İktidarın “Hayvanları Koruma”adı altında çıkarılan yasayla sahipsiz sokak hayvanlarının neredeyse tamamı toplatıldı. Toplama işini belediyeler gerçekleştirdi. Toplanan hayvanları yapacakları barınaklarda toplaması gerekiyordu. Böyle yerlerde toplanmadığına dair çok fazla kuşku var. Çünkü belediyelerin toplamadan önce böyle bir hazırlıklarının olmadığını gördük.
Şehirlerarası yollarda özellikle ormanlık alanlarda sürülerce köpekleri gördük. Bu da ister istemez bu kuşkuları destekledi.
Geçen günlerde Erzurum Valisinin başkanlığında İl Hayvanları Koruma Kurulunun aldığı bir kararı okuyunca “YOK ARTIK” dedim. Valilik aldığı kararla sokakta hayvan beslemeyi, yani sokaklara kedilerin, köpeklerin herhalde buna kuşlar da dahildir, yiyebileceği yem veya yemek koymayı yasaklamış. Bunun takibiyle de emniyeti, jandarmayı, muhtarlıkları görevlendirmiş. Adı “Hayvanları Koruma Kurulu” olan bu kurul sokak hayvanlarının ürememesi ve yaşam alanı bulamaması için önlemler almış. Bu karar sahipsiz hayvanları açlığa mahkum etmek, onların yaşam hakkını yok saymaktır.
Bu dünyada bizlerin kadar onların da yaşama hakkı var. Hayvanları aç bırakmak hiçbir vicdana sığmaz. Bu karar toplum vicdanına müdaheledir.
Sadece sahipsiz hayvanlara değil, sahipli hayvanlara da müdahele kararı almışlar. Sahiplilerin de ürememesi ve çoğalmaması konusunda gerekli tedbirler alınacak ve takip edilecekmiş.
Aldığınız kararın sonuçlarını bilimsel olarak da hiç tartıştınız mı, acaba? Doğada yaşayan bütün hayvanların doğa için bir denge unsuru olduğunu bilmiyor musunuz? Özellikle sokakta yaşayan kedileri yok ettiğinizde onların yerini hangi hayvanların dolduracağını düşündünüz mü? Fareler. Sokaklarınızda, evlerinizde fareler dolaşacak. Mikroplar saçacaklar. Bu kemirgenler hiç adını duymadığınız veya unuttuğunuz mikropları, hastalıkları size hatırlatacaklar. Belki de şu anda dünyada tekrar korku salan veba ile bile tanışacaksınız.
Yok etmeyi düşündüğünüz kediler, hayvanlar içerisinde sokakta yaşamalarına rağmen kendini temizleyebilen tertemiz hayvanlardır.
Umarım bu karar yaygınlaşmaz, hatta bu hatadan bir an önce dönerler. Etrafımızda, evlerinde kedi veya köpek olmamasına rağmen arabalarının bagajlarında kedi, köpek maması taşıyan ve sokaklara bırakan insanların sayısının çoğalmasından çok mutluyum. Sayıları daha da çoğalsın.
Bizim atalarımız evlerini yaparken kuşlar için yuva, sokaklarda ise hayvanlar için suluk ve yemlik yapmışlar. Biz böyle bir toplum yapısından geliyorken bu yaptıklarımıza inanmak gerçekten zor. Biz nasıl bu hale geldik. Toplum yapımız niye bu kadar değişti?
Her hayvan tabi ki sokakta yaşamamalı. Zararlı, insanlara zarar veren, verebilecek hayvanlar için gerekli tedbirler alınmalı. Benim bahsettiğim hiç kimseye zararı olmayan hayvanlar. Biz bunlar üzerinde yoğunlaşmalıydık. Toptan hepsini yok etmenin acısını umarın vicdanen ve dinen yaşamayız.