Ekonomistler, özellikle yatırımcı davranışının nasıl değişeceği ve oluşabilecek maliyetin kamuya yansıyıp yansımayacağı üzerinde duruyor.
Kamu kaynakları tartışması
Ekonomi çevrelerinde, kamu bankalarının tasfiye sürecinde rol almasının doğrudan zararların kamuya aktarılması anlamına gelmediği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, sürecin yeterince şeffaf yürütülmemesinin soru işaretlerine yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Emlak Katılım Bankası'nın Katılımevim ve Birevim'i satın alacak olması da tartışmaları artıran başlıklardan biri oldu. Bu gelişmenin ardından zararların kamu kaynakları üzerinden karşılanabileceği yönündeki eleştiriler gündeme geldi.
353 bin yatırımcının durumu belirsiz
Soruşturma kapsamında MASAK'tan Pusula Finans, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ait son iki yıllık yurtdışı kripto ve para transferleri ile hesap hareketlerinin başsavcılığa gönderilmesi istendi.
SPK'nin müdahale ettiği 7 portföy şirketinin tasfiye edilen fonlarına doğrudan yatırımı bulunan yaklaşık 353 bin yatırımcının varlıklarında ne kadar değer kaybı yaşanacağı ve ne kadar geri ödeme yapılabileceği ise henüz netleşmedi.
Kamuya ait finansal araçların devreye girmesi halinde oluşabilecek maliyetin toplumun geneline yayılabileceği yönündeki değerlendirmeler de tartışmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Mahfi Eğilmez'den adalet vurgusu
Ekonomist Mahfi Eğilmez de blogunda yayımladığı değerlendirmede, yüksek getiri beklentisiyle risk alan yatırımcıların zararlarının kamu kaynakları veya finansal sistem üzerinden topluma yayılmasının adaletsizlik yaratacağını savundu.




