Orta Doğu bugün adeta ateş çemberinin içinde. Bir yanda savaş uçakları, diğer yanda füzeler… Toprak tartışmaları, güç mücadeleleri ve bitmeyen hesaplaşmalar yüzünden masum insanlar hayatını kaybediyor. Her geçen gün büyüyen bu gerilim, insanlarda “Acaba dünya daha büyük bir savaşın eşiğinde mi?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Özellikle ABD ve İsrail’in bölgede izlediği sert politikalar, tansiyonu daha da yükseltiyor. İran, Pakistan ve Orta Doğu’nun birçok noktasında yaşanan saldırılar ve karşılıklar, maalesef sivil insanların can kaybına yol açıyor. Bu tablo, sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı tedirgin ediyor.
Üstelik tüm bunlar, Müslüman âleminin en huzurlu ve manevi dönemlerinden biri olan Ramazan ayında yaşanıyor. İnsanların birlik, paylaşma ve huzur içinde olması gereken günlerde savaş görüntülerinin ekranlara yansıması herkesi derinden üzüyor.
Bu gerilimin en yakından hissedildiği şehirlerden biri de hiç şüphesiz Gaziantep. Çünkü Gaziantep sadece Türkiye’nin değil, Orta Doğu’nun da en önemli ticaret ve üretim merkezlerinden biri. Sanayisi, ihracatı ve ticaret ağı büyük ölçüde bölge ülkeleriyle bağlantılı. Dolayısıyla Orta Doğu’da yaşanan her kriz, Gaziantep ekonomisinde de bir tedirginlik oluşturuyor.
Nitekim geçtiğimiz günlerde Dörtyol ilçesine düşen bir füze parçası da bu endişeyi daha da artırdı. Savaşın gölgesinin sınırlarımıza kadar yaklaşması, insanların doğal olarak kaygılanmasına neden oluyor.
Gaziantep sanayicisi, tüccarı ve esnafı bugünlerde gözünü Orta Doğu’daki gelişmelere çevirmiş durumda. Çünkü bölgedeki her gerilim, ihracattan lojistiğe kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Zaten zor bir ekonomik süreçten geçen işletmeler için savaş ihtimali daha büyük bir belirsizlik anlamına geliyor.
Oysa insanların istediği çok basit... huzur.
Ramazan ayında insanlar iftar sofralarında sevdikleriyle buluşmak, çocukların geleceği için umut etmek ve şehirlerinin üretmeye devam ettiğini görmek istiyor.
Bu yüzden artık dünyanın aklıselime ihtiyacı var. Silahların değil, diplomasinin konuşması gerekiyor. Çünkü savaşın kazananı yoktur; kaybedeni ise her zaman masum insanlardır.