Gaziantep'in tarih kokan yerleşimi; Bey Mahallesi, tarihe tanıklık eden dar sokakları, kesme taştan yapılmış konaklarıyla kente gelenleri farklı bir yolculuğa çıkarıyor. Adını 1587 yılında civarda bulunan Bey Camii’nden alan Bey Mahallesi “Atatürk Evi","Hasan Süzer Etnografya Müzesi" Oyun ve Oyuncak Müzesi", Ali İhsan Göğüş Müzesi" dışında çok sayıda tematik restoran. Kafe ve butik otelleri ile ziyaretçilerini geçmişten günümüze yolculuğa çıkarıyor.
Gaziantep’in En Eski Mahallelerinden Biri
Arşiv belgelerinde ve çeşitli yayınlarda Bey mahallesinde yerleşimin Memluklular döneminde, yani 13. yüzyılın ortalarında başladığı belirtilmekte. Bu mahallenin ilk yerleşimcilerinin kente o dönemde veya daha önce gelen Müslüman Türkmenler olduğunu yine bu kaynaklardan anlıyoruz. Ayrıca mahalle yakınlarında Memluk döneminde inşa edilen Eyüboğlu Camisi’nin varlığı bu kaynakları doğrulamaktadır. 18. yüzyılın ortalarına kadar mahalle sakinlerinin neredeyse tamamının Müslümanlardan oluştuğunu Şer-i Mahkeme sicillerinde görüyoruz. 1740 yılına kadar kentin doğusunda yaşayan Ermenilerin, kentin batısına göç etmesiyle mahallenin etnik ve dini kimliği değişmeye başladığını ve zamanla mahalle nüfusunun neredeyse tamamının Ermenilerden oluştuğu, Tahrir Defterleri ve Şer-i Sicil kayıtlarında görülmektedir. 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ilk on beş yılına kadar Bey Mahallesinde üst gelir grubuna dahil Ermenilerin yaşadığı, Ermenice kaynaklarda anlatılmakta ve o dönemde mahalledeki toplam hane sayısının ise 45-50 civarı olduğu yine aynı kaynaklarda belirtilmektedir. O dönemde mahallede yaşayan ailelerin neredeyse hepsinin evlerinde piyano, org gibi çeşitli müzik aletleri olduğu, akşamları sokaklarında bu müzik aletlerinin seslerinin yankılandığını belirten kaynaklar göz önüne alındığında, mahallede sakinlerinin gelir durumu ve yaşam zevki hakkında da fikir sahibi olabiliriz.
Mahallenin Terk Ediliş Süreci Başladı
70’li yılların sonuna kadar bu mahallede yaşayan dönem zenginlerinin, apartmanlara taşınmasıyla mahalle orta ve alt gelir grubundan ailelerin yaşadığı bir alana dönüştü. 90’lı yılların başından itibaren onların da başka semtlere taşınmasıyla mahalle neredeyse tamamen boşaldı ve kaderine terk edilen konaklar, evsizlere, bağımlılara mekan oldu. Suriye iç savaşının başlamasıyla birlikte mahalledeki bu boş evler, sahipleri tarafından sığınmacı ailelere kiralandı.
Dönüşüm KUDEB ile Başladı
2007 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Koruma Uygulama Denetim Bürosu (KUDEB) öncülüğünde başlatılan Sokak Sağlıklaştırma Projesi ile yeniden hayat buldu. Günümüzde kafe ve butik otel olarak kullanılan kimi evler şehre gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Aynı zamanda şehirde yaşayan gençler ve üniversite öğrencilerinin de ilgi odağı halinde. Kafe ve butik otel dışında kalan bütün binalarda hala Suriyeli sığınmacılar yaşamakta.