Güçyetmez, “Depremin üçüncü yılında bugün, maalesef dünden daha hazır değiliz” diyerek dikkat çekici bir uyarıda bulundu.
Deprem riskinin ve yapılması gerekenlerin yıllardır bilimsel olarak ortaya konulduğunu hatırlatan Güçyetmez, buna rağmen somut adımlar atılmamasına tepki gösterdi. Güçyetmez, “Risk belli, çözüm yolu belli. Ancak deprem konusu ne yazık ki sadece bir afet yaşandığında gündeme geliyor. Birkaç gün konuşuluyor, tartışılıyor ve bir sonraki depreme kadar unutuluyor. Depremlerin afete dönüşmesini önleyecek adımlar atılmadığı için, orta büyüklükteki depremlerde bile can kayıpları ve büyük yıkımlar yaşanıyor” dedi.
“Sorumluluğu olan herkes adil şekilde yargılanmalı”
Deprem davalarına da değinen Güçyetmez, inşaat mühendislerine yönelik “ömür boyu sorumluluk” anlayışının doğru olmadığını ifade etti. Çok sayıda mühendisin deprem davaları nedeniyle yargılandığını ve ceza aldığını hatırlatan Güçyetmez, “Biz suçlu olan herkesin adil ve eşit şekilde yargılanmasından yanayız. Ancak bir bina yapıldıktan sonra kolonları kesilmiş, kaçak kat çıkılmış ya da mevzuata aykırı tadilatlar yapılmışsa, burada tüm sorumluluğun projeyi yapan mühendise yüklenmesi doğru değildir” diye konuştu.
Bu noktada asıl sorumluluğun denetim görevini yerine getirmeyen idarelerde olduğuna dikkat çeken Güçyetmez, imar aflarıyla yapılan yanlışların yasal hâle getirildiğini vurguladı. Mevcut yapıların düzenli şekilde denetlenmesi gerektiğini belirten Güçyetmez, “Binalar da tıpkı araç muayenesi ya da asansör kontrolleri gibi belirli aralıklarla denetlenmeli. Deprem riski taşıyan yapılar için gereken önlemler alınmalı. Bugün vatandaşların büyük bir kısmı oturduğu binanın deprem açısından riskli olup olmadığını bilmiyor. Oysa herkesin bunu bilmeye hakkı var” ifadelerini kullandı.
“Ders almıyor, geçmişi çabuk unutuyoruz”
Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski taşıdığını söyleyen Güçyetmez, binaların büyük kısmının 2000 yılı öncesinde inşa edildiğine dikkat çekti. Son 25 yılda çıkarılan imar affı yasalarıyla mühendislik hizmeti almamış yapıların kâğıt üzerinde yasallaştırıldığını belirten Güçyetmez, tüm bu süreçlerin riski daha da büyüttüğünü kaydetti.
Yaşanan onca depreme, can kaybına ve yıkıma rağmen bilim ve tekniğin gereğinin yapılmadığını dile getiren Güçyetmez, tarım arazilerinin imara açılmasını da eleştirdi. Güçyetmez, “Bu kadar acı tecrübeden sonra hâlâ ders almıyoruz. Geçmişi çok çabuk unutuyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.




