Tam emin olmamakla birlikte yıl yanılmıyorsam 2003’tü. O yıllarda motosikletlerin trafikteki artışını dikkate alan Gaziantep Valiliği, şehir merkezindeki Gazimuhtar Paşa, Ali Fuat Cebesoy, Kıbrıs ve İstasyon caddelerini motosiklet trafiğine kapatmıştı. Ancak başta motosiklet kullanıcıları olmak üzere bazı kesimlerden gelen yoğun tepkilerin ardından pilot uygulamadan vazgeçilmişti.
O günden bugüne yaklaşık 23 yıl geçti. Gaziantep’te motosiklet sayısı adeta çığ gibi büyüdü. Gelinen noktada, 2025 yılı itibarıyla TÜİK’in istatistikleri her şeyi ortaya koyuyor. Gaziantep’te trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı 225 bin 122 adede ulaştı. Bu rakamla motosikletler, kentteki toplam motorlu kara taşıtları içerisinde otomobillerden sonra en fazla bulunan ikinci araç grubu konumunda. Şehirdeki toplam motorlu araç sayısı ise 759 bin 727 civarında seyrediyor.
Rakamlar gösteriyor ki Gaziantep’te her üç araçtan biri motosiklet. Elbette bu artışın en önemli nedenlerinden biri de her geçen gün sayıları çoğalan moto kuryeler.
Uzağa gitmeye gerek yok. Sadece bu hafta yaşanan motosiklet kazalarını hatırlayalım.
5 Haziran’da kırmızı ışık ihlali yapan iki motosikletten biri, yolda seyreden bir otomobille kafa kafaya çarpıştı. Motosiklet sürücüsü ağır yaralanırken, diğer motosiklette bulunan iki kişi ise kazadan saniyelerle kurtuldu.
Bir gün sonra bu kez Mezarlık Kavşağı’nda aşırı hız yapan ve ani şerit değiştiren bir motosiklet duvara çarptı. Kazada motosiklette bulunan bir kişi hayatını kaybederken, bir kişi de ağır yaralandı.
Yine aynı günlerde trafikte seyir halindeyken motosiklet üzerinde akrobatik hareketler yapan iki kişi kameralara yansıdı.
Diyeceğim o ki; trafikteyseniz motosiklet tehlikesine karşı dikkatli olun. Çünkü motosikletlerin nereden çıkacağı çoğu zaman belli olmuyor. Yolda seyrederken bırakın ani şerit değiştirmeyi, en küçük bir manevrada bile yanı başınızda bir anda beliren motosikletle çarpışma riski oldukça yüksek.
Ya da sağa yanaşıp aracınızı park edeceksiniz. Arkanıza baktınız, otomobil gelmiyor. Yine de dikkatli olun. Çünkü bir saniye önce aynada görmediğiniz motosiklet, kapınızı açtığınız anda size çarpabilir.
İş artık öyle bir noktaya geldi ki trafikte seyir halindeyken sürekli sağdan ve soldan motosiklet geliyor mu diye kontrol etmek zorunda kalıyoruz.
Egzoz susturucusunu çıkarıp gürültü kirliliği oluşturanlar da var, özellikle gece saatlerinde ıssız caddelerde yarış yaparak hem kendi canını hem de başkalarının hayatını tehlikeye atanlar da…
İşte bu nedenle ben bu duruma “motosiklet terörü” diyorum. Bunu söylediğim için motosiklet kullanıcıları bana kızabilir ancak sahadaki tablo maalesef bunu gösteriyor. Kask takmayan, nereden çıkacağı belli olmadan trafikte ilerleyen, şerit ihlali yapan ve kırmızı ışıkta geçen motosiklet sürücüleri her türlü kazaya davetiye çıkarıyor.
Elbette trafik kurallarına eksiksiz uyan, örnek davranış sergileyen motosiklet sürücüleri de var. Ancak ne yazık ki istisnalar genel tabloyu değiştirmiyor. Trafikte ciddi risk oluşturan motosiklet kullanıcılarının sayısı azımsanacak gibi değil.
Mevcut yasalar da maalesef bu sorunun önüne geçmekte yetersiz kalıyor. Ehliyetini alan ve kaskını takan herkes, diğer araç sürücüleriyle aynı şekilde trafikte yer alabiliyor.
Hakkını teslim etmek gerekir; Gaziantep Emniyeti kentin birçok noktasında motosikletlere yönelik kask ve ehliyet denetimlerini sık sık gerçekleştiriyor. Ancak daha önce de söylediğim gibi, mevcut mevzuat motosiklet kaynaklı trafik risklerini tamamen ortadan kaldırabilecek güçte değil.
Durum böyleyse UKOME’nin de motosikletlerle ilgili yeni düzenlemeler üzerinde çalışması gerekiyor.
Ne yaparlar, nasıl bir karar alırlar, hangi uygulamaları hayata geçirirler bilemem. Ancak Gaziantep’in ulaşım politikalarına yön verenlerin bu mesele üzerinde ciddi şekilde kafa yorması ve çözüm üretmesi gerektiği açık.
Mesela aklıma gelen bir öneri şu: Gaziantep’te kilometrelerce uzunlukta bisiklet yolu bulunuyor. Ancak bu yolların ne kadar etkin kullanıldığı tartışmalı. Belki de yeni dönemde, güvenlik ve trafik düzeni açısından bazı güzergâhlarda motosikletlere özel şeritler veya yollar oluşturulması değerlendirilebilir. Böylece hem motosiklet sürücüleri için daha güvenli bir ulaşım imkânı sağlanır hem de diğer araç sürücülerinin yaşadığı riskler azaltılabilir.
Çünkü görünen o ki motosikletler artık Gaziantep trafiğinin geçici değil, kalıcı bir gerçeği. Bu gerçeği görmezden gelmek yerine doğru planlama ve etkili düzenlemelerle yönetmek, hem sürücülerin hem de yayaların can güvenliği açısından kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir.