekilli olmanın verdiği özgüven ve “halk bizden daha iyi mi bilecek?” küstahlığıyla yapıyorlar bunu.

Ama unutmasınlar;

Halkın geleceği ile ilgili kararı, halka rağmen, halka danışmadan, oy ve koltuk hesaplarına indirgeyen anlayış, kaybetmeye mahkumdur.

**

Siyasette yeni bir anlayış düşüncesiyle kurulmuştu Yeni Parti.

Yoksa sadece adı mı yeni olacak?

Sayın Özgür Özel, “ Bu partiyi, millet kurdu. Partinin adını millet koydu. Bu partinin bütçesini millet belirliyor.” demişti.

Çerçeve Yasası’nda göreceğiz;

Yeni Parti’nin sözünü de millet mi söylüyor…