Yedi yıllık takip verilerine dayanan çalışmada inme ve kalp yetmezliğinde yüzde 12’ye varan düşüşler kaydedildi.

Araştırmaya göre aşılanan 60 yaş ve üzerindeki kişilerde genel kalp ve damar hastalığı yükünde yüzde 9, iskemik kalp hastalıklarında yüzde 10, kalp yetmezliğinde yüzde 12 ve inme vakalarında yüzde 12 oranında azalma gözlendi.

Zona riski yaş ilerledikçe artıyor

Sofraların eski lezzeti: Faydaları saymakla bitmiyor
Sofraların eski lezzeti: Faydaları saymakla bitmiyor
İçeriği Görüntüle

Zona, suçiçeğine neden olan varisella zoster virüsünün vücutta yeniden aktif hale gelmesi sonucu ortaya çıkıyor. Şiddetli ağrı, yanma hissi ve kabarcıklı deri döküntüleriyle kendini gösterebilen hastalığın görülme sıklığı özellikle 50 yaşından sonra artıyor.

Aktarılan verilere göre yaşam boyu zona geçirme olasılığı 60 yaşına ulaşanlarda yüzde 25 seviyesindeyken, 85 yaşına gelindiğinde yüzde 50'ye kadar çıkabiliyor. İlerleyen yaşla birlikte hastalığa bağlı komplikasyonların görülme ihtimali de yükseliyor.

Türkiye'deki her beş zona vakasından birinde çeşitli komplikasyonların ortaya çıkabildiği belirtiliyor. Döküntüler geçtikten sonra aylarca veya yıllarca devam edebilen sinir ağrıları, görmeyle ilgili sorunlar, işitme kaybı ve denge bozuklukları bunlar arasında gösteriliyor.

Yedi yıllık veriler incelendi

Zona hastalığına karşı canlı ve rekombinant olmak üzere farklı aşı seçenekleri bulunuyor. Söz konusu araştırmada ise rekombinant zoster aşısına ilişkin veriler değerlendirildi.

Aşılanan kişilerin yedi yıllık takip sonuçlarının incelendiği araştırma, zona enfeksiyonunun önlenmesinin kalp ve damar sağlığı açısından da dolaylı faydalarla ilişkili olabileceğine işaret etti.

Virüs kalp ve damar sistemini nasıl etkiliyor?

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, viral enfeksiyonlar sırasında vücudun bağışıklık yanıtının kalp ve damar sistemi üzerinde de etkili olabileceğini belirtti.

Şenol, “Sitokinlerin miyokarda (kalp kası) ve damar sistemine etkisi büyük. Ya önceden var olan uygun koşulları tetikliyor ya da aniden trombüs (pıhtı) oluşumuna sebep oluyor. Yani hem kalp krizi hem de inmeyle yakın ilişkileri var” ifadelerini kullandı.

Zona virüsünün de damarlarda pıhtılaşma ve iltihaplanmayla ilişkili süreçleri tetikleyebildiğini belirten Şenol, aşının virüsün yeniden aktif hale gelmesini engellemesi üzerinden bu risklerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini anlattı.

“Hasara yol açan virüsü önleyerek etki ediyor”

Zona virüsünün vücutta uyku halinde kalan suçiçeği virüsü olduğunu hatırlatan Şenol, virüsün her zaman zona belirtileriyle ortaya çıkmasa da zaman zaman yeniden aktif hale gelebildiğini söyledi.

Şenol, “Zona aşısı aslında bunu durdurduğu için etkili oluyor. Yani hasara yol açan virüsü önleyerek etki ediyor” dedi.

Sağlıklı yaşlanma açısından yetişkinlik dönemindeki aşıların önemine de dikkat çeken Şenol, özellikle ileri yaşlarda kişinin sağlık durumuna uygun aşılama planının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: Haber merkezi