Gaziantep’in tarihi ve kültürel mozaiğinin en önemli parçalarından biri olan ve yerel halk arasında "Yahudi Mahallesi" olarak bilinen bölgedeki tarihi Havra (Sinagog), restorasyonun ardından yeniden şehre kazandırıldı. Bir dönem çatısı tamamen çökmüş, duvarları yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olan bu tarihi yapı, gerçekleştirilen kapsamlı çalışmalarla kentin inanç turizmine ve kültürel mirasına yeniden dahil edildi.
Halep Salnamelerindeki 138 Yıllık Miras
Eldeki tarihi kayıtlar ve Halep Salnameleri incelendiğinde, Havra’nın ilk yapılış tarihinin 1886 olduğu görülüyor. Osmanlı döneminde kentin küçük bir bölümünü oluşturan Musevi cemaati için inşa edilen bu ibadethane, Gaziantep’in hoşgörü ve bir arada yaşama kültürünün somut bir simgesi olarak kabul ediliyor. Kent merkezindeki Düğmeci Mahallesi’nde, doğusu ve batısı yollarla çevrili stratejik bir parselde yer alan yapı, yüzyılı aşkın bir tarihe tanıklık ediyor.

Harabeden İhtişama: Mimari Detaylar Korundu
Restorasyon öncesinde kullanılamaz durumda olan yapıda; üç nefli ve galerili mimari doku, yan duvarlar ve ayakta kalan birkaç orta kemer aslına uygun şekilde güçlendirildi. Tamamen yok olan çatısı, özgün mimari yapısına sadık kalınarak yeniden inşa edildi. Yapı kompleksinin güneyinde yer alan ibadet salonları ile kuzeydeki iki katlı lojman bölümü, aslına uygun malzemelerle restore edilerek yapının mimari bütünlüğü sağlandı.
İnanç Turizmine Büyük Katkı
Gaziantep’in sadece gastronomiyle değil, aynı zamanda köklü inanç tarihiyle de anılmasını hedefleyen proje kapsamında ayağa kaldırılan sinagog, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri olmaya aday. Şehrin kültürel zenginliğini yansıtan bu restorasyon başarısı, Gaziantep’in kadim mahalle kültürünü ve tarihsel kimliğini koruma noktasındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.




