1.513 km² yüzölçümüne sahip ilçe, Bereketli Hilal ile Levant Bölgesinin sınır hattında yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre ilçenin nüfusu 65 bin 208; bunun 33 bin 896’sı erkek, 31 bin 312’si kadın nüfustan oluşuyor.
Fırka-i İslahiyye’den bugüne uzanan bir isim hikâyesi
İslahiye’nin adı, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti tarafından bölgede bozulan asayişi sağlamak amacıyla kurulan Fırka-i İslahiyye ordusundan geliyor. İsyanları bastırmak ve düzeni yeniden tesis etmek üzere kurulan bu birliğin komutanlığına Derviş Paşa, mülki idaresine ise Ahmet Cevdet Paşa atanmıştı. Bölgede birleştirilen aşiret ve yerleşimlerle kurulan kazaya, bu askeri birlikten esinle İslahiye adı verildi.
İlçe, 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması ile çizilen Türkiye-Suriye sınırları sonrası statüsünü netleştirdi. 1933 yılına kadar Osmaniye’ye bağlı kalan İslahiye, coğrafi ve ekonomik bağları nedeniyle aynı yıl Gaziantep’e bağlandı.
Geçiş yolları ve ulaşım avantajı
İslahiye, tarih boyunca Suriye-Anadolu geçiş güzergâhında yer alması nedeniyle stratejik bir önem taşıdı. İstanbul-Halep demiryolu ilçe merkezinden geçerken, Fevzipaşa beldesindeki tren istasyonu ile Türkiye’nin doğu ve batısına demiryolu bağlantısı sağlanıyor. Bu özelliği, ilçeyi hem ticari hem de lojistik açıdan önemli bir merkez haline getiriyor.
Tarımın lokomotifi: İslahiye Biberi dünyaya açılıyor
Akdeniz ikliminin etkili olduğu ilçede tarım önemli bir geçim kaynağı. Özellikle bir marka haline gelen İslahiye Biberi, yurt dışına ihraç edilerek ilçe ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Kırmızı biberin yanı sıra üzüm, pamuk, buğday, şeker pancarı ve soya fasulyesi ilçede öne çıkan tarım ürünleri arasında yer alıyor.

Hititlerden Osmanlı’ya uzanan derin tarih
İslahiye, tarihin en eski dönemlerinden bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. İlçe sınırları içindeki Zincirli Höyük’te bulunan Hitit eserleri, buranın dönemin önemli merkezlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Yine Yesemek Açık Hava Müzesi, Hitit dönemine ait taş ocağı ve heykel atölyesi kalıntılarıyla Anadolu arkeolojisinin en özgün alanları arasında yer alıyor. İlçe genelinde tespit edilen 60’tan fazla höyük, bölgedeki yoğun tarihsel yerleşimin kanıtı niteliğinde.
Bizans döneminde sınır hattı olan İslahiye, İslam ordularının Antakya’yı almasının ardından uzun süre İslam-Bizans sınır bölgesi olarak kullanıldı. Yavuz Sultan Selim döneminde, 1516 Mercidabık Savaşı sonrasında Osmanlı topraklarına katıldı.
Doğa, yaylalar ve enerji yatırımları
Denizden 518 metre yükseklikte bulunan ilçe, Hatay-Kahramanmaraş fay hattı üzerinde yer alması nedeniyle 1. derece deprem kuşağında bulunuyor. İklim özellikleri bakımından Akdeniz ve karasal iklim arasında geçiş gösteren İslahiye’de doğal bitki örtüsü alçak kesimlerde maki, yükseklerde ise iğne yapraklı ormanlardan oluşuyor.
Yaz aylarında serinliğiyle öne çıkan Huzurlu (Hızırlı), Karagöz ve Koçcağız yaylaları, özellikle Nur Dağları üzerinde yayla turizmi potansiyeli taşıyor. Son yıllarda ilçenin dağlık kesimlerinde kurulan rüzgâr enerji santralleri, yenilenebilir enerji alanında yeni bir dönemin işaretini veriyor. İlçe sınırları içindeki Tahta Köprü Sulama Barajı da tarımsal üretimi destekleyen önemli yatırımlar arasında yer alıyor.
İslahiye’nin kültürel mirası
İlçede Tilmen Höyük, Zincirli (Samal) Höyük, Yesemek Açık Hava Müzesi ve Heykel Atölyesi, Taşlıgeçit ve Huzurlu Yaylası, hem kültür hem de inanç ve doğa turizmi açısından öne çıkan başlıca alanlar arasında bulunuyor.
Tarihsel derinliği, tarımsal üretimi, ulaşım avantajı ve doğal zenginlikleriyle İslahiye, Gaziantep’in sadece batı kapısı değil; aynı zamanda geçmiş ile geleceği buluşturan önemli ilçelerinden biri olmayı sürdürüyor.





