ABD ve İsrail’in, Gazze’nin ardından bu kez İran ile karşı karşıya gelmesi, zaten kırılgan olan bölgeyi daha da belirsiz bir sürecin içine sürüklüyor. Her yeni açıklama, her yeni saldırı haberi sadece askeri bir gerilim değil; aynı zamanda ekonomik bir deprem etkisi oluşturuyor.
Ve bu depremin artçıları, sandığımızdan çok daha hızlı şekilde Anadolu şehirlerine kadar ulaşıyor. Gaziantep Sadece Bir Şehir Değil, Bir Ekonomi Üssü.. Gaziantep, Türkiye’nin üretim gücünün lokomotiflerinden biri. Orta Doğu pazarına açılan en önemli kapı. Halıdan gıdaya, tekstilden makineye kadar geniş bir yelpazede üretim yapan sanayi yapısı, özellikle Irak, Suriye, Körfez ülkeleri ve bölge coğrafyasıyla güçlü ticari bağlara sahip.
Ancak tablo zaten zor.
Yüksek enflasyon, finansmana erişim sıkıntısı, artan enerji maliyetleri, döviz kurundaki dalgalanma… Birçok firma konkordato sınırında mücadele veriyor. Üretici ayakta kalmaya çalışıyor. İhracatçı pazarını korumaya çabalıyor. Şimdi bu denkleme bir de savaş ekleniyor. Savaşın İlk Yansıması piyasada kendini belli etti. Güven ve Kur...
Savaş demek belirsizlik demek. Belirsizlik demek yatırımın yavaşlaması, ticaretin frene basması demek. Altının fırlaması, doların yükselmesi, euronun dalgalanması; hepsi bu psikolojinin sonucu.
Orta Doğu’da tansiyon yükseldiğinde, Nakliye hatları riskli hale gelir. Sigorta maliyetleri artar. Tahsilat süreleri uzar. Siparişler ertelenir.
Gaziantep sanayisi tam da bu noktada kırılgan bir zemin üzerinde duruyor. Bölgeye ihracat yapan firmalar için ödeme riski artabilir. Yeni siparişler askıya alınabilir. Pazar daralabilir. Artık küresel ekonomi birbirine zincirle bağlı. Orta Doğu’daki bir kriz, Avrupa borsalarını; Avrupa’daki bir daralma Anadolu’daki üreticiyi etkiliyor.
Gaziantep gibi ihracata dayalı büyüyen şehirler için bölgesel istikrar hayati önemde. Çünkü bu şehir üretimle nefes alıyor. Fabrikalar çalıştıkça esnaf kazanıyor. İhracat arttıkça istihdam korunuyor.
Savaşın uzaması demek.. Talebin daralması. Kur baskısının artması. Finansman maliyetlerinin yükselmesi. Konkordato sayılarının artması demek olabilir.
Gaziantep sanayisi bugüne kadar birçok krizi atlattı. Depremler gördü, pandemiler yaşadı, sınır krizleriyle mücadele etti. Ama her krizden güçlenerek çıkabilmesi için istikrara ihtiyaç var. Bundan dolayı kenetlenerek el ele vererek bu krizide atlatacaktır Gaziantep...