LGS sonuçları açıklandı. Şimdi ise hem öğrenciler hem de veliler için en az sınav kadar önemli bir süreç başladı: Tercih dönemi.
Ne yazık ki birçok aile, tercih yaparken ilk olarak puana odaklanıyor. Oysa uzmanların yıllardır altını çizdiği gibi, puandan çok yüzdelik dilim belirleyicidir. Her yıl sınavın zorluk derecesi değişebilir, puanlar farklılaşabilir ancak yüzdelik dilimler daha gerçekçi bir yol göstericidir.
Tercih listesi hazırlanırken yapılan en büyük hatalardan biri de ya tamamen "hayal" okulları ya da sadece "garanti" okulları yazmaktır. Sağlıklı bir tercih listesi; ulaşılması zor görünen birkaç okulun yanı sıra öğrencinin yüzdelik dilimine yakın ve yerleşme ihtimali yüksek okulları da içermelidir.
Ancak tercih sadece rakamlardan ibaret değildir.
Bir okulun akademik başarısı kadar sosyal imkanları, yabancı dil eğitimi, laboratuvarları, spor faaliyetleri, ulaşım kolaylığı ve öğrencinin kendini geliştirebileceği ortam da büyük önem taşır. Çünkü lise, yalnızca dört yıl geçirilecek bir bina değil; karakterin, hedeflerin ve geleceğin şekillendiği önemli bir eğitim basamağıdır.
Velilere de önemli görevler düşüyor. Çocuklarını kendi hayalleri doğrultusunda yönlendirmek yerine onların ilgi alanlarını, yeteneklerini ve hedeflerini dikkate almak çok daha sağlıklı sonuçlar doğuracaktır. İstemediği bir okulda eğitim gören bir öğrencinin başarıya ulaşması da mutlu olması da kolay değildir.
Bir başka önemli konu ise tercih sıralamasıdır. "Nasıl olsa gelmez" düşüncesiyle istenilen okulu alt sıralara yazmak doğru bir yaklaşım değildir. Tercih listesi, en çok istenen okuldan başlanarak hazırlanmalıdır. Yerleştirme sistemi de bu sıraya göre değerlendirme yapmaktadır.
Tercih sürecinde acele karar vermek yerine okulları araştırmak, öğretmenlerden ve rehberlik servislerinden destek almak büyük fayda sağlayacaktır. Son güne bırakılan tercihler ise hem teknik aksaklık riskini artırabilir hem de telafisi zor hatalara neden olabilir.
Unutulmamalıdır ki LGS bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Doğru yapılan bir tercih, öğrencinin eğitim hayatını olumlu yönde şekillendirebilir. Bu nedenle tercih dönemine yalnızca bir kayıt işlemi olarak değil, geleceğe atılan bilinçli bir adım olarak bakmak gerekir.
Başarı, sadece yüksek puanla değil; doğru okul, doğru ortam ve doğru hedefle anlam kazanır.