“Zombi hücreleri” olarak adlandırılan, bölünmeyi bırakmasına rağmen kimyasal olarak aktif kalmayı sürdüren hücreleri izleyen testin, akciğer dokusundaki hasarı erken dönemde gösterebildiği bildirildi.

Cambridge Üniversitesi bünyesinde görev yapan araştırmacılar tarafından geliştirilen test, vücutta yaşlanma ve bazı hastalıklarla ilişkilendirilen hücresel değişimleri idrar üzerinden takip etmeyi amaçlıyor.

Nature Aging dergisinde yayımlanan çalışmada “ALBANC” adı verilen nanoprob teknolojisinin yalnızca akciğer kanserinin seyrini takip etmekte değil, akciğer dokusunun sertleşmesiyle ortaya çıkan pulmoner fibrozisin belirlenmesinde de kullanılabileceği ortaya konuldu.

İdrardaki değişim hastalığa ilişkin ipucu veriyor

Geliştirilen yöntemde insan proteinleri, çok küçük altın parçacıklarıyla birleştirilerek hücresel düzeyde izleme sistemi oluşturuluyor.

Hastalıklı dokularda yoğunlaşan “MMP-7” enzimiyle karşılaşan peptit bağları parçalanıyor ve ortaya çıkan moleküller böbrekler aracılığıyla idrara geçiyor. İdrarda oluşan renk değişimi sayesinde hücresel aktivite ve hastalığın seyri hakkında bilgi elde edilebildiği belirtiliyor.

Araştırmacılar, geliştirilen moleküler güçlendirme yöntemiyle idrardaki sinyalin geleneksel yöntemlere göre 250 kat artırılabildiğini belirledi. Bu sayede hastalık sürecinin biyopsi ya da radyasyon içeren görüntüleme yöntemlerine gerek kalmadan takip edilebilmesinin önü açılabilir.

Pulmoner fibrozis araştırmacıları da şaşırttı

Akciğer Sağlığı İçin Sofranızdan Eksik Etmeyin
Akciğer Sağlığı İçin Sofranızdan Eksik Etmeyin
İçeriği Görüntüle

Araştırma ekibinde yer alan Prof. Dr. Ljiljana Fruk ve Prof. Dr. Daniel Muñoz-Espín, testin başlangıçta akciğer kanseri hastalarının tedaviye verdiği yanıtı ve hastalığın yeniden ortaya çıkma riskini izlemek amacıyla geliştirildiğini ifade etti.

Ancak çalışmalar sırasında yöntemin pulmoner fibrozisle ilişkili değişimleri de gösterebildiği belirlendi.

Akciğer dokusunda kalıcı sertleşmeye yol açan pulmoner fibrozisin erken dönemde teşhis edilmesinin güç olduğuna dikkat çekilirken, yeni testin belirtiler belirgin hale gelmeden önce hastalığa ilişkin işaretleri ortaya çıkarabileceği kaydedildi.

Araştırmacılar, girişimsel olmayan yöntemin özellikle çevresel risklere maruz kalan veya genetik yatkınlığı bulunan kişilerde erken takip açısından önemli bir seçenek olabileceğini belirtiyor.

Klinik deneme aşamasına geçiliyor

CRUK Cambridge Merkezi Göğüs Kanseri Programı yetkilileri, laboratuvar ortamı ve deneysel modellerde elde edilen sonuçların ardından çalışmanın gerçek hastalar üzerinde klinik deneme aşamasına taşınacağını açıkladı.

Çalışmaların başarılı sonuç vermesi halinde tek bir idrar örneği üzerinden hem akciğer kanseri tedavisinin seyri hem de akciğerde meydana gelen diğer hasarların takip edilebilmesinin mümkün olabileceği ifade ediliyor.

Testin rutin sağlık hizmetlerinde kullanılıp kullanılamayacağı ise gerçek hastalar üzerinde yapılacak klinik çalışmaların sonuçlarının ardından netlik kazanacak.

Kaynak: Haber merkezi