Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen bu rahatsızlık, uzun yıllar boyunca hiçbir belirti vermeden ilerleyerek ilk kez ciddi bir kırıkla ortaya çıkabiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Şirin Atlığ, özellikle hareketsiz yaşam tarzı, yetersiz beslenme ve D vitamini eksikliğinin kemik sağlığını tehdit eden en önemli faktörler arasında yer aldığını belirtti.
Gelecekteki Kemik Sağlığı Gençlik Yıllarında Şekilleniyor
Kemik kütlesinin en yüksek seviyeye genç erişkinlik döneminde ulaştığına dikkat çeken Dr. Şirin Atlığ, çocukluk ve gençlik yıllarındaki beslenme ile fiziksel aktivitenin kritik rol oynadığını vurguladı. Genetik faktörlerin yanı sıra yeterli kalsiyum, protein ve D vitamini alımı ile düzenli egzersiz alışkanlığı, ilerleyen yaşlardaki kemik sağlığını doğrudan etkiliyor.
Hareketsiz Yaşam Kırık Riskini Artırıyor
Kemik dokusunun üzerine yük binen aktivitelere olumlu yanıt verdiğini belirten uzmanlar; yürüyüş, direnç egzersizleri ve ağırlık taşıyan faaliyetlerin kemik ve kas gücünü koruduğunu ifade ediyor. Menopoz sonrası azalan östrojen hormonunun kemik kaybını hızlandırdığına değinen Dr. Atlığ; sigara, alkol kullanımı, düşük vücut ağırlığı ve ailede kemik erimesi öyküsünün de risk faktörleri arasında yer aldığını kaydetti.
Bilinçsiz Takviye Kullanımına ve Rastgele Egzersize Dikkat
D vitamini ve kalsiyum takviyelerinin mutlaka doktor kontrolünde alınması gerektiği vurgulandı. İp atlama gibi yüksek darbeli egzersizlerin gençler için faydalı olduğunu fakat kemik erimesi hastalarında kırık riskini artırabileceğini belirten Dr. Atlığ, egzersiz programlarının kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi. Özellikle menopoz sonrası kadınların kemik mineral yoğunluğu ölçümlerini aksatmaması, erken tanı ve doğru tedavi ile kırık riskinin önüne geçilmesi açısından hayati önem taşıyor.



