Uyku düzeninde yapılacak küçük değişiklikler ve sabah saatlerinde doğal ışıktan yararlanmak, vücudun belirli bir saatte kendiliğinden uyanmasına yardımcı olabiliyor. Ancak bunun için uyku saatini bir anda değiştirmek yerine vücudun biyolojik saatini aşamalı olarak yeni düzene alıştırmak gerekiyor.

Yeterli ve kaliteli uyku, gün içerisindeki enerji seviyesinden ruh haline kadar birçok noktada önem taşıyor. Yetişkinlerin genel olarak gecede 7 ila 9 saat uyuması önerilirken, düzenli yatma ve kalkma saatlerinin de uyku kalitesinde önemli rol oynadığı belirtiliyor.

Uzmanlara göre alarm kurmak zorunda olunmayan tatil veya dinlenme dönemleri, kişinin vücudunun doğal olarak hangi saatlerde uyuyup uyanmak istediğini anlaması açısından iyi bir fırsat sunabiliyor.

Sabah ışığı biyolojik saati etkiliyor

Vücudun uyku ve uyanıklık düzeninin oluşmasında en önemli etkenlerden biri ışık. Özellikle sabah saatlerinde doğal ışıkla karşılaşmak, vücuda uyku döneminin sona erdiği yönünde sinyal veriyor.

Uyku uzmanı Anna Joyce, ışığın sirkadiyen ritmin en önemli düzenleyicilerinden biri olduğunu belirterek, “Işık, sirkadiyen saatin en büyük düzenleyicisidir. Melatoninin azalmasını ve uyanık olma zamanının geldiğini söyler” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle gece uyurken karanlık bir ortam oluşturulması, sabah uyandıktan sonra ise perdelerin açılarak gün ışığından yararlanılması öneriliyor.

Telefon uyku düzenini bozabiliyor

Uyku düzenini etkileyen alışkanlıkların başında gece saatlerinde akıllı telefon kullanımı geliyor. Ekranlardan yayılan ışığın yanı sıra sosyal medya platformlarında uzun süre vakit geçirmek de uykuya geçişi geciktirebiliyor.

Sosyal medya akışlarının sürekli kontrol edilmesi ve kullanıcıyı ekranda tutan içerikler, yatağa girildikten sonra telefon kullanım süresinin fark edilmeden uzamasına yol açabiliyor.

Horlama ve Unutkanlık Birlikteyse Dikkat
Horlama ve Unutkanlık Birlikteyse Dikkat
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle düzenli bir uyku saati oluşturmak isteyenlerin özellikle yatmadan önce telefon ve diğer ekranlarla geçirdiği süreyi azaltması önem taşıyor.

Uyku saatini bir anda değiştirmeyin

Vücudu istenilen saatte kendiliğinden uyanmaya alıştırmanın püf noktalarından biri de değişimi yavaş yapmak.

Uyku uzmanı Eti Ben Simon, sirkadiyen sistemin yeni bir düzene alışmasının zaman aldığını belirterek yatma ve uyanma saatlerinin aşamalı olarak değiştirilmesini öneriyor.

Simon, “Sirkadiyen sistemin değişmesi yavaş olur. Yatma ve uyanma saatlerinde yarımşar saatlik bir kayma ile başlayın, her gün yarım saat daha erkene alın ve istediğiniz saate ulaşana kadar bu şekilde devam edin” ifadelerini kullandı.

Uzmanların değerlendirmelerine göre yeterli uyku süresinin korunması, yatma ve kalkma saatlerinin düzenli hale getirilmesi, sabah doğal ışıktan yararlanılması ve gece ekran kullanımının azaltılması, biyolojik saatin belirli bir düzene alışmasına yardımcı olabiliyor. Böylece zaman içerisinde alarm olmadan istenilen saate yakın uyanmak mümkün hale gelebiliyor.

Kaynak: Haber merkezi