Gaziantep’te geçmişten günümüze yaşatılan geleneksel mesleklerden biri olan bakırcılık, ustaların ellerinde şekillenerek varlığını sürdürüyor. Mutfak eşyalarından dekoratif ürünlere, taraktan aynaya kadar birçok farklı alanda kullanılan bakır, kendine özgü işleme teknikleriyle Gaziantep kültürünün önemli değerleri arasında yer alıyor. Peki, bakırcılığın tarihçesi, yapım teknikleri ve kullanım alanları neler? Gaziantep’te bakırcılık günümüzde nasıl yaşatılıyor? İşte bakırcılık sanatına dair merak edilenler...
Gaziantep’te bakırcılığın tarihi nedir?
Bakır, tarih boyunca insanoğlunun hayatını kolaylaştıran madenlerin başında yer almış ve bir çağa adını vermiştir. Gaziantep’te bakır işleme el sanatının hangi tarihten beri devam edip geldiği ise bilinmemekle birlikte bakır ve bakır işlemeciliğinin tarihi insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır
Bakırcılık; yüzyıllardır süregelen, bakır levhaların çekiç darbeleriyle ve el emeğiyle şekillendirilerek işlenip günlük hayatın her alanında kullanılan eşyaların üretilmesi mesleğidir.
Bakır, maden devriyle birlikte insanoğlunun hizmetine girdi. Bakırın doğada kolay bulunabilmesi kullanımının da yaygınlaştırmıştır. Bakır kolay şekil alan bir madendir. Bu özelliği onun çok sık kullanmasına neden olmuştur.
Türklerde ise; bakır atların alınlıklarında, üzengilerinde ok uçlarında, yay ve ok kuburlarında, kalkan ve kılıç kınlarında süsleme ögesi olarak kullanılmıştır. Bakır yakın zamana kadar mutfaklarda kullanılırdı. Fakat daha sonradan estetikten uzak alüminyum kapların artması akabinde paslanmaz çeliklerin ve günümüzde porselen ve teflonların artmasıyla bakıra olan talep azalmış ve daha önce başta mutfak olmak üzere birçok alanda kullanılan bakır, günümüzde artık dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaktadır.
Bakırın 4 çeşit yapım tekniği vardır. Bunlar dövme, dökme, sıvama ve işleme tekniğidir.

Dövme tekniği
Bu yapım tekniği ilk yapım tekniği olarak kullanılmıştır. Osmanlı zamanında çokça kullanılmıştır. Bu teknik genel olarak çekiçlemek suretiyle yapılan bir tekniktir. İşçilik olarak çok zahmetli ve meşakkatli bir tekniktir. Bu teknik günümüzde fazla kullanılmayıp genellikle sipariş üzerine alınan eserlerin yapımında uygulanan bir tekniktir. Gaziantep’te dövme tekniği de çok kullanılmış ve dövme tekniğinin en iyi ustaları Gaziantepli ustalar idi. Bu teknikte, ürünler tek parça bakırdan imal edilmekte fakat çok büyük ürünler ise; kaynak marifetiyle birleştirmiştir. Öyle ki arkeolojik kazılarda ortaya çıkan bakır ürünlerde genellikle dövme tekniği kullanılmıştır. Bu da dövme tekniğiyle yapılan ürünlerin ne kadar sağlam olduğu konusunda bize kaynaklık etmektedir. Dövme işleminde örs, çekiç ve farklı ebatlar tokmak kullanılmaktadır.
Dökme tekniği
M.Ö. 3000’ lere dayanan bu teknik eritilmiş bakırın hazır kalıplara dökülerek dondurulması anlamına gelmektedir. Dövme tekniğine göre kolay olan bu teknikte kısa bir sürede çok fazla ürün elde etmek mümkündür,
Sıvama tekniği
Bakır ürün yapımında şekillendirme işleminde, yuvarlak şekilde hazırlanmış bakır levha, sıvama tezgâhındaki yerine yerleştirildikten sonra, aletin çalıştırılmasıyla döndürülmekte ve döndürülen levhayı şekillendirmeyi yani sıvamayı yapan usta tarafından mıskala veya maskala, mazgal adı verilen bir demir el aracı yardımıyla, tekniğine uygun şekilde kalıba sıvanmaktadır. Kimi bakır eşyaların tümü, kalıp üzerinde sıvanabilmesine karşın, çok ince ve derin kısımları içeren kimi kısımlar kalıp üzerinde sıvandıktan sonra çok ince ve derin olan kısımları sıvayan ustanın beceri ve alışkanlığıyla kalıpsız olarak sıvanmaktadır. Sıvama yöntemiyle şekillendirmede hammaddeyle elde edilmiş bakır levha kullanılmaktadır.
Sıvama tekniğinde sıvamadan sonra perdah makinesi veya eski usul perdah çekiçleri ile son şeklini verilmek üzere perdah aşamasına tabi tutulur. Perdahlama amaç bakırın üzerinde kalan pürüzlerin giderilmesi ve daha da şeffaf bir görünüm kazanmasıdır.
İşleme Tekniği
İşleme tekniği daha çok turistik malzemeler için kullanılmaktadır. İşleme tekniği insan gücü ve emeğinin en fazla olduğu tekniktir. Ve günümüzdeki bakırcıların çoğu bu tekniği kullanmaktadır. Daha çok gösterişe dayanan bu teknikte ustalar sadece kalem, çekiç ve mengene kullanılmaktadır. Mengene sıkıştırılan ürün ana hatlar çizildikten sonra işlemeye geçilir. İşlemelerde genellikle bitkisel motifler ve gemotrik motifler kullanılır. Bu süslemer düzenli ve bordürlere ayrılarak yapılmaktadır.
Bakır İşleme Ürünlerinden Bazı Örnekler

Sahan, tas, kazan, matara, semaver, maşrapa, satıl, ibrik, cezve, vazo, tepsi, kahve takımı, tarak ve ayna gibi birçok bakır işleme ürünleri vardır. Geçmişte kullanılıp günümüzde unutulan yada süs eşyası olarak kullanılan ürünlerde vardır.

Bakır ürünler, doğru şekilde kullanıldığında bağışıklık ve metabolizmayı destekleyebilir, antibakteriyel fayda sağlayabilir, suya doğal mineraller kazandırabilir. Ancak aşırı veya yanlış kullanımda toksik etki oluşturabilir. Yani ölçülü ve bilinçli kullanım, bakırın sağladığı faydalardan güvenli biçimde yararlanmanın anahtarıdır.
Bakırcılar çarşısı

Gaziantep şehir merkezinde, Şahinbey olarak da anılan Eski Saray Caddesi’nde yer alan Gaziantep Bakırcılar Çarşısı, 500 yıllık geleneği yaşatmaya devam eden bir yer. Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan bakır madeninden alet ve eşya yapma sanatını günümüzde Gaziantep'te yaşatan bakır ustaları, sabahın erken saatlerinde işlerinin başına geçiyor.
Bakırcılığın kalbi bu dükkanlarda atıyor
Bakırcılar Çarşısı, Osmanlı döneminde Anadolu’nun en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Gaziantep için önemli bir yere sahiptir. Bakır işçiliği Gaziantep’te geçmişi 400 yıla uzanan bir el sanatıdır ve Bakırcılar Çarşısı da adını burada satılan eşyalardan almaktadır. Bazı kayıtlara göre 16. yüzyıldan bu yana varlığını sürdüren Gaziantep Bakırcılar Çarşısı’nda, bakır işiyle uğraşan dükkânlar yan yana sıralanmışlardır.
Bakırcılıkta mutfak ürünlerinin günümüzdeki yeri

Günümüzde ise bakır eşyalar daha çok dekoratif amaçlı kullanılmakta ve sadece mutfakları değil tüm yaşam alanlarını süslemekte. Üstelik bakır objelerin dekorasyon amaçlı kullanımına ülkemiz kadar dünyada da ilgili gösterilmektedir. Çelik, alüminyum, teflon ve plastik gibi hafif, ucuz ve seri üretilen modern mutfak eşyaları günlük hayatta bakırın yerini aldı.
Bakır ürünlerine uygulanan yüksek Katma Değer Vergisi (KDV) oranları ve hammadde maliyetleri fiyatları artırarak sektörü zorladı. Bakır kapların sağlıkla kullanılabilmesi için düzenli olarak kalaylanması gerekir. Günümüz temposunda bu bakımın ihmal edilmesi ve kalaycı ustası bulmanın zorlaşması tercih edilmesini engelledi.
Yeni ustalar yetişmiyor

Genç nesillerin el sanatlarına ilgi göstermemesi ve farklı alanlara yönelmesi nedeniyle dükkânlarda yeni ustalar yetişmiyor. Bu nedenle asırlık mesleğin unutulmaya yüz tutmasından endişe ediliyor. Bunun yanı sıra Gaziantep Bakırcılar Odası gibi kurumların belirttiğine göre, yüksek KDV oranları (%20) ve yetersiz kalan esnaf/KOSGEB destekleri de zanaatkârları zorluyor. El işlemeciliğiyle bilinen mesleğin yerini seri üretim makinelerinin alması ise geleneksel tezgâhların kapanma sürecini hızlandırıyor.
Bakırcılık mesleği ayakta tutulmaya çalışılıyor
Mesleğin unutulmaması adına esnaf, geleneksel mutfak eşyalarının yanı sıra matara, tarak, ayna ve dekoratif süs eşyaları gibi yeni ürün tasarımlarına yönelerek bakırcılığı ayakta tutmaya çalışıyor. Sektörde kadın bakır işlemecilerinin eğitilmesi ve yetiştirilmesi, mesleğin geleceği adına umut vadeden adımlar arasında yer alıyor. Gençlerin bu alana ilgi duymasını sağlamak ve çırak sorununun önüne geçmek amacıyla çeşitli kurs ve eğitimler veriliyor.




