Son günlerde sosyal medyada öyle paylaşımlar görüyorum ki, insan gerçekten “Bu kadar da olmaz” demeden geçemiyor. Vatandaşın yaşadığı mağduriyetler artık münferit olmaktan çıkmış, adeta günlük hayatın sıradan bir parçası haline gelmiş durumda.
Bir vatandaş kombisindeki arızayı gidermek için usta çağırıyor. Eşanjör, su vanası ve emniyet ventili değişiyor. İş bitiyor, sıra ücrete geliyor. Ustanın istediği rakam tam 12 bin 500 lira. Şokunu atlatamadan bu kez su sayacının vanasını değiştiren başka bir usta geliyor ve birkaç dakikalık iş için 3 bin 500 lira talep ediyor.
İnsan ister istemez soruyor; gerçekten bu kadar mı?
Elbette hiçbir meslek grubunu töhmet altında bırakmak doğru değil. İşini hakkıyla yapan, emeğinin karşılığını sonuna kadar hak eden ustalarımız var. Onlar gece gündüz demeden çalışıyor, alın teri döküyor, yılların birikimiyle sorun çözüyor. Sözümüz onlara değil.
Ancak son dönemde bazı çevrelerde ortaya çıkan fiyatlandırma anlayışı artık vatandaşın canını yakmaya başladı. İşte sosyal medyada yazılanlar,”Kombi ustası geliyor; birkaç parça değiştiriyor, çıkan hesap küçük bir motosiklet fiyatına yaklaşıyor. Sanayi ustası kaputu açıyor, arızadan önce cüzdanın nabzını ölçüyor. Kebap ustası şişe eti dizerken müşterinin maaşını da şişe geçiriyor. Baklava ustası tepsiyi dilimliyor ama asıl dilimlenen vatandaşın bütçesi oluyor. Berber saçtan birkaç santim alıyor, ücret tarifesine birkaç sıfır ekliyor. Tesisatçı musluğu tamir ediyor ama cebinizdeki para akışını tamamen kesiyor”
Sorun sadece fiyatların yüksek olması değil. Sorun, yapılan iş ile istenen ücret arasındaki makasın giderek açılmasıdır. Çünkü vatandaş da bu ülkenin ekonomik şartlarında yaşam mücadelesi veriyor. Kimse parayı sokaktan toplamıyor. Asgari ücretli, emekli, memur, esnaf; herkes geçim derdinde.
Bugün birçok insan bir ustayı çağırmadan önce korkar hale geldi. Çünkü arızanın ne kadar tutacağını değil, cebinde ne kadar para kalacağını hesap ediyor. Güven duygusu zedelendiğinde ise kaybeden sadece müşteri olmuyor; o mesleğin itibarı da zarar görüyor.
İşin özü şudur.. Emeğin karşılığı mutlaka verilmelidir. Ancak fırsatçılık ile emek arasındaki çizgi de iyi korunmalıdır. Çünkü alın teriyle kazanılan para kutsaldır. Vatandaşın cebine el uzatmak kolay olabilir ama kaybedilen güveni geri kazanmak o kadar kolay değildir.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla vicdan, daha fazla dürüstlük ve daha fazla meslek ahlakıdır. Çünkü ustalık sadece tamir etmek değil, aynı zamanda güven vermektir.