Bilim insanları, bağırsak mikrobiyotası ile beyin sağlığı arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koyan umut verici yeni bir araştırmaya imza attı.

Gece Uykudan Uyandıran Kemik Ağrısına Dikkat
Gece Uykudan Uyandıran Kemik Ağrısına Dikkat
İçeriği Görüntüle

Journal of Alzheimer's Disease dergisinde yayımlanan yeni klinik araştırma, belirli probiyotik karışımlarının bilişsel gerilemenin bazı erken belirtilerine karşı koruma sağlayabileceğine ilişkin önemli bulgular sundu.

Erken bilişsel bozukluğu bulunan yaşlı yetişkinler üzerinde yürütülen araştırmada, yaklaşık altı ay (24 hafta) boyunca her gün birden fazla bakteri türü içeren probiyotik takviyesi kullanmanın çeşitli yararları görüldü. Özellikle plasebo verilen grupla karşılaştırıldığında, probiyotik kullanan katılımcıların çeşitli bilişsel testlerde daha iyi sonuçlar aldığı ve kan plazmasındaki pTau181 düzeylerinde anlamlı bir düşüş yaşandığı belirlendi.

Alzheimer Biyobelirteci "pTau181" Düzeyinde Anlamlı Düşüş

Araştırmada öne çıkan pTau181, Alzheimer hastalığıyla ilişkili değişiklikleri yansıtabilen ve kanda ölçülen kritik bir biyobelirteç olarak biliniyor. Tau proteininin fosforillenmiş bir formunu ölçen bu belirteç; demans vakalarında tau proteinlerinin anormal şekilde katlanarak beyin hücrelerinin işleyişini bozabilen yumaklar oluşturmasıyla gündeme geliyor. Demans belirtileri henüz ortaya çıkmadan önce kandaki pTau181 düzeyleri sıklıkla yükseliyor.

Her ne kadar bulgular henüz kesin bir tedavi sunmasa ve probiyotiklerin beyindeki tau protein yumaklarını doğrudan azalttığını kanıtlamasa da, bağırsak mikrobiyotasının gelecekte demans tedavileri açısından önemli bir hedef olabileceğini gösteriyor.

Araştırma 87 Katılımcıyla Yürütüldü

Güney Kore'de yürütülen araştırma, bilişsel gerilemeyi uzun vadeli olarak inceleyen Gwangju Alzheimer Hastalığı ve İlişkili Demanslar (GARD) kohort çalışmasından 87 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Başlangıçta 100 kişi rastgele gruplara ayrıldı; bunlardan 40'ı 24 haftalık probiyotik uygulamasını, 47'si ise plasebo uygulamasını tamamladı. Çift kör yöntemiyle yürütülen çalışmada ne katılımcılar ne de araştırmacılar kimin hangi ürünü kullandığını bilmiyordu.

Çalışmada kullanılan KL-P301 kodlu probiyotik takviyesi üç bakteri türünü içeriyordu:

Bifidobacterium animalis

Limosilactobacillus fermentum

Levilactobacillus brevis alt türleri

Katılımcıların toz ürünü doğrudan veya suya karıştırarak tükettiği 24 haftanın sonunda, probiyotik kullanan grupta kandaki pTau181 düzeyleri plasebo grubuna kıyasla anlamlı ölçüde azaldı. Katılımcıların Klinik Demans Derecelendirme ölçeğindeki puanlarında anlamlı iyileşme görüldü. Görsel bilgileri yorumlama, mekânsal ilişkileri anlama ve karmaşık şekiller çizme gibi becerileri ölçen testlerde de gelişmeler kaydedilmekle birlikte, bu testlerin tamamında plasebo grubuyla karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlılık sağlanamadı.

Araştırmacılar; pTau181 düzeylerinin düşmesi ile görsel-mekânsal beceriler ve görsel belleğin korunmasına ilişkin bulguların, bağırsak, bağışıklık sistemi ve beyin arasındaki etkileşimin erken nörodejeneratif süreçlerde rol oynayabileceğini gösterdiğini belirtti.

Bağırsak Ve Beyin Arasındaki Güçlü Bağlantı

Probiyotiklerle ilgili daha önce yapılan klinik araştırmalarda da Alzheimer tanısı konulan hastalarda Bifidobacterium ve Lactobacillus türlerini içeren çoklu probiyotik takviyelerinin, kan dolaşımındaki beyin kaynaklı belirteçlerle olumlu ilişkili olduğu, iltihaplanma ve oksidatif stresi düşürdüğü görülmüştü.

Yeni araştırmada tau proteiniyle ilişkili kan belirteçleri bilişsel işlevlerle birlikte incelendi. 24 hafta sonunda iltihaplanma belirteçlerinin çoğundaki değişim sınırlı kalsa da, IL-1β adı verilen iltihap belirteci probiyotik grubunda plasebo grubuna kıyasla daha fazla azaldı. Bu durum, çoklu probiyotik karışımının belirli sitokin yolları üzerinde seçici bir iltihap azaltıcı etki gösterebileceğine işaret ediyor.

Uzmanlara göre probiyotikler bağırsak sağlığını iyileştirebilir, kan-beyin bariyerini zayıflatabilecek sistemik iltihaplanma sinyallerini azaltabilir ve bu sayede kandaki tau belirteçlerinin düşmesine katkıda bulunabilir. Ancak probiyotiklerin bağırsak sağlığını ne ölçüde iyileştirebildiği ve etkilerin beyne tam olarak nasıl yansıdığı henüz tamamen anlaşılmış değil.

Hayvan deneylerindeki olumlu sonuçların insanlarda her zaman birebir tekrarlanmaması nedeniyle bilim insanları; bulguların doğrulanması, etkilerin ne kadar sürdüğünün belirlenmesi ve KL-P301 formülasyonunun Alzheimer'ın erken evrelerinde ilaç dışı bir yaklaşım olarak potansiyelinin netleşmesi için daha uzun süreli ve daha geniş katılımcı gruplarıyla yürütülecek klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Kaynak: Science Alert