Kentteki değerlendirmelerde Nurdağı ve İslahiye, aktif faylara yakınlıkları ve bazı bölgelerdeki alüvyon zemin özellikleri nedeniyle öne çıkarken, Şahinbey’in bazı kesimleri daha sağlam zemin yapısıyla dikkat çekiyor.
Ancak uzmanların da vurguladığı gibi deprem güvenliğini yalnızca ilçe adı üzerinden değerlendirmek mümkün değil. Aynı ilçe içerisinde dahi zemin özellikleri mahalleden mahalleye değişebilirken, bir yapının deprem karşısındaki performansında binanın yaşı, taşıyıcı sistemi, mühendislik hizmeti ve yönetmeliğe uygunluğu belirleyici oluyor.
Nurdağı ve İslahiye’de risk yüksek
Gaziantep’in 6 Şubat depremlerinden en fazla etkilenen ilçeleri arasında bulunan Nurdağı ve İslahiye, fay sistemlerine yakınlıkları nedeniyle sismik risk açısından dikkat çeken bölgelerin başında geliyor.
Nurdağı’nda bazı yerleşim alanlarındaki alüvyon zeminler, deprem dalgalarının büyütülmesi açısından önem taşıyor. İslahiye’de ise ova kesimlerindeki gevşek zemin yapısı ve yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu alanlar nedeniyle zemin davranışının yapılaşma öncesinde ayrıntılı olarak incelenmesi gerekiyor.
Bu nedenle her iki ilçede de yeni yapılaşmalarda parsel bazlı zemin etütlerinin yapılması ve yapıların belirlenen zemin koşullarına uygun mühendislik çözümleriyle projelendirilmesi büyük önem taşıyor.
Şahinbey’de sağlam zeminli bölgeler öne çıkıyor
Kent merkezinde ise Şahinbey’in bazı bölgeleri daha sağlam zemin özellikleriyle öne çıkıyor. Buna karşılık ilçenin tamamını “depreme dayanıklı” olarak tanımlamak doğru bir yaklaşım değil. Yapı güvenliği, zeminin yanı sıra binanın teknik özellikleriyle birlikte değerlendirilmek zorunda.
Araban, Yavuzeli ve Karkamış da aktarılan değerlendirmelerde sismik açıdan görece daha düşük riskli ilçeler arasında gösteriliyor.
Şehitkamil’de mahalleye göre tablo değişiyor
Şehitkamil’de ise tek tip bir zemin yapısından söz etmek mümkün değil. İlçenin bazı bölgelerinde daha sağlam zeminler bulunurken, vadi tabanları, dere yataklarına yakın kesimler ve alüvyon zeminlerin bulunduğu alanlarda farklı riskler ortaya çıkabiliyor.
Nizip de aktarılan değerlendirmelerde orta risk grubunda gösterilirken, burada da yerel zemin koşulları ve yapı stokunun özellikleri önem taşıyor.
Sadece ilçeye bakarak karar vermek doğru değil
Deprem açısından “en güvenli” veya “en riskli” ilçe sıralaması tek başına bir binanın güvenli olup olmadığını göstermiyor. Sağlam zeminde bulunan mühendislik hizmeti yetersiz bir yapı risk taşıyabileceği gibi, daha zayıf zeminde doğru zemin etüdü ve uygun mühendislik çözümleriyle inşa edilen yapıların performansı farklı olabiliyor.
Bu nedenle Gaziantep’te deprem güvenliği açısından bina bazında inceleme, zemin etüdü, mevcut yapı stokunun performansının belirlenmesi ve mikro bölgeleme çalışmalarının önemi öne çıkıyor.




