İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Çokiçli, toplumda yaygınlaşan karaciğer yağlanmasının sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek erken tanının ve kontrollü kilo kaybının tedavide önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Karaciğer Yağlanması Siroza İlerleyebilir
Karaciğer yağlanmasının özellikle göbek çevresindeki yağlanma, fazla kilo ve insülin direnciyle yakından ilişkili olduğunu belirten Çokiçli, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin de süreci tetikleyebildiğini ifade etti.
Karaciğerde yağ birikiminin başlangıçta belirti vermeyebileceğine dikkat çeken Çokiçli, tedavi edilmeyen bazı vakalarda hastalığın ilerleyerek siroza kadar ulaşabileceğini söyledi.
Kilo Verirken Hızlı Davranmayın
Karaciğer yağlanmasının tedavisinde yaşam tarzı değişikliğinin önemli olduğunu vurgulayan Çokiçli, özellikle kilo kontrolüne dikkat çekti.
Kontrollü kilo vermenin karaciğer yağlanmasına karşı en etkili yaklaşımlardan biri olduğunu belirten Çokiçli, hızlı kilo kaybı yerine dengeli beslenmeyle yavaş ve sağlıklı şekilde kilo verilmesi gerektiğini söyledi.
Gerektiğinde karaciğer hücrelerini desteklemeye yönelik bazı tedavilerin de uygulanabileceğini aktardı.
Bitkisel Ürünlere Karşı Dikkatli Olunmalı
Karaciğer yağlanmasına iyi geldiği iddiasıyla satılan bitkisel ürünlerin bilinçsiz şekilde kullanılmaması gerektiği konusunda da uyarıda bulunan Çokiçli, özellikle aktarlardan temin edilen ve içeriği kontrolsüz ürünlerin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
Kontrolsüz kullanılan bazı bitkisel ürünlerin karaciğer hasarına, hatta karaciğer yetmezliğine kadar varabilen sorunlara neden olabileceğini ifade eden Çokiçli, takviye veya bitkisel ürünlerin hekim önerisi olmadan kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Erken Tanı İçin Düzenli Takip Önemli
Karaciğer yağlanmasının tespitinde ultrasonun önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çokiçli, gerekli görülen hastalarda FibroScan ve manyetik rezonans gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden de yararlanıldığını aktardı.
Tanı konulan hastaların belirli aralıklarla takip edilmesinin tedaviye verilen yanıtın değerlendirilmesi ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesi açısından önem taşıdığını belirten Çokiçli, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.




