Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, bazı araştırmalarda bu çizginin kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde daha sık görüldüğünün ortaya konulduğunu belirtirken önemli bir uyarıda bulundu: Kulakta bu çizginin bulunması tek başına kalp hastalığı olduğu anlamına gelmiyor.

Kulaktaki çizgiye dikkat ama tek başına yeterli değil

Sosyal medyada da sık sık gündeme gelen kulak memesindeki çapraz çizginin kalp sağlığıyla ilişkisine değinen Doç. Dr. Fatih Güngören, “Frank işareti” olarak adlandırılan bulgunun bazı çalışmalarda kalp-damar hastalıklarıyla ilişkilendirildiğini söyledi.

Güngören, “Yapılan bazı çalışmalarda, kalp damar hastalığı bulunan kişilerde kulak memesindeki ‘Frank işareti’ olarak adlandırılan diagonal çizginin daha sık görüldüğüne ilişkin bir korelasyon ortaya konmuş” dedi.

Frank işareti bulunan kişilerin endişeleri varsa kardiyoloji uzmanına başvurabileceğini belirten Güngören, “Her Frank işareti bulunan hastanın kalp damarlarında problem olduğu sonucunu çıkarmak doğru değil” uyarısında bulundu.

Herkese anjiyo yapılması gerekmiyor

Kulak memesindeki çizginin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Güngören, kişinin mevcut hastalıkları ve diğer kalp-damar risk faktörlerinin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Güngören, “Her Frank işareti bulunan hastaya anjiyo ya da koroner BT anjiyografi yapılması gerektiğini söylemek doğru bir yaklaşım değil. Öncelikle kişinin kardiyovasküler risklerini ortaya koymak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kalp krizinin ilk belirtisi herkeste aynı olmayabilir

Kalp krizinin belirtilerinin kişiden kişiye değişebildiğine dikkat çeken Güngören, en sık karşılaşılan şikâyetin göğüs ağrısı olduğunu ancak nefes darlığı, bayılma ve çarpıntının da ilk belirtiler arasında bulunabileceğini söyledi.

Özellikle yaşlılarda, diyabet hastalarında ve bazı nörolojik sorunları bulunan kişilerde ilk belirtinin nefes darlığı veya genel durumda ani bozulma şeklinde ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Kalp krizinde göğsün ön kısmından başlayarak kola veya sırta yayılan ağrı görülebileceğini belirten Güngören, göğüste yanma, baskı veya sıkışma hissinin yanı sıra terleme, bulantı ve kusma hissinin de tabloya eşlik edebileceğini söyledi.

“Farklı bir ağrı varsa 112 aranmalı”

Her zamankinden farklı ve şiddetli bir ağrı hissedilmesi durumunda zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayan Güngören, “Hastalar yolunda gitmeyen bir şeyi kendinde fark ettiğinde bir an önce 112'yi araması ya da bir an önce hastaneye başvurması gerekiyor” dedi.

Kalp krizi şüphesiyle başvuran hastalarda EKG değerlendirmesi yapıldığını belirten Güngören, gerekli durumlarda hastanın mümkün olan en kısa sürede anjiyografiye alınarak tıkalı damara müdahale edilmesi gerektiğini ifade etti.

Sigara, diyabet ve hareketsiz yaşama dikkat

Kalp-damar hastalıklarında yalnızca Frank işaretine değil, kişinin genel risk profiline bakılması gerektiğini belirten Güngören; hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve ailede genç yaşta kalp krizi öyküsünün önemli risk faktörleri olduğunu söyledi.

Sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve hareketsiz yaşam tarzının da kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Güngören, tüm risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Yoğun stres de riski artırabiliyor

Stresin damarlar ve kalp üzerindeki etkilerine de değinen Güngören, adrenalin ve kortizol gibi stres hormonlarının tansiyonu yükseltebildiğini ve nabzı artırabildiğini söyledi.

Yoğun stresin, damarlarda mevcut aterosklerotik plak bulunması durumunda bazı fizyolojik süreçleri tetikleyebileceğine dikkat çeken Güngören, stres yönetiminin kalp-damar sağlığı açısından önem taşıdığını belirtti.

Kontroller ne zaman başlamalı?

Düzenli kontrollerin önemine dikkat çeken Güngören, ailede genç yaşta kalp krizi veya erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü bulunanların daha erken değerlendirilmesi gerekebileceğini söyledi.

Sabah Uyanır Uyanmaz Kahve İçenler Dikkat
Sabah Uyanır Uyanmaz Kahve İçenler Dikkat
İçeriği Görüntüle

Genel olarak erkeklerde 40 yaşından sonra kardiyovasküler risk değerlendirmesi yapılmasını önerdiklerini belirten Güngören, kadınlarda ise menopoz dönemi ve sonrasında kalp-damar hastalıklarına ilişkin risk faktörlerinin yeniden değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Kaynak: İHA