Uzman Dr. Ayşe Yener Güçlü, genç yaşta edinilen düzenli yürüyüş alışkanlığının kemik mineral yoğunluğunu artırarak ilerleyen yaşlarda osteoporoz ve kırık riskini azaltabileceğini belirtti. Güçlü, yürüyüşün eklem kıkırdağının beslenmesini destekleyerek kireçlenme riskinin azaltılmasına da katkı sağladığını ifade etti.
Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, 3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında yürüyüşün sağlığa etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Düzenli tempolu yürüyüşün kalp ve damar sağlığından kan şekeri kontrolüne kadar birçok alanda fayda sağladığını belirten Güçlü, haftada en az 150 dakika orta şiddette yürüyüşün kalp krizi ve inme riskini belirgin şekilde azalttığını söyledi.
Yürüyüşün kalp kasını güçlendirdiğini, damar esnekliğini artırdığını ve kan basıncını dengelediğini belirten Güçlü, kötü kolesterol olarak bilinen LDL'nin düşmesine, iyi kolesterol HDL'nin ise yükselmesine katkı sağladığını ifade etti.
Yürüyüşün insülin duyarlılığını artırarak tip 2 diyabet riskini düşürdüğünü kaydeden Güçlü, düzenli fiziksel aktivitenin kilo kontrolüne de katkı sunduğunu belirtti. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın azalmasına ve metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olduğunu söyledi.
“Uyku kalitesini yükseltir, zihinsel berraklığı destekler”
Yürüyüşün ruh sağlığı üzerinde de etkili olduğunu belirten Güçlü, yürüyüşün endorfin salınımını artırarak stres, anksiyete ve depresyon belirtilerinin azalmasına katkı sağladığını ifade etti.
Güçlü, yürüyüşün uyku kalitesini yükselttiğini, zihinsel berraklık ve hafızayı desteklediğini, orta tempolu yürüyüşün bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve inflamasyonu azalttığını söyledi. Yürüyüşün sindirim sistemini düzenleyerek kabızlığın önlenmesine de yardımcı olduğunu belirtti.

Genç yaşta başlayan yürüyüş kemik sağlığını destekliyor
Ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde düzenli yürüyüşün kemik mineral yoğunluğunu artırdığını belirten Güçlü, yetişkinlikteki kemik kütlesinin önemli bölümünün bu dönemde kazanıldığını ifade etti.
Güçlü, genç yaşta kazanılan kemik rezervinin ilerleyen yaşlarda osteoporoz ve kırık riskini düşürdüğünü, yürüyüşün aynı zamanda eklem kıkırdağının beslenmesini destekleyerek uzun vadede kireçlenme riskini azaltabileceğini söyledi.
Erken yaşta kazanılan kas gücü ve denge becerisinin yaşlanma sürecinde kas kaybını yavaşlatabileceğini belirten Güçlü, bunun ileri yaşlarda düşme riskinin azalmasına ve günlük yaşam aktivitelerinin daha rahat sürdürülmesine katkı sağlayacağını kaydetti.
Ağrılı eklemlerde zemin ve tempo önemli
Yürüyüşün diz, kalça ve ayak bileği eklemlerinin hareket açıklığının korunmasına yardımcı olduğunu belirten Güçlü, eklem sertliği ve sabah tutukluğunun azaltılabileceğini ifade etti.
Özellikle ileri kireçlenme, menisküs veya bağ yaralanması gibi ağrılı eklem sorunlarında düz zeminin tercih edilmesi gerektiğini belirten Güçlü, aşırı tempo ve eğimli, zorlu zeminlerden kaçınılması uyarısında bulundu.
Uygun ayakkabı kullanımının önemine dikkat çeken Güçlü, gerekirse yürüyüşe hekim kontrolünde başlanması gerektiğini belirterek, çoğu durumda eklemi tamamen dinlendirmek yerine doğru şekilde hareket etmenin daha faydalı olduğunu söyledi.
“Günde 3 kez 10 dakikalık yürüyüş de yapılabilir”
Yetişkinlere haftanın çoğu günü en az 30 dakika orta tempolu yürüyüş öneren Güçlü, yürüyüşe yeni başlayanların bu süreyi gün içerisinde üç ayrı 10 dakikalık seans şeklinde de tamamlayabileceğini belirtti.
Mümkünse açık havada ve yeşil alanlarda yürüyüş yapılmasını öneren Güçlü, kronik hastalığı, eklem protezi veya ciddi ağrısı bulunan kişilerin yürüyüşe başlamadan önce hekimlerine danışmaları gerektiğini söyledi.




