Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusunu inceleyen Yüksek Mahkeme, sigorta şirketi ile tüketici arasındaki bu tür uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğuna hükmetti.
23 Ekim 2026 tarihli ve 33409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar, sigorta şirketlerinin oluşturduğu şüpheli hasar kayıtlarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin belirlenmesi açısından önem taşıyor.
Trafik kazasına karışmadığını belirterek dava açtı
Dava, bir araç sahibinin otomobilinin gerçekte karışmadığı bir trafik kazası nedeniyle adına kayıt oluşturulduğunu ileri sürmesi üzerine açıldı. Davacı, sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açıldığını ve aracına ilişkin bilgilerin SİSBİS’e işlendiğini iddia etti.
Söz konusu kayıt nedeniyle sigorta şirketlerinin değerlendirmelerinde olumsuzluklarla karşılaştığını belirten araç sahibi, kaydın hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesini ve silinmesini veya düzeltilmesini talep etti.
İlk derece mahkemesi kaydın düzeltilmesine karar verdi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, dosyadaki inceleme ve bilirkişi değerlendirmesinin ardından davayı kabul etti. Aracın belirtilen tarihteki kazaya karıştığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesiyle SİSBİS kaydının düzeltilmesine hükmetti.
Mahkemenin kesin olarak verdiği karar, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusu üzerine Yargıtay tarafından incelendi.
Adalet Bakanlığı tüketici mahkemesini işaret etti
Adalet Bakanlığı, uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kanun yararına temyiz yoluna başvurdu. Başvuruda, sigorta şirketiyle yaşanan uyuşmazlıkta davacının tüketici sıfatını taşıdığı ve davaya tüketici mahkemesinin bakması gerektiği belirtildi.
Yargıtay: Görevli mahkeme tüketici mahkemesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın hukuki niteliğini değerlendirirken 6502 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerini esas aldı. Yüksek Mahkeme, sigorta şirketinin sağlayıcı, davacı gerçek kişinin ise tüketici sıfatını taşıdığını belirledi.
Uyuşmazlığın sigorta hizmeti kapsamında oluşturulan kaydın hatalı olduğu iddiasıyla düzeltilmesi veya kaldırılması talebinden kaynaklandığına dikkat çeken Daire, davanın tüketici işleminden doğduğu sonucuna vardı.
Kararda, sigorta işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olmasının tüketici mevzuatının uygulanmasına engel oluşturmadığı da vurgulandı. 6502 sayılı Kanun’un 83. maddesi kapsamında, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemlerde başka kanunlarda hüküm bulunmasının tüketici mevzuatının uygulanmasını engellemeyeceği belirtildi.
Karar kanun yararına bozuldu
Yargıtay, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakma görevi bulunmadığına hükmetti. Görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini belirten Daire, mahkemenin görevsizlik kararı vermek yerine uyuşmazlığın esasına girerek hüküm kurmasını usul ve yasaya aykırı buldu.
Adalet Bakanlığının başvurusu kabul edilerek karar, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozuldu. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363. maddesi kapsamında verilen bu karar, mevcut hükmün taraflar bakımından doğurduğu hukuki sonucu değiştirmiyor.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025/12146 esas ve 2026/3403 karar sayılı ilamı, 30 Mart 2026 tarihinde oy birliğiyle kabul edildi ve 23 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.





