Yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, ticaret yollarının ve coğrafyanın etkisiyle şekillenen Gaziantep mutfağı, bugün bir şehir kimliği olarak öne çıkıyor.
Osmanlı saray mutfağının zenginliğinden beslenen Gaziantep mutfağı; Türk, Arap, Kürt, Ermeni ve Yahudi topluluklarının yüzyıllar içinde oluşturduğu lezzet birikimiyle benzersiz bir yapıya kavuştu. Kentin tarih boyunca İpek Yolu üzerinde bulunması ve farklı medeniyetlere ev sahipliği yapması, mutfağın çeşitliliğini ve özgünlüğünü daha da artırdı.
Gaziantep mutfağı, Anadolu’nun en zengin mutfak kültürlerinden biri olarak kabul ediliyor. Nesilden nesile aktarılan tarifler, yalnızca yemek olarak değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak yaşatılıyor. Mevsiminde toplanan ürünlerin geleneksel yöntemlerle saklanması, bakır kaplarda ve el yapımı mutfak gereçleriyle yemek hazırlanması bu mutfağın temel karakterini oluşturuyor.
Asırlardır değişmeyen sofralar
Gaziantep sofraları; kebaplar, kuru dolmalar, yoğurtlu yemekler, zengin çorba çeşitleri ve sayısız köfteyle biliniyor. Beyran, Ali Nazik, yuvalama, patlıcan kebabı gibi yemekler kentin simge lezzetleri arasında yer alıyor. Tatlı denildiğinde ise Antep baklavası başta olmak üzere fıstıklı tatlılar, Gaziantep’i dünya çapında tanınan bir gastronomi merkezi hâline getiriyor. Kahvaltıdan akşam yemeğine kadar her öğün, bu köklü mutfak kültürünün izlerini taşıyor.
UNESCO tescilli gastronomi kenti
Gaziantep, 2015 yılında UNESCO tarafından “Dünya Gastronomi Kenti” unvanına layık görüldü. Bu unvan, kentin yüzyıllardır koruduğu mutfak mirasının uluslararası düzeyde tescillenmesi anlamına geliyor. Bugün Gaziantep mutfağı, geçmişten gelen zenginliğiyle hem Türkiye’nin hem de dünyanın gastronomi sahnesinde güçlü bir konumda bulunuyor.
Eğitimle geleceğe taşınan miras
Kentte mutfak kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için gastronomi eğitimi de önemli bir rol üstleniyor. Emine Göğüş Mutfak Müzesi ve Gaziantep Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, geleneksel tariflerin korunması ve bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınması için çalışmalar yürütüyor. Şehirde düzenlenen gastronomi festivalleri ve gurme turları ise Gaziantep mutfağının dünya çapında tanıtımına katkı sağlıyor.
Gaziantep mutfağı, yalnızca yemek kültürü değil; paylaşımın, dayanışmanın ve toplumsal bağların güçlendiği bir yaşam biçimi olarak varlığını sürdürüyor. Sofralarda paylaşılan her yemek, kentin hafızasını ve kültürel kimliğini bugüne taşıyor.




