Uzmanlar, özellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ölümcül seyredebildiği belirtilen küf enfeksiyonlarına karşı belirtilerin ciddiye alınması ve vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguladı.
Beş Yılda Yüzlerce Vaka Tespit Edildi
Araştırmada, beş yıllık süreçte yüzlerce istilacı küf enfeksiyonu vakası incelendi. Elde edilen verilere göre hastaların yaklaşık üçte biri yaşamını yitirdi. Uzmanlar, küf kaynaklı hastalıkların bildirim zorunluluğu bulunmadığı için gerçek vaka sayısının açıklananın üzerinde olabileceğine dikkat çekti.
Doğal Afetler Riski Artırıyor
Araştırmada, kasırga, sel ve benzeri doğal afetlerin ardından oluşan küfün önemli bir sağlık sorunu haline geldiği belirtildi. İklim değişikliğinin etkisiyle mantar enfeksiyonlarının gelecekte daha sık görülebileceği ifade edilirken, yaşlı nüfusun artmasının da riski yükselten etkenler arasında yer aldığı kaydedildi.
En Büyük Risk Bağışıklığı Zayıf Olanlarda
Uzmanlara göre küf sporları sağlıklı bireylerde çoğu zaman ciddi sorun oluşturmasa da bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler için hayati tehlike oluşturabiliyor. Kanser tedavisi gören hastalar, yaşlılar ve COVID-19 sonrası bağışıklığı zayıflayan bireylerin daha yüksek risk altında bulunduğu belirtildi.
Küf sporlarının solunum yoluyla vücuda girebildiği, ayrıca açık yaralar veya kontamine tıbbi ekipmanlar aracılığıyla da bulaşabildiği ifade edildi.
Hastanelerde de Görülüyor
Araştırmaya göre hastanelerde her 100 yatak için yılda ortalama 3 ila 5 küf enfeksiyonu vakası görülebiliyor. Büyük ve akademik hastanelerde ise bu sayının daha yüksek olabildiği belirtildi.
Uzmanlar, elde edilen verilerin sağlık kuruluşlarının olası salgınları daha erken fark etmesine katkı sağlayacağını belirterek, farklı bölgelerde yapılacak yeni araştırmalarla küf kaynaklı hastalıkların gerçek boyutunun daha net ortaya konulabileceğini ifade etti. Ayrıca küf enfeksiyonlarının yalnızca yerel değil, küresel ölçekte takip edilmesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekildi.





