Suçiçeği geçirildiğinde virüs vücuttan tamamen gitmez, sinirlerde uykuya dalar. Stres, uykusuzluk veya yorgunluk gibi sebeplerle bağışıklık düşer ve virüs yeniden uyanır. Uyanan virüste ciltte ağrılı, su toplayan kabarcıklara sebep olması durumuna zona denir. Suçiçeği atlatmış bebek dahi olsa herkes zona olabilir.
Zona temasla yayılır
Suçiçeği solunum yoluyla bulaşır fakat zona su toplamış kabarcıklara temas edildiğinde veya hastanın giysilerine kullandığı eşyalarına yatağına dokunulduğunda bulaşır. Bu yüzden zona geçiren hastanın bakımını yaparken eldiven kullanmalı, eşyalarına doğrudan temas edilmemeli ve her temas sonrası eller mutlaka yıkanmalıdır.
Zonanın artmasında ki sebepler
Bilimsel verilere göre son 60 yılda zona vakalarının 4 kattan fazla arttığı gözlemlendi. Bu artışın ve hastalığın daha genç yaşlarda görülmesinin arkasında aşı karşıtlığı, kanser ile organ nakli tedavilerinde kullanılan ilaçlar ve COVID-19 gibi yaygın enfeksiyonlar gibi faktörlerin rol oynadığı düşünülüyor. Ancak şuan ki araştırmalar henüz bu durumların arasında istatiksel olarak kesin bir bağ kuramamış, konunun netleşmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.

Bağışıklık güçlüyse zona atlatılır
Zonanın atlatılması bağışıklığın ne kadar güçlü olduğuna bağlıdır. Bağışıklığı güçlü gençlerde ve suçiçeği aşısı olanlarda hastalık daha küçük bir alanda ağrısız kabarcıklar şeklinde görülür ve tedaviye bile gerek kalmadan yaklaşık 1 hafta içerisinde iyileşir.
Ufak belirtilerde hekime gidilmeli
Genelde vücudun herhangi bir yerinde görülebilse de zaman zaman tek bir nokta boyunca bölgesel kalır; kızarık tenin üzerinde su toplayan kabarcıklar ve bunlara eşlik eden şiddetli ağrıyla kendini belli eder. Döküntüler olmadan 1 ila 10 gün önce vücudun tek tarafında başlayan ve sebebi açıklanamayan zonklayıcı ağrılarda da akla mutlaka zona gelmelidir ve bir hekime gözükmelidir.



