Kuraklıkta kırmızı alarm yaşadığımız, olağanüstü tehlike bölgesinin göbeğinde yer alan Gaziantep'te, son bir haftada yağan kar yağışları ile bereketlendik, umutlandık.
Özellikle Çarşamba-Perşembe günü yoğun kar, hemen arkasından gelen don ve buzlanmaya karşı kentte olağanüstü bir seferberlik gördük. Kar yağışı başlamadan alınan tedbirler ve önlemler sayesinde, özellikle ana artellerde Gaziantep sıkıntı yaşamadı. Bu denli yoğun ve şiddetli kar yağarken ara yolların anında açılmasını, hava -12'leri görmüşken de yerdeki buzların temizlenmesini beklemek kabul edelim ki kolay değil.
Bu bağlamda, 2022 yılındaki büyük karı ve arkasından yaşananları, sahada gören birisi olarak diyebilirim ki, Gaziantep bu kez karla mücadele sınavını başarıyla geçti.
Sorunlar yok muydu? Elbette vardı. Ara yolların durumu, donla birlikte paten pistine dönen sokaklar bu mücadelenin en zayıf halkalarıydı. Ancak marifet iltifata tabidir. Yanlışları konuşalım, eksikleri söyleyelim ama doğru yapılan işleri de alkışlamayı bilelim.
Gaziantep'in karla mücadelesinde, yaptıkları veya yapamadıklarından ziyade, bu mücadelede, siyasetin imtihanını değerlendirmek istiyorum.
Öncelikle Melih Meriç gerçeğinden başlamak gerek. Kar yağışının ilk başladığı sabah saatlerinden sona erdiği gece saatlerine kadar sahada olan, sorunları yerinde görüp yetkililere aktaran, doğruyu öven, yanlışı eleştiren Melih Meriç, kamuoyunun büyük kısmının takdirini topladı. Bazı CHP’liler hariç…
CHP İl Başkanı Vakkas Açar ile göreve seçildikten sonra, ortak bir dostumuzun aracılığıyla yaklaşık 2-3 saatlik off-the record sohbet imkanınız oldu. Gaziantep ve ülke siyasetine dair çok şey konuştuk. O sohbette 2 unsur öne çıktı.
1-Klasik körü körüne CHP muhalefetinin yerine, Gaziantep'te, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilecek muhalefet anlayışı...
2-CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in bizzat talimatıyla, Gaziantep'te artık parti içi hizipçilik, savaş, çekişme değil, CHP'yi Gaziantep'te 2000 öncesindeki güçlü yapıya döndürme hedefi.
Ancak Gaziantep karla mücadele ederken, Vakkas Açar, ilk sınavını verdi ve açık söylüyorum, bu sınavının başarılı geçtiğini söylemek mümkün değil.
Kentte belediyeler, valilik ve ilgili tüm kurumlar yoğun bir mücadele yürütürken; CHP İl Başkanı’nın, sosyal medyayı etkin kullanan bazı partililerin de etkisiyle, bardağın sadece boş tarafına bakarak yıkıcı bir dil kullanması, ilk bıraktığı olumlu intibayı maalesef yerle bir etti.
Üstelik sahada, 14 milletvekili arasında yalnızca kendi partisinin milletvekili Melih Meriç varken…
Melih Meriç’in sahada olmasını bir fırsata çevirmek, bunun siyasi iletişimini yapmak, “CHP vatandaşın yanında” mesajını güçlü bir şekilde vermek mümkünken; Vakkas Açar tam tersini yaptı. Sahada doğruyu alkışlayan, eksikleri ve sorunları anlık olarak yetkililere ileten Melih Meriç’in adeta linç edilmesine zemin hazırladı.
Vakkas Açar'ın ikinci hatası ise Fatma Şahin ve Mehmet Tahmazoğlu'nun nerede olduklarına dair açıklamaları oldu.
Her iki başkanı da yakından tanıyan biri olarak şunu net söylemeliyim: Siyaseten beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, icraatlarını alkışlar veya eleştirirsiniz; buna eyvallah. Ancak bu şehirde kimse Fatma Şahin’in ve Mehmet Tahmazoğlu’nun çalışma temposunu sorgulayamaz. Günün 18–20 saatini mesaide geçiren bu iki isim için “kar yağarken tatildeler” imasında bulunmak ne şık ne de vicdanidir.
Hele Fatma Şahin gibi işkolikliğiyle bilinen bir ismi “işten kaçmakla” suçlamak, hem gerçeğe hem de sahadaki emeğe haksızlıktır. Bizzat şahidim; çalışma temposu zaman zaman kendi ekibi tarafından bile eleştirilir. Temposuna ayak uyduramadığı için görevden ayrılanlar olmuştur. Gecenin geç saatlerine kadar çalışıp, sabahın ilk ışıklarında yeniden ayakta olmak herkesin harcı değildir. Bu bir sevda meselesidir.
Aynı şeyler Mehmet Tahmazoğlu için de geçerli. Hiç unutmam, bir keresinde, Tahmazoğlu'dan randevu talep ettiğimde, bana sabahın 5'in de vermişti...
Kaldı ki, iki başkanın şehir dışında olmalarının karla mücadeleye ne etkisi olduğunu da anlamadım. Büyükşehir'de Halil Uğur, Sezen Cihan, Gazi Kördeve başta olmak üzere, ekip 2 gün neredeyse hiç uyuyamadan, bir hafta önce kurdukları planı ve programı tıkır tıkır yönettiler. Ellerine, emeklerine sağlık.
Tüm bu tablo ortadayken ve sahada partinizin tek milletvekili Melih Meriç varken, Vakkas Açar açısından yapılması gereken; Meriç ile sürekli irtibat halinde olmak, bilgi alışverişi yapmak ve bu süreci CHP adına doğru yönetmekti. Eminim, sakin kafayla değerlendirildiğinde Vakkas Açar da bu eleştirilere hak verecektir.
Sonuç olarak; Gaziantep karla mücadelede önemli bir sınav verdi ve büyük ölçüde bu sınavdan başarıyla çıktı. Ancak siyasetin aynı başarıyı gösterdiğini söylemek zor. Kriz anları, siyasetçiler için hem risk hem de fırsattır. Doğru yerde durabilenler kazandı, yanlış üslup kullananlar ise bu süreçte kaybetti. Gaziantep, günü kurtaran değil; krizleri doğru okuyup yöneten bir siyaset anlayışını hak ediyor.