Son günlerde Şehitkamil Belediyesinin önce Gölbucks Kafe, sonra Buckslava Baklava adlarıyla kafeterya ve baklava satış yerleri açması, ardından Balıkesir Belediyesinin de Balbucks adıyla açtığı yerlere Starbucks şirketinin açtığı davayı kazanmasıyla bu ismi kullanamayacağının mahkeme kararıyla belirtilmesinden sonra, Şehitkamil Belediyesi de aynı kararın kendilerine de uygulanacağını düşünerek bu adların Şekabel olarak kullanılmaya başlaması konuşuluyor.
Her şeyden önce belediyelerin görevleri, hizmet alanları nedir, bunlara bakmak gerekir. Eskiden belediyelerin bu tür işlerle uğraşmadığını biliyoruz. O halde nereden çıktı, belediyelerin her alana girmesi?
Bunun cevabı çok net: Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum. Eskiden insanların ekonomik durumlarının, alım güçlerinin iyi olduğu dönemlerde halkımız istediği mala veya hizmete istediği yerden ulaşabiliyordu. Şimdi öyle mi? İnsanlar istediği mal veya hizmete ulaşamıyor. Çünkü ekonomik güçleri yok. Belediyeler de halkın ulaşamadığı mal ve hizmetleri daha ucuza halka ulaştırarak bunun adına da sosyal belediyecilik diyerek kendilerine oy potansiyeli yaratmaya çalışıyor.
Belediyeler vatandaşın gücünün yetmediği, vatandaşın yapamadığı hizmetleri yapmalı. Vatandaşın yaptığı yapabildiği işleri yaparak vatandaşla rekabet etmemeli. Vatandaş belediye ile hangi alanda rekabet edebilir? Belediyeler bu durumda vatandaşla haksız rekabete giriyor.
Belediyeler benim hatırladığım ilk olarak İngilizce-Bilgisayar Kursları açarak bu işlere başladı. Sonra etüt merkezleri, dershaneler, kafeteryalar, spor salonları, rehabilitasyon merkezi, hastaneler, lokantalar, anaokulu-kreşler, baklavacılar vb. neredeyse el atmadığı yer kalmadı. Belediyeler asıl yapması gereken işlerden uzaklaştı.
Belediyeler vatandaşın yapabileceği bu işleri bırakmalı, asli işlerine dönmeli. Ülkenin şu anki ekonomik durumundan dolayı ihtiyacı olan ama ekonomik durumundan dolayı ulaşamadığı mal ve hizmeti alabilmesi için onlara maddi yardımda bulunmalı. Şu anki yaptığı işlerden ihtiyacı olmayan insanlar da yararlanıyor. O zaman hizmetler ulaştırmak istediğiniz hedefe ulaşmıyor.
Belediyelerin bu tür hizmetlerden vazgeçebilmesinin en önemli şartı tabi ki ülkemizin ekonomik koşullarının, yani vatandaşımızın alım gücünün yeterli seviyeye gelmesi. Vatandaş istediği yerden mal ve hizmet alabilme gücüne sahip olabilirse belediyelerin bu tür hizmetlere soyunmasına da gerek kalmayacaktır.
Ülkemizin en kısa sürede layık olduğumuz ekonomik düzeye ulaşması dileğiyle.