Ancak Türkiye’de sigortasız geçirilen her dönemi borçlanarak emekliliğe saydırmak mümkün değil. Mevzuat, borçlanılabilecek süreleri belirli şartlarla sınırlıyor.
Borçlanılabilecek 11 süre bulunuyor
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41’inci maddesinde, borçlanma kapsamında değerlendirilebilecek 11 farklı süre düzenleniyor. Bu uygulamayla, belirli dönemlerde ödenmeyen primler sonradan ödenerek ilgili sürelerin emeklilik hesabına dahil edilmesi mümkün oluyor.
Kanuna göre borçlanılabilecek süreler şöyle:
-
Ücretsiz doğum veya analık izninde geçen süreler
-
Er veya erbaş olarak silah altında geçirilen süreler ile yedek subay ve yedek astsubay okulunda geçen süreler
-
Memurların mevzuat kapsamında kullandığı aylıksız izin süreleri
-
Sigortasız geçirilen normal doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimi süreleri
-
Sigortasız yapılan avukatlık stajının normal süresi
-
Tutuklanan veya gözaltına alınan ve sonrasında beraat edenlerin bu dönemlerde geçirdiği süreler
-
Grev ve lokavt süreleri
-
Hekimlerin fahri asistanlıkta geçirdiği süreler
-
Seçim kanunları gereği görevinden istifa edenlerin, istifa tarihi ile seçimi izleyen ay başı arasındaki süreler
-
Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanların 1 Temmuz 2012’den sonraki eksik süreleri
-
1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına gönderilen resmi öğrencilerin, mecburi hizmetlerini tamamlamaları şartıyla 18 yaşından sonraki öğrenim süreleri
Yurt dışı borçlanmasında farklı kurallar uygulanıyor
Yurt dışında geçen süreler, 3201 sayılı Kanun kapsamında değerlendiriliyor. Bu kapsamda, kanunda belirtilen koşulların sağlanması halinde yurt dışındaki sigortalılık süreleri, ev kadınlığı süreleri ve bazı işsizlik dönemleri için borçlanma yapılabiliyor.
Bu uygulama, Türkiye’de hiç çalışılmadan geçen dönemlerin genel olarak borçlanılamaması kuralının istisnaları arasında yer alıyor.
Türkiye’de boşta geçen süreler borçlanılabilir mi?
Kanunda açıkça belirtilen sürelerin dışında kalan dönemler için hizmet borçlanması yapılamıyor. Türkiye’de daha önce çalışmış ancak işten ayrıldıktan sonra bir süre sigortasız kalmış kişilerin, bu boşlukları geriye dönük borçlanmayla kapatması mümkün değil.
Örneğin, işinden ayrıldıktan birkaç yıl sonra yeniden çalışmaya başlayan bir kişi, arada çalışmadığı yılları borçlanarak emeklilik hizmetine ekletemiyor.
Bununla birlikte, çalışılmayan dönemlerde isteğe bağlı sigorta kapsamında prim ödenerek sonraki süreler için sigortalılık sağlanabiliyor. Ancak bu yöntem geçmişteki boşlukları geriye dönük olarak kapatmıyor.
Borçlanma tutarı sigortalılık statüsüne göre değişiyor
Borçlanma işlemlerinde uygulanacak hükümler, kişinin tabi olduğu sosyal güvenlik mevzuatına göre belirleniyor.
Ekim 2008’den önce 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlayan ve memuriyetini kesintisiz sürdürenlerin borçlanma talepleri, ilgili şartlar çerçevesinde 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılıyor.
5510 sayılı Kanun’un 41’inci maddesi ise işçiler, esnaf, isteğe bağlı sigortalılar ve 2008 sonrasında göreve başlayan memurlar için uygulanıyor.
2026’da borçlanma prim oranı yüzde 45’e yükseldi
7566 sayılı Kanun kapsamında, 1 Ocak 2026 itibarıyla doğum borçlanması dışındaki hizmet borçlanmalarında prim oranı yüzde 32’den yüzde 45’e çıkarıldı. Doğum borçlanmasında ise yüzde 32’lik oran korunuyor.
5510 sayılı Kanun’un 41’inci maddesine göre borçlanma tutarı, başvuru tarihindeki prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında sigortalı tarafından belirlenen günlük kazanç üzerinden hesaplanıyor.
Borçlanma için hesaplanan primin, borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekiyor. İlgili kanunda belirtilen bazı özel durumlarda ise farklı oran ve hesaplama kuralları uygulanabiliyor.




