Yüzlerce yıllık tarihi, çok kültürlü yapısı ve zengin mutfağıyla Gaziantep, UNESCO tarafından koruma altına alınan kültürel miraslarıyla dünya sahnesinde yerini sağlamlaştırıyor. 20’den fazla medeniyete ev sahipliği yapan Gazi şehir, hem somut hem de somut olmayan kültürel değerleriyle yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da en önemli kültürel merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Gaziantep’te Parkta Kanlı Saldırı!
Gaziantep’te Parkta Kanlı Saldırı!
İçeriği Görüntüle

Gaziantep’te UNESCO Koruması Altındaki Kültürel Değerler

Gaziantep, 2015 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilerek Türkiye’nin bu alandaki ilk şehri oldu. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in girişimleriyle yürütülen çalışmalar sonucunda alınan bu karar, kentin mutfak kültürünün uluslararası düzeyde tescillenmesini sağladı.

İpek Yolu üzerinde bulunan ve farklı kültürlerin etkileşimiyle zenginleşen Gaziantep mutfağı, bugün 475’in üzerinde yemek çeşidiyle tanınıyor. Türkiye’de en fazla coğrafi işaretli ürüne sahip şehir olan Gaziantep’te 100’den fazla tescilli lezzet bulunuyor. Bunların başında AB tarafından tescillenen ilk Türk ürünü olan Antep baklavası geliyor. Antep fıstığı, beyran, yuvarlama, firik pilavı, katmer, menengiç kahvesi gibi birçok ürün de coğrafi işaretle koruma altında.

Gazi̇antep Yemek

Kasteller ve Livaslar

Gaziantep’in bir diğer önemli kültürel değeri ise kentin altından geçen ve yerel yaşamın bir parçası olan kasteller ve livaslar. 13–16. yüzyıllarda inşa edilen bu yeraltı su yapıları, merdivenlerle inilen bölümlerinde tuvalet, abdest alma, çamaşır yıkama ve dinlenme alanlarıyla dikkat çekiyor.

Pişirici Kasteli-1

Bugün sadece altı tanesi varlığını koruyan kasteller (İhsan Bey, Pişirici, İmam-ı Gazali, Şeyh Fethullah, Ahmet Çelebi ve Kozluca) 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.

Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi

İslahiye ilçesinde yer alan Yesemek Ören Yeri, Yakın Doğu’nun en büyük taş ocağı ve heykel işleme atölyesi olarak biliniyor. M.Ö. 14. yüzyılda Hitit Kralı I. Şuppiluliuma döneminde faaliyete geçen atölyede, 300’ün üzerinde heykel ve kabartma gün yüzüne çıkarıldı.

Kapı aslanları, sfenksler, kanatlı aslanlar ve tanrı kabartmalarının bulunduğu alan, 2005 yılında açık hava müzesine dönüştürüldü. 2012’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Yesemek, antik dönemin en büyük heykel okulu olma özelliğini taşıyor.

Yesemek Açık Hava Müzesi3

Zeugma Arkeolojik Alanı

Gaziantep’in en bilinen miraslarından biri de Zeugma Antik Kenti. Fırat Nehri kıyısında kurulan ve eşsiz mozaikleriyle dünyaca tanınan kent, 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girdi.

Kalıcı listeye alınması için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle çalışmalar devam ediyor. Yönetim planı oluşturulurken kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yerel halkın da katkısı alınıyor.

Zeugma Antik Kent.1

Gaziantep'te Kültürel Mirasın Evrensele Yolculuğu

Gaziantep, gastronomiden arkeolojiye, su mimarisinden heykel sanatına uzanan zengin mirasıyla UNESCO’nun koruması altında. Bu değerler, yalnızca geçmişin izlerini bugüne taşımakla kalmıyor, aynı zamanda şehrin kültürel kimliğini geleceğe aktarıyor. UNESCO’nun sağladığı bu uluslararası tanınırlık, Gaziantep’in evrensel kültürel miras içindeki yerini daha da güçlendiriyor.

Kaynak: Tülay Kara