Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenen yaklaşık 1800 yıllık Telete-Dört Mevsim Mozaiği, bir figürün ayağındaki sıra dışı duruş nedeniyle bilimsel incelemeye konu oldu. Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Işıkay’ın fark ettiği ayak pozisyonunun, modern tıpta “ekinus tipi ayak deformitesi” olarak tanımlanan durumu düşündürebileceği değerlendirildi.

Dünyaca ünlü Çingene Kızı Mozaiği’nin de sergilendiği müzeyi ziyaret eden Prof. Dr. Sedat Işıkay, ikinci katta bulunan Telete-Dört Mevsim Mozaiği’ndeki figürlerden birinin ayağındaki anatomik görünüme dikkat etti.

Bu Besinler Kabızlığı Söküp Atıyor: İşte O 6 Mucize Gıda
Bu Besinler Kabızlığı Söküp Atıyor: İşte O 6 Mucize Gıda
İçeriği Görüntüle

Roma dönemine, MS 2-3. yüzyıla tarihlenen mozaikte Dionysos’un kızı Telete, dört mevsimin alegorik tasvirleriyle birlikte betimleniyor. Figürlerden birinin ayağının ise normal anatomik duruştan farklı şekilde aşağı doğru yöneldiği görüldü.

Yapılan tıbbi değerlendirmede bu görüntünün, ayak bileğinin aşağı doğru bükülmesiyle karakterize edilen “ekinus” tipi bir deformiteyi düşündürebileceği belirtildi.

Ancak yaklaşık 1800 yıllık bir sanat eserindeki tasvir üzerinden kesin bir hastalık tanısı konulamayacağına dikkat çekildi. Mozaiğin günümüze ulaşan bölümünün ayağın tüm anatomik özelliklerini değerlendirmek için yeterli olmadığı, karşı ayağın yeterince korunmaması ve Roma sanatında figürlerin estetik ya da sembolik amaçlarla farklı biçimlerde tasvir edilebilmesi nedeniyle bulgunun kesin bir “çarpık ayak” tanısı olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.

Prof. Dr. Sedat Işıkay’ın literatür değerlendirmesinin ardından hazırlanan bilimsel çalışma, uluslararası çocuk ortopedisi dergisi Journal of Pediatric Orthopaedics B tarafından yayımlanmak üzere kabul edildi. Böylece Zeugma’daki yaklaşık 1800 yıllık Roma mozaiği, sanat ve arkeolojinin yanı sıra tıp tarihine ilişkin olası bir gözlem açısından da bilimsel literatüre taşındı.

Işıkay, tıp ve sanat tarihinin kesiştiği çalışmaların geçmiş toplumlarda hastalıkların ve fiziksel farklılıkların nasıl algılandığına ilişkin ipuçları sağlayabildiğini belirtti. Antik eserlerdeki bu tür tasvirlerin modern tıbbi görüntüleme yöntemi gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Işıkay, Zeugma’daki ayak görüntüsünün kesin bir hastalık tanısı koydurmadığını ancak modern tıp açısından anlamlandırılabilecek anatomik bir ayrıntıyı koruduğunu ifade etti.

Kaynak: İHA