Gram altında ise dolar/TL’deki yükseliş, ons tarafındaki kaybın bir bölümünü sınırladı.
Altın 4.300 doların altına indi
Altının ons fiyatı 23 Eylül’de yaklaşık 100 dolarlık hareketle 4.369 dolardan 4.275 dolara kadar geriledi. 24 Eylül sabahının ilk saatlerinde ise 4.290 dolar civarında denge aradı.
Satışta yalnızca teknik hareketler değil, ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler, yükselen tahvil faizleri ve Fed’e ilişkin faiz beklentilerindeki değişim de etkili oldu.
Güçlü ABD verisi faiz beklentisini değiştirdi
ABD’de açıklanan eylül ayı öncü PMI verileri piyasalardaki beklentileri etkiledi. S&P Global bileşik PMI 56,0’dan 58,4’e yükselerek Temmuz 2021’den bu yana en hızlı büyümeye işaret etti.
Şirketlerin maliyet artışının da yaklaşık dört yılın en yüksek hızına ulaşması, güçlü büyüme ile fiyat baskısının birlikte devam ettiğini gösterdi. Verinin ardından tahvil faizleri ve dolar yükselirken altın üzerindeki satış baskısı arttı.
Tahvil faizleri yüzde 5'i aştı
Altın açısından kritik gelişme tahvil piyasasında yaşandı. ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 seviyesini aşarken, 5 yıllık tahvil faizi de kısa süreliğine yüzde 5'in üzerine çıktı.
Faiz getirisi bulunmayan altın açısından tahvil faizlerindeki yükseliş önemli bir maliyet oluşturuyor. Yatırımcıların ABD tahvillerinden yüzde 5 civarında getiri elde edebilmesi, altının cazibesini etkileyebiliyor.
Doların da güçlenmesiyle birlikte altın aynı anda iki farklı baskıyla karşı karşıya kaldı.
Piyasa yeni faiz artışlarını fiyatlıyor
Faiz beklentilerindeki değişim vadeli işlemlerde de görüldü. Fed fon vadeli piyasasında 2027 ortasına kadar yaklaşık 3,5 adet 25 baz puanlık ek faiz artışının fiyatlanmaya başladığı belirtiliyor.
Böylece piyasadaki tartışmanın odağı, faiz indirimlerinin zamanlamasından yeniden olası faiz artışlarına kaydı.
Fed'in faiz mesajı yeniden gündemde
Fed, 16 Eylül'de politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkardı. Karar metninde ekonomik faaliyetin sağlam hızda büyüdüğü, iç talebin dirençli olduğu ve enflasyonun yüksek seyretmeye devam ettiği belirtildi.
Güçlü PMI verisinin ardından bu mesajların yeniden öne çıkması, altındaki faiz baskısını artırdı.
Merkez bankaları ve fiziki talep destek sağlıyor
Faizlerdeki yükselişe rağmen altın piyasasında alıcıların tamamen çekildiği bir tablo bulunmuyor. Asya'daki fiziki talep, altın fonlarının varlıklarındaki toparlanma ve merkez bankalarının alımları fiyatlara destek sağlayan unsurlar arasında yer alıyor.
Bu nedenle tahvil faizleri altın için güçlü bir rakip oluştururken, uzun vadeli alıcıların piyasadaki tutumu da yakından izleniyor.
Gram altında kur etkisi
Türkiye'de gram altının seyri ons fiyatından farklı dinamikler taşıyor. 24 Eylül sabahının ilk saatlerinde gram altın yaklaşık 6.730-6.740 lira bandında işlem gördü.
Ons altındaki düşüş gram altına yansırken, dolar/TL'nin 48,85 civarında bulunması kaybın bir bölümünü sınırladı. Bu nedenle gram altında önümüzdeki dönemde hem ons altın hem de döviz kuru belirleyici olacak.
Gözler ABD verilerinde
Altının kısa vadeli seyri açısından bugün açıklanacak ABD verileri de yakından takip edilecek. Türkiye saatiyle 15.30'da haftalık işsizlik maaşı başvuruları, 17.00'de ise ağustos ayı yeni konut satışları açıklanacak.
ABD verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi tahvil faizleri ve doları destekleyerek altın üzerindeki baskıyı artırabilir. Daha zayıf veriler ise altının yeniden 4.300 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına alan açabilir.
Fed yetkililerinin gün içinde yapacağı açıklamalar da faiz beklentileri açısından takip edilecek.
Altında kritik seviyeler
Kısa vadede 4.275 dolar seviyesi ilk önemli eşik olarak öne çıkıyor. Bu seviye, 23 Eylül'de görülen gün içi dip noktası oldu.
Düşüşün sürmesi halinde 4.235 dolar civarındaki eylül dibi yeniden gündeme gelebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.330-4.370 dolar aralığı ilk toparlanma bölgesi olarak izleniyor. 4.400 dolar seviyesi de yeniden takip edilecek önemli eşikler arasında bulunuyor.




