Gaziantep ekonomisinin lokomotif ürünlerinden Antep fıstığında hasat öncesi konuşulmaya başlanan fiyatlar üreticilerin tepkisini çekti. Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ile Ziraat Mühendisi Cindo Bozkaya, maliyetlerdeki artışa rağmen geçen yıl seviyelerinde konuşulan rakamların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Üreticinin emeğinin korunması gerektiğini vurgulayan iki isim, fıstıkta taban fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, Antep fıstığında üreticinin piyasa şartlarına karşı korunması gerektiğini belirterek, “Antep fıstığında üreticiyi koruyacak, maliyetleri ve piyasa gerçeklerini esas alan referans niteliğinde bir taban fiyat mekanizması oluşturulmalı.” dedi. Ziraat Mühendisi Cindo Bozkaya ise hasat başlamadan fiyatların konuşulmasının doğru olmadığını belirterek, üreticinin artan maliyetler karşısında zor durumda kalacağını ifade etti. Bozkaya, “Bütün maliyetler artmasına rağmen fiyatlar bu şekilde kalırsa çiftçiler çok büyük zarar edecektir. Fiyatın oluşabilmesi için en az 10-15 gün daha geçmesi gerekiyor. Hasat yaklaşık 10 gün sonra başladığında da fiyatın bu seviyelerde şekillenmiş olacağını düşünüyorum. Bu doğru bir yöntem değil. Her yıl olduğu gibi kendi piyasalarını oluşturmaya çalışıyorlar.” yorumunu yaptı.

Meriç: Binlerce Çiftçinin Emeğine Haksızlık Yapılıyor

Melih Meriç (9)-1

Fiyatların hasat başlamadan belirlenmeye çalışılmasının doğru olmadığını ifade eden Meriç, “Boz Antep fıstığında hasat daha başlamadan kilogram fiyatını düşük seviyelerde şekillendirmeye yönelik girişimler, üreticinin alın terini hiçe sayan bir anlayışın sonucudur. Fiyatın tarlada değil, masa başında belirlenmesine yönelik her girişim, binlerce çiftçimizin emeğine yapılmış bir haksızlıktır. Gaziantep’in dört bir yanında üretim yapan çiftçilerimizin emeği, belirli çevrelerin piyasa hâkimiyetine teslim edilemez. Antep fıstığı yalnızca bir tarım ürünü değil; bölge ekonomisinin omurgası, binlerce ailenin geçim kaynağı, bir gencin geleceği ve bu toprakların en önemli üretim değerlerinden biridir.” şeklinde konuştu.

Üreticinin Emeği Güvence Altına Alınmalı

Üreticinin korunmasına yönelik kalıcı adımlar atılması gerektiğini ifade eden Meriç, Antep fıstığında maliyetleri dikkate alan bir fiyat politikasının hayata geçirilmesinin önemine vurgu yaptı. Meriç, “Bu nedenle Antep fıstığında üreticiyi koruyacak, maliyetleri ve piyasa gerçeklerini esas alan referans niteliğinde bir taban fiyat mekanizması oluşturulmalı; üretici maliyetinin altında satışa zorlanmamalı, piyasada rekabeti bozan ve fiyat manipülasyonuna yol açan uygulamalar etkin biçimde denetlenmelidir.” diye konuştu.

Gaziantep Çiftçisinin Emeğini Savunacağız

Piyasada adil rekabet ortamının sağlanmasının büyük önem taşıdığını belirten Meriç, üreticinin emeğinin korunması ve fiyat oluşumunda hakkaniyetin esas alınması gerektiğini ifade etti. Meriç, “Gerçek piyasa; birkaç ayrıcalıklı çevrenin yön verdiği değil, emeğin karşılığını bulduğu, rekabetin ve adaletin hâkim olduğu piyasadır. Gaziantep çiftçisinin alın terini hiçbir zaman birkaç kişinin insafına bırakmayacak, gerçek üreticinin hakkını ve emeğini her platformda kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz!” ifadelerine yer verdi.

Bozkaya: Hasat Başlamadan Fiyat Konuşmak Doğru Değil

Manşet (1)-8

Hasat başlamadan fiyatların gündeme gelmesini doğru bulmadığını ifade eden Ziraat Mühendisi Cindo Bozkaya, bu yıl mevsimsel koşullar nedeniyle hasat döneminin gecikeceğini belirterek, mevcut fiyat değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bozkaya, “Bu yıl mevsimsel koşullar nedeniyle hasatta biraz gecikme yaşanacak. O yüzden konuşulan fiyatlar doğru fiyatlar değil. Çünkü geçen senenin fiyatları konuşuluyor. Bütün maliyetler artmasına rağmen fiyatlar bu şekilde kalırsa çiftçiler çok büyük zarar edecektir. Fiyatın oluşabilmesi için en az 10-15 gün daha geçmesi gerekiyor. Çünkü mevsim gecikti. Asıl hasat o zaman başlayacak. Ancak şimdiden konuşulan bu fiyatlar çiftçiyi çok zor durumda bırakacak.” şeklinde konuştu.

Taban Fiyat Olmadığı İçin Çiftçi Eziliyor

Bozkaya, “Şu anda halk arasında boz fıstığın alış fiyatının 225-235 lira civarında olacağı konuşuluyor. Hasat yaklaşık 10 gün sonra başladığında da fiyatın bu seviyelerde şekillenmiş olacağını düşünüyorum. Bu doğru bir yöntem değil. Her yıl olduğu gibi kendi piyasalarını oluşturmaya çalışıyorlar. Taban fiyat olmadığı için de buradaki çiftçi her zamanki gibi ezilen taraf oluyor.” diye konuştu.

Sürücüler İçin Yeni Kurallar Yürürlüğe Girdi
Sürücüler İçin Yeni Kurallar Yürürlüğe Girdi
İçeriği Görüntüle

Fıstık-26

Bu Fiyatlarla Çiftçi Arazisine Bile Bakamıyor

Maliyetler bu kadar yükselmişken Antep fıstığının geçen seneki fiyatlarda kalması mantıklı olmaz diyen Bozkaya, “Bu durum çiftçiye çok büyük zarar verecek. Bu fiyatlarla çiftçi kendi arazisine bile bakamıyor. Geçen sene gübrenin fiyatı yaklaşık 22 bin lira civarındaydı, bu yıl ise 28-30 bin lira civarında. İlaçlarda da aynı durum söz konusu. Geçen yıl 800 lira olan ilaçlar bugün 1.400-1.500 lira seviyesinde. Her şey yaklaşık yüzde 50 arttı. Maliyetler bu kadar yükselmişken Antep fıstığının geçen seneki fiyatlarda kalması mantıklı olmaz.” ifadelerine yer verdi.

Antep Fıstığında Taban Fiyat Uygulanmalı

“Çayda, fındıkta olduğu gibi Antep fıstığında da taban fiyat uygulaması olmalı” diyen Bozkaya, “Taban fiyatın olması gerekiyor. Devletin belirleyeceği bir taban fiyat olmalı ve ürün o fiyatın altında satılmamalı. Böyle bir fiyat oluşturulursa komisyoncu dediğimiz aracı kişilerin piyasayı etkileme şansı olmayacaktır. Bu durumun önüne ancak bu şekilde geçilebilir. Çayda, fındıkta olduğu gibi Antep fıstığında da taban fiyat uygulaması olmalı.” diye konuştu.

Fıstık Ağacı5

Üretici Güvence İstiyor

Mevcut sistemde çiftçinin yalnız bırakıldığını dile getiren Bozkaya, “Eskiden Güneydoğu Birlik vardı. Orada bir taban fiyat oluşturulurdu ve çiftçi mağdur edilmezdi. En kötü ihtimalle çiftçi ürününü oraya götürürdü. Ama bugün devletin belirlediği bir taban fiyat olmadığı için çiftçi mecbur kalıyor. Ben de aynı zamanda bir üreticiyim. Benim de arazim var. Ben de aynı sorunları yaşayan üreticilerden biriyim.” dedi.

Devlet Bu Soruna Müdahale Etmeli

Devletin üreticiyi destekleyecek adımları gecikmeden atması gerektiğini ifade eden Bozkaya, “Geçen yıl kuraklık nedeniyle Antep fıstığı üreticisi zaten çok zor durumda kaldı. Kışın yaşanan dolu ve fırtına nedeniyle de bazı bölgelerde ağaçlar ciddi şekilde zarar gördü. Devletin bu konuya bir an önce el atıp sorunu çözmesi gerektiğine inanıyorum. Aksi takdirde insanlar bahçelerine gerektiği gibi bakamıyor. Vermesi gereken besin elementlerini yeterli miktarda veremiyor. Bunu bir insanın bir porsiyon yemek yemesi gerekirken çeyrek porsiyonla yetinmesine benzetebiliriz. Bu durumda ağaçlara yeterince bakılamıyor, hastalıklar artıyor, verim düşüyor. Verim düştüğünde ise ülke ekonomisine sağlanan katma değer de azalıyor. Bu nedenle devletin bu konuya bir an önce müdahale etmesi gerektiğine inanıyorum.” şeklinde konuştu.

Kaynak: Hatice Zengin