Gaziantep’in Nizip ilçesinde, Fırat Nehri’nin kıyısındaki yedi tepe üzerinde kurulu olan Belkıs/Zeugma Antik Kenti, binlerce yıllık uykusundan uyanarak dünya mirasına yön vermeye devam ediyor. M.Ö. 300 yılında Selevkos Nikator I tarafından kurulan ve Roma döneminde "geçit" anlamına gelen "Zeugma" ismiyle anılan kent, tarihi İpek Yolu’nun en kritik duraklarından biri olma özelliğini koruyor. Günümüzde bir bölümü Birecik Barajı suları altında kalsa da toprak üstünde bekleyen muazzam hazineler, arkeoloji dünyasının iştahını kabartıyor.

Ticaretin ve Diplomasinin Kalbi: 100 Bin Mühür Baskısı

Zeugma, antik dönemde sadece bir yerleşim yeri değil, doğu ile batıyı birbirine bağlayan devasa bir gümrük ve ticaret merkeziydi. Arşiv odasında yapılan kazılarda ele geçen ve 100 binin üzerindeki mühür baskısı (bulla), kentin haberleşme ve ticaretteki küresel önemini kanıtlayarak bir dünya rekoruna imza attı. Uzak Doğu’dan gelen ipek ve baharat balyaları, bu mühürlerle tescillenerek Zeugma agorasında tüccarlara sunulurken; kent aynı zamanda 6 bin askerden oluşan IV. Lejyon’a ev sahipliği yaparak Roma’nın doğu sınırındaki stratejik kalesi konumundaydı.

Asırlık El Yazmaları Gaziantep Mevlevihanesi'nde
Asırlık El Yazmaları Gaziantep Mevlevihanesi'nde
İçeriği Görüntüle

Fırat Manzaralı Teraslar ve Mozaik Sanatının Zirvesi

Kentin zenginliği, Fırat Nehri’ne nazır inşa edilen görkemli villalarda hayat buldu. Bu villaların tabanlarını süsleyen ve bugün dünyanın en önemli koleksiyonları arasında gösterilen mozaikler, Roma sanatının doruk noktasını temsil ediyor. Samsatlı Zosimos gibi ünlü ustaların imzasını taşıyan; Poseidon, Euphrates ve meşhur Mars heykeli gibi buluntular, Zeugma’nın kendine özgü bir heykel ve mozaik ekolü oluşturduğunu gösteriyor. Doğadan toplanan nehir taşlarıyla (tessera) işlenen mitolojik sahneler, binlerce yıl sonra bile canlılığını koruyan renkleriyle görenleri büyülemeye devam ediyor.

Sular Altındaki Mücadele ve Kurtarma Kazıları

1987 yılında başlayan ve Birecik Barajı’nın su tutmasıyla hız kazanan kurtarma kazıları, Türk ve uluslararası arkeologların zamanla yarışına sahne oldu. Arkeolog Mehmet Önal başkanlığında yürütülen yoğun çalışmalar sayesinde, A bölgesi sular altında kalmadan önce Poseidon ve Euphrates villaları gibi paha biçilemez yapılar belgelenerek müzeye taşındı. Günümüzde kentin yaklaşık dörtte birlik bölümü sular altında olsa da B bölgesindeki tiyatro, hamam, agora ve tapınak gibi anıtsal yapılar 3-4 metre toprağın altında gün ışığına çıkarılacağı günü bekliyor.

Geleceğin Vizyonu: Açık Hava Müzesi

Gaziantep Valiliği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde devam eden çalışmalar, Zeugma’yı sadece bir kazı alanı değil, yaşayan bir "Açık Hava Müzesi" haline getirmeyi hedefliyor. Dionysos ve Danae villalarındaki restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla ziyaretçiler, mozaikleri orijinal mekanlarında görme imkanı bulacak. 2005 yılından bu yana Doç. Dr. Kutalmış Görkay başkanlığında yürütülen bilimsel kazılar, bölgenin turizm kaderini değiştirmeye aday görünüyor.

Kaynak: Haber Merkezi