Erzurum Şehir Hastanesinde, 24 Ekim Dünya Polio Günü kapsamında çocuk felci hastalığına ilişkin farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirme çalışması düzenlendi. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Meltem Kıymaz, son derece bulaşıcı olan hastalığın sinir sistemini etkileyerek kalıcı felçlere ve yaşamı tehdit eden solunum yetmezliğine neden olabileceğini belirtti. Hastalığın kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Kıymaz, çocukluk çağı aşılarının zamanında ve eksiksiz uygulanması gerektiğine dikkat çekti.
Belirti Göstermeden Bulaşabiliyor
Çocuk felcinin virüs kaynaklı bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Meltem Kıymaz, enfekte olan kişilerin herhangi bir belirti göstermese bile hastalığı başkalarına bulaştırabileceğini ifade etti.
Virüsün sinir sistemine ulaşması durumunda ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini anlatan Kıymaz, "Çocuk felci yani tıbbi adıyla polio virüslerin neden olduğu son derece bulaşıcı bir hastalıktır. Bu virüs esas olarak sindirim ve solunum yoluyla vücuda girer, sinir sistemine ulaşarak kalıcı felçlere ve hatta yaşamı tehdit eden solunum yetmezliklerine yol açabilir. Virüs bulaşan kişilerin birçoğunda hiçbir belirti görülmese de bu kişiler hastalığı çevrelerine yaymaya devam ederler" dedi.
Hastalığın Kesin Tedavisi Bulunmuyor
Çocuk felcinin geçmişte dünya genelinde çok sayıda çocuğun kalıcı engellilik yaşamasına neden olduğunu hatırlatan Kıymaz, aşılama çalışmaları sayesinde hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirtti.
Ancak virüsün dünyanın bazı bölgelerinde varlığını sürdürmesi nedeniyle aşılama çalışmalarının kesintisiz devam etmesi gerektiğini vurgulayan Kıymaz, "Çocuk felci hastalığının kesin bir tedavisi yoktur. Hastalıktan korunmanın ve çocukları sakat kalmaktan korumanın tek yolu aşılanmaktır. Geçmişte ve dünya genelinde binlerce çocuğun sakat kalmasına yol açan bu hastalık küresel aşı kampanyaları sayesinde büyük oranda yok edilmiştir. Ancak virüsün tamamen silinmediği bölgeler ve dünya genelindeki seyahatler göz önüne alındığında aşılanma oranı düştüğü an hastalığın yeniden yayılma riski ortaya çıkmaktadır" diye konuştu.
Çocuk Felcine Karşı İki Farklı Aşı
Çocuk felcinden korunmak amacıyla kullanılan aşıların iki farklı türü bulunduğunu aktaran Kıymaz, inaktif polio aşısının enjeksiyon yoluyla, oral polio aşısının ise ağızdan uygulandığını söyledi.
Aşıların özellikleri ve sağladıkları koruma hakkında bilgi veren Kıymaz, "İnaktif polio aşısı iğne formunda kas içine veya cilt altına yapılır. Canlı virüs içermez. Bu nedenle aşıya bağlı felç riski yoktur. Güvenilirliği son derece yüksektir ve rutin çocukluk çağı takvimlerinde güvenle kullanılır. Vücutta güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturarak bireyi felç riskine karşı korur. Oral polio aşısı ise ağız yoluyla uygulanır. Zayıflatılmış canlı virüs içerir. Uygulanması kolaydır ve bağırsak bölgesinde güçlü bir koruma sağlayarak virüsün toplumda yayılmasını engellemeye yardımcı olur" ifadelerini kullandı.
Eksik Aşılama Toplumu da Riske Atıyor
Çocuk felcinden korunmada yalnızca bireysel bağışıklığın değil, toplum genelindeki aşılama oranlarının da büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.
Aşıların zamanında uygulanmasının hastalığın yayılmasını önlemede etkili olduğunu belirten Kıymaz, özellikle sağlık sorunları nedeniyle aşılanamayan çocukların korunması açısından toplum bağışıklığının önemini vurguladı.
Kıymaz, "Bebeklik ve çocukluk döneminde sağlık kuruluşları tarafından önerilen aşı dozlarının zamanında ve eksiksiz yapılması şarttır. Bu şekilde sadece kendi çocuğunuzu değil, aynı zamanda sağlık durumu nedeniyle aşı olamayan diğer kırılgan çocukları ve tüm toplumu koruyabiliriz. Unutmayalım, çocuk felci önlenebilir bir hastalıktır. Çocuklarımızın sağlıklı bir geleceğe adım atabilmesi için en etkili ve güvenli yol aşıdır" dedi.




