Bilim insanları, psilosibinin kemoterapiye bağlı periferik nöropati üzerindeki etkisini araştırırken, deneysel çalışmalarda sinir hücrelerini koruyabileceğine yönelik sonuçlar elde etti.
Platin bazlı kemoterapi ilaçlarının önemli yan etkilerinden biri olan periferik nöropati, hastalarda el ve ayaklarda karıncalanma, iğnelenme, yanma ve duyu kaybına neden olabiliyor. Araştırmada psilosibinin bu hasarın oluşum mekanizması üzerindeki etkisi incelendi.
Sinir hücrelerindeki enerji sistemi mercek altında
Araştırmacılar, kemoterapi ilaçlarının duyusal sinir hücrelerindeki mitokondrilerin hareketini bozabildiğini ve bunun zaman içerisinde sinir uçlarının zarar görmesine neden olabileceğini belirledi.
Deneysel çalışmalarda kemoterapi öncesinde uygulanan psilosibinin, sinir hücrelerindeki mitokondri hareketinin korunmasına yardımcı olduğu ve sinir uçlarında oluşan hasarı azalttığı gözlendi.
Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise psilosibinin kemoterapinin kanser hücreleri üzerindeki etkisini azaltmadan sinir hücrelerinde koruyucu etki göstermesi oldu.
Halüsinasyon etkisi olmadan da sonuç alındı
Araştırmacılar psilosibinin sinir hücreleri üzerindeki etkisinin, maddenin oluşturduğu psikoaktif deneyimden bağımsız olup olmadığını da araştırdı.
Aynı reseptörleri hedefleyen ancak halüsinasyon etkisi bulunmayan "tabernanthalog" isimli bileşikle yapılan deneylerde de benzer sinir koruyucu sonuçlar elde edildi. Bu bulgu, gelecekte psikoaktif etki oluşturmadan aynı mekanizmanın kullanılabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Araştırma kapsamında cerrahi operasyon geçiren 29 hastadan alınan sinir dokuları da laboratuvar ortamında incelendi. Psilosibin uygulanan dokularda, kemoterapiye bağlı hücresel değişikliklerin azaldığı ve hücre içindeki organel hareketliliğinin korunduğu gözlendi.
Sırada insanlı klinik çalışmalar var
Elde edilen sonuçlar umut verici olsa da yöntemin kanser hastalarında standart bir tedavi olarak kullanılabilmesi için klinik çalışmaların tamamlanması gerekiyor.
Araştırmacılar, kemoterapi öncesinde psilosibin kullanımının insanlarda güvenliğini ve etkinliğini değerlendirmeyi amaçlayan klinik çalışmalar üzerinde çalışıyor.
Bilim insanları, kanser tedavilerindeki ilerlemelerle hastaların yaşam sürelerinin uzadığına dikkat çekerken, tedavinin ardından devam edebilen kronik yan etkilerin azaltılmasının da yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Araştırmanın sonuçları, kemoterapiye bağlı sinir hasarının önlenmesine yönelik yeni tedavilerin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.





