Op. Dr. Timur Uğurlu, menopoz döneminde ortaya çıkabilecek bedensel ve ruhsal değişikliklere ilişkin bilgi verirken, özellikle erken menopozun çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlar açısından önem taşıdığını söyledi.

Menopoz, kadınlarda adet dönemlerinin sona erdiği doğal bir yaşam evresi olarak kabul ediliyor. Genellikle 45-55 yaş arasında görülen menopoz; bazı kadınlarda genetik nedenler, yumurtalık veya rahmin alınması ya da bazı kanser tedavileri nedeniyle daha erken yaşlarda başlayabiliyor.

Op. Dr. Timur Uğurlu, menopozun yaşlanmanın başlangıcı ya da tedavisi mümkün olmayan bir dönem olarak görülmemesi gerektiğini belirterek kadınların bu süreçte hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarına dikkat etmeleri gerektiğini ifade etti.

Erken menopoz nedir?

Uğurlu, Türkiye'de ortalama menopoz yaşının 47-49 arasında olduğunu belirterek, 40 yaşından önce başlayan menopozun "prematür menopoz", 45 yaşından önce başlayan menopozun ise "erken menopoz" olarak adlandırıldığını söyledi.

Erken menopozun özellikle henüz çocuk sahibi olma planını gerçekleştirmemiş kadınlar açısından önem taşıdığını belirten Uğurlu, son yıllarda çocuk sahibi olma yaşının 40'lı yaşlara kadar yükseldiğine dikkat çekti.

Menopozun belirtileri neler?

Magnezyum sabah mı akşam mı alınmalı?
Magnezyum sabah mı akşam mı alınmalı?
İçeriği Görüntüle

Menopoz döneminde görülebilecek belirtiler arasında adet düzensizliği ve adetlerin tamamen kesilmesi, ateş basması ve terleme yer alıyor.

Bunun yanı sıra genital kuruluk, birliktelik sırasında ağrı veya kanama, gece terlemelerine bağlı uyku sorunları, gün içinde yorgunluk ve sinirlilik, kalp çarpıntısı, baş ağrısı ve migren, kas ve eklem ağrıları da menopoz döneminde görülebiliyor.

Uğurlu, bu süreçte vücut şeklinde değişiklik ve kilo artışı, ciltte kuruluk ve kaşıntı ile tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının da ortaya çıkabileceğini belirtti.

Kalp ve kemik sağlığına dikkat

Menopozla birlikte östrojen hormonundaki azalmanın uzun vadede bazı sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Uğurlu, bunların başında kemik erimesinin geldiğini söyledi.

Östrojen eksikliğinin kalp ve beyni besleyen damarlarda daralma ve tıkanma riskini artırabileceğini belirten Uğurlu, menopoz sonrasında kolesterol ve trigliserid seviyelerinde de olumsuz değişiklikler görülebileceğini ifade etti. Bu değişikliklerin kalp krizi ve inme riskini artırabileceğine dikkat çekti.

Ruhsal değişiklikler görülebiliyor

Menopoz döneminde hormonal değişikliklere bağlı olarak ruhsal sorunların da ortaya çıkabileceğini belirten Uğurlu, özellikle sürece hazırlıksız giren ve yeterli danışmanlık almayan kadınlarda depresyona kadar ilerleyebilen sorunlar yaşanabileceğini söyledi.

İçe kapanma, ağlama atakları, çabuk sinirlenme, yorgunluk, cinsel isteksizlik, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık bu dönemde görülebilen ruhsal değişiklikler arasında sıralandı.

Uğurlu, menopoz dönemindeki kadınların ayrıntılı aile öyküsünün alınması ve hormon tedavisine engel oluşturabilecek durumların değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Jinekolojik muayenenin yanı sıra rahim ve yumurtalıkların ultrasonla değerlendirilmesi, smear, kan ve yağ değerleri testleri ile karaciğer, tiroid, kalp ve böbrek fonksiyonlarının incelenmesi gerektiğini ifade etti. Meme ve kemik sağlığına yönelik kontrollerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tedavi kişiye göre belirlenmeli

Menopoz tedavisinin yalnızca ilaç kullanımından ibaret olmadığını vurgulayan Uğurlu, tedavinin kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Menopoz sürecinde hormon tedavileri, kemik erimesine yönelik tedaviler, düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve psikolojik desteğin birlikte değerlendirilebileceğini belirten Uğurlu, hangi tedavi yönteminin uygulanacağına kapsamlı bir değerlendirme sonrasında hasta ile birlikte karar verilmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: İHA