Beslenme Uzmanı Julia Zumpano, narın ve taze sıkılmış nar suyunun sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak bu meyvenin günlük beslenmede neden tercih edilebileceğini anlattı.

Uzmanlar, narın çekirdekleriyle birlikte tüketilmesini önerirken şeker ilave edilmiş hazır nar suları yerine meyvenin kendisinin veya taze sıkılmış suyunun tercih edilmesinin daha sağlıklı bir seçenek olduğuna işaret ediyor. Şeker alımını sınırlandırmak isteyenler için narı doğrudan tüketmek öne çıkıyor.

Narın kolay ayıklanması için de pratik bir yöntem bulunuyor. Meyvenin üst kısmından genişçe bir dilim kesildikten sonra beyaz zarların bulunduğu hatlar boyunca dikey çizikler atılması, narın parçalarına kolayca ayrılmasını sağlıyor.

Antioksidan içeriğiyle hücreleri korumaya yardımcı oluyor

Nar, içerdiği antioksidan bileşenlerle vücudun hücrelerini çevre kirliliği ve sigara dumanı gibi zararlı etkenlerin oluşturduğu oksidatif strese karşı korumaya yardımcı oluyor. Bu bileşenlerin DNA hasarı ve kanser gelişimi üzerindeki olası etkileri de bilimsel araştırmalara konu oluyor.

Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) araştırmacılarının yürüttüğü çalışmalarda, nar suyunun prostat kanseri tedavisi görmüş erkeklerde kanser hücrelerinin büyümesini baskıladığı ve hücre ölümünü artırdığı yönünde bulgular elde edildi. Nar kabuğu özütünün kanserin önlenmesindeki olası rolüne ilişkin araştırmalar da sürüyor.

Ancak bu bulgular, narın kanseri önlediği veya tedavi ettiği anlamına gelmiyor. Narın kanser tedavisinin yerine kullanılmaması gerekiyor.

Kalp ve damar sağlığına katkı sağlayabilir

Narın öne çıkan özelliklerinden biri de kalp ve damar sağlığı üzerindeki olası etkileri. Haberde aktarılan 2022 tarihli bir araştırmada, nar tüketiminin yüksek tansiyon, koroner arter hastalığı ve damar sertliğiyle ilişkili riskler üzerindeki etkileri incelendi.

2021 yılında hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde ise nar suyunun LDL olarak bilinen kötü kolesterolü yüzde 39 azalttığı, HDL olarak bilinen iyi kolesterolü ise yüzde 27 artırdığı bildirildi. Bununla birlikte, hayvan deneylerinden elde edilen sonuçların insanlarda aynı şekilde ortaya çıkacağı kesin değil.

Öğrenciler harekete geçti, veliler kan bağışladı
Öğrenciler harekete geçti, veliler kan bağışladı
İçeriği Görüntüle

Beslenme Uzmanı Julia Zumpano, özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan kişilerin narı dengeli beslenme düzenlerine dahil edebileceğini belirtiyor. Nar tüketimi, kalp hastalıklarına karşı tıbbi önlemlerin veya doktor önerilerinin yerine geçmiyor.

Nar nasıl tüketilmeli?

Ekim ve ocak ayları arasında taze olarak bulunabilen narın yarım meyvesi, haberde bir porsiyon olarak belirtiliyor. Nar çekirdekleri farklı yiyeceklerle birlikte tüketilebiliyor.

Salatalara, yulaf ezmesine, yoğurda ve kinoaya eklenebilen nar, tavuk ve hindi gibi kümes hayvanlarından hazırlanan yemeklerle de kullanılabiliyor. Meyvenin kendisini tüketmek, çekirdeklerindeki liften yararlanmak açısından da avantaj sağlıyor.

Kemoterapi görenler dikkat etmeli

Nar, bazı ilaçlarla etkileşime girebileceği için özellikle kemoterapi gören kişilerin tüketim konusunda dikkatli olması gerekiyor. Kullanılan ilaca bağlı olarak etkileşim ihtimali değişebileceğinden, tedavi sürecinde nar veya nar suyu tüketmeden önce mutlaka doktora danışılması öneriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi