Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan Transkraniyal Manyetik Stimülasyonun (TMS), özellikle tedaviye dirençli vakalarda önemli bir seçenek olduğunu söyledi.

İlaç tedavisi ve psikoterapinin yanı sıra nöromodülasyon yöntemlerinin de psikiyatrik hastalıkların tedavisinde daha fazla kullanılmaya başlandığını belirten Öztürk, TMS’nin girişimsel olmaması, düşük yan etki profili ve hasta konforu açısından öne çıktığını ifade etti.

TMS’nin bir bobin aracılığıyla hedeflenen beyin bölgesine kısa süreli manyetik atımlar gönderilmesi esasına dayandığını aktaran Öztürk, yöntemin beyin hücrelerinin aktivitesinde düzenleme sağlayarak etkili olduğunu belirtti.

“Hasta işlem sırasında tamamen uyanık”

TMS uygulaması sırasında hastanın tamamen uyanık olduğunu ve çevresiyle iletişim kurabildiğini belirten Öztürk, yöntemin herhangi bir ilaç verilmeden ve cerrahi girişim uygulanmadan gerçekleştirildiğini söyledi.

Seans süresinin kullanılan protokole göre yaklaşık 3 ila 40 dakika arasında değişebildiğini ifade eden Öztürk, TMS’nin ilk FDA onayının 2008 yılında tedaviye dirençli majör depresyon için verildiğini kaydetti.

Kullanım alanı genişledi

Geçen yıllar içerisinde farklı teknikler ve bobin türlerinin geliştirilmesiyle TMS’nin kullanım alanlarının genişlediğini belirten Öztürk, yöntemin depresyonun yanı sıra anksiyetenin eşlik ettiği depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve sigara bağımlılığı gibi alanlarda da kullanıldığını söyledi.

Öztürk, güncel araştırmalarda anksiyete bozuklukları, bipolar depresyon, farklı bağımlılık türleri ve yeme bozuklukları gibi çeşitli psikiyatrik hastalıklarda da olumlu sonuçlar bildirildiğini ifade etti.

Horlama ve Unutkanlık Birlikteyse Dikkat
Horlama ve Unutkanlık Birlikteyse Dikkat
İçeriği Görüntüle

“Yan etkileri hafif ve geçici”

TMS’nin genel olarak güvenli ve iyi tolere edilen bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Öztürk, en sık görülen yan etkilerin uygulama bölgesinde hafif baş ağrısı, kafa derisinde rahatsızlık hissi, seans sırasında yüz kaslarında hafif seğirme ve bazı hastalarda seans sonrasında kısa süreli yorgunluk olduğunu söyledi.

Bu etkilerin genellikle hafif ve geçici olduğunu aktaran Öztürk, çok nadir olmakla birlikte uygulama sırasında nöbet riskinin de bulunduğunu belirtti. Epilepsi öyküsü bulunan veya nöbet eşiğini düşürebilecek ilaç kullanan kişilerin tedavi öncesinde hekimlerini bilgilendirmesi gerektiğini vurguladı.

“TMS kişiye özgü planlanmalı”

TMS tedavisinde kişiye özel planlamanın önemine dikkat çeken Öztürk, tedavinin başarısında hastanın klinik durumunun yanı sıra uygulama alanı, eşik doz, tedavi protokolü ve seans süresinin doğru belirlenmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Öztürk, TMS uygulamalarının bu alanda eğitim almış ve deneyimli psikiyatristler tarafından, uygun merkezlerde yürütülmesinin önem taşıdığını söyledi.

Kaynak: İHA