Gaziantep denildiğinde akla yalnızca mutfağı, tarihi yapıları ve el sanatları gelmiyor. Kentin yüzyıllar içerisinde şekillenen kendine özgü konuşma biçimi de Gaziantep kültürünün önemli parçalarından birini oluşturuyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan Antep ağzında bazı kelimelerin söylenişinden günlük hayatta kullanılan deyimlere kadar Türkiye'nin standart Türkçesinden farklı pek çok özellik bulunuyor.

Gaziantepli ünlü dilbilimci Ömer Asım Aksoy'un çalışmalarında da Antep ağzının fonetik özellikleri ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Aksoy'a göre Gaziantep ağzında alfabedeki harflerle gösterilemeyen seslerin yanı sıra sesli ve sessiz harflerde değişimler, sertleşme, yumuşama, ses düşmesi ve seslerin yer değiştirmesi gibi çok sayıda özellik görülüyor.

Kelimeler Antep’te Başka Söyleniyor

Antep ağzının en dikkat çekici özelliklerinden biri bazı kelimelerin farklı telaffuz edilmesi. Standart Türkçedeki "bayat" Antep ağzında "boyat", "bahane" "mahana", "dut ağacı" "tut ağacı", "yemek" "yimek", "değil" "del" şeklinde söylenebiliyor.

Benzer şekilde "jandarma" yerine "cenderme", "kar" yerine "gar", "komşu" yerine "konşu", "kova" yerine "kuva", "kerpeten" yerine "kelpeten", "şalgam" yerine "çelem" ve "yüzük" yerine "yüssük" kullanımı Antep ağzının kendine özgü telaffuz örnekleri arasında yer alıyor.

Gaziantep Tarih-5

İsimlerde Bile Antep İzi Var

Gaziantep'in dil zenginliği yalnızca kelimelerde kendisini göstermiyor. Kentte geçmişten bugüne kullanılan bazı kişi adları da yöresel kültürün izlerini taşıyor.

Bozan, Höggeş, Höggülü, Şıhlı, Ballı, Duran, Hanifi, Muslu, Nahsen, Apo ve Abdo erkek isimleri arasında sıralanırken; Penbe, Habba, Yumma, Güldene, Hamma, Hamha, Beşire, Döne ve Döndü ise kadın isimleri arasında gösteriliyor. Durdu ve Güllü ise hem kadınlarda hem erkeklerde kullanılan isimler arasında yer alıyor.

Her Deyimin Ayrı Bir Hikayesi Var

Antep ağzının zenginliği, günlük konuşmalarda kullanılan deyim ve ifadelerde daha da belirginleşiyor. Bugün bazıları daha az duyulsa da geçmişten gelen çok sayıda söz, birkaç kelimeyle uzun bir durumu anlatabiliyor.

Örneğin "Alnına gün doğmak", iyi bir güne kavuşmak, bahtının açılması ve istediğine erişmek anlamında kullanılıyor. "Anamın aşı, tandırımın başı" sözü kişinin kendisini rahat hissettiği yurdunu ve yuvasını anlatırken, "Eli udumlu" ifadesi eli hünerli ve işe yatkın kişiler için söyleniyor.

Gaziantep’in Düğün Gelenekleri Zamana Meydan Okuyor
Gaziantep’in Düğün Gelenekleri Zamana Meydan Okuyor
İçeriği Görüntüle

"Direzin sökmek" iki yer arasında sürekli gidip gelmek, "Canı teze" küçük sıkıntı ve şakalara dayanamayan kişi, "İşmar avarası" ise harekete geçmek için küçük bir işaret bekleyen kişi anlamına geliyor.

Gaziantep Tarih (1)

Antep Ağzı Kültürel Hafızayı Yaşatıyor

Kentin geçmiş yaşam biçiminden insan ilişkilerine kadar pek çok unsur Antep ağzındaki kelime ve deyimlerde yaşamaya devam ediyor. "Bıldır ölmüş bir eşek gelin bu yıl ağlaşak", "Bu yel böyle eser, bu yengeç de böyle kısarsa", "Et deyi kaptın balcan börkü çıktı" ve "Kabaklamayı yiyen gerdeğe girsin" gibi sözler, Gazianteplilerin olayları anlatırken kullandığı kendine özgü ifade biçimlerini ortaya koyuyor.

Kaynak: Gaziantepli dilbilimci Ömer Asım Aksoy’un “Gaziantep Ağzı” üzerine çalışmalarından derlenmiştir.

Kaynak: Hatice Zengin