Gaziantep’te fıstık sezonunda düşük rekolte ve artan üretim maliyetleri üreticiyi zor durumda bırakırken, piyasada beklenen fiyat hareketliliği de yaşanmadı. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube eski Başkanı Abdülkadir Deniz, Nizip bölgesinde rekoltenin normal yılların yaklaşık yüzde 5'i seviyesinde kaldığını söylerken, Ziraat Mühendisi Cindo Bozkaya, düşük rekoltenin yanı sıra üretim maliyetlerindeki artışın da çiftçinin yükünü artırdığını belirtti.
Deniz, “İthalat piyasayı alt üst etti. Bir de Nizip'te birkaç tane büyük tüccarın üreticiyi dolandırarak kaçması piyasayı perişan etti. Girdilerin hepsi artmasına rağmen ürün fiyatları düşüyor.” derken Bozkaya, “Geçen sene bu dönemde 780'e, 790'a satılan fıstık, 650 ile 730 TL arasında değişiyor. Girdi maliyetleri çok yüksek, ürün çok düşük fiyata gidiyor. Sadece bu işle uğraşan çiftçilerimizin maalesef ağaçlarına bakmakta da zorluk çekeceğini düşünüyorum. Defalarca söylüyoruz; devletin bir şekilde el atması gerekiyor.” şeklinde çağrıda bulundu.
Nizip’te Rekolte Yüzde 5’e Kadar Düştü

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube eski Başkanı Abdülkadir Deniz, Nizip’te hasadın son derece düşük kaldığını ve elde edilen ürünün büyük bölümünün boz olarak toplandığını belirtti. Deniz, “Fıstıkta hasılat çok azdı. Ben Nizip için konuşuyorum. Yani yüzde 5-10 civarında bir hasılat vardı. Onun da yüzde 90'ı boz olarak kırıldı zaten. Çok az bir kısmını yaş, tablalık satmak için bıraktılar. İnsanlar yaş satmak için, biraz da umutla bıraktılar. Fiyat başta biraz yüksek gidiyordu. Kırmızı yaş toplamaya bıraktılar. Onun haricinde, olanın da yüzde 95'i boz olarak kırıldı.”
Nizip’teki üretimin normal yıllarla kıyaslandığında çok ciddi oranda gerilediğini vurgulayan Deniz, “Rekolte, geçen yılın yaklaşık yüzde 5-10'u seviyesinde. Normal yıllardaki rekolteyle kıyasladığımızda ise Nizip bölgesinde bu yıl ancak yüzde 5 civarında bir fıstık var.”
Kimse Kimseye Mal Satamıyor
Ürün azlığına rağmen piyasada beklenen fiyat hareketliliğinin oluşmadığını ifade eden Deniz, ithalatın yanı sıra Nizip’te yaşanan ticari sorunların da piyasadaki güven ortamını olumsuz etkilediğini söyledi. Deniz, “Fiyatlar değişmedi. İthalat piyasayı alt üst etti. Bir de Nizip'te birkaç tane büyük tüccarın üreticiyi dolandırarak kaçması piyasayı perişan etti. Kimse kimseye mal satamıyor. Korkuyorlar. İnsanlarda aşırı bir güvensizlik oluşmaya başladı. Fıstık hali pazar günü gibi. 30 senelik tüccarlar piyasayı çarptı gitti ve çok büyük rakamlar konuşuluyor.”
Girdiler Yükselirken Ürün Fiyatı Geriliyor
Çiftçinin bir taraftan ürün kaybıyla diğer taraftan artan üretim giderleriyle mücadele ettiğini belirten Deniz, özellikle akaryakıt, gübre ve ilaç fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti.
Deniz, “Çiftçinin mahsulü yok. Mazot 90 lira oldu. İlaç zaten 5 liralıkken 500 lira oldu. Yani çiftçinin durumu çok zor. Çiftçi kazanamıyor. Girdilerin hepsi artmasına rağmen ürün fiyatları düşüyor. Sıkıntı bu. Girdi fiyatları sürekli artıyor. Başta akaryakıt ve gübre; bunlar artıyor. Fakat gel görelim, ürün fiyatları olduğu gibi aşağı düşüyor. Buna bir çözüm bulmak lazım.”
Geçen Yıl 790 TL’ydi, Bu Yıl 650 TL’ye Kadar Düştü

Ziraat Mühendisi Cindo Bozkaya da boz fıstık hasadının tamamlandığını, piyasada kavlak fıstığın öne çıktığını söyledi. Bozkaya, fiyatların ürünün gramajına göre değiştiğini ancak geçen yılın aynı döneminin altında kaldığını ifade etti.
Bozkaya, “Boz fıstık hasadı bitti. Boz fıstık en son 240 liraya kadar geriledi. Şu anda kavlak fıstık gündemde. Onun da fiyatları 650 ile 730 TL arasında değişiyor. İçindeki gramaja göre farklılık gösteriyor. Geçen sene bu dönemde 780'e, 790'a falan satılıyordu. Bu sene baktığınızda en iyisi 730'a gidiyor. Genelde bu bölgenin ortalaması ise gramajın düşük olması nedeniyle 670-680 civarında piyasası var. Fiyata baktığınızda da, rekolteye baktığınızda da çok düşük zaten. Bir kesim hâlâ az da olsa kırmızı kabuklu olarak bahçede bırakılmış durumda. Onlar henüz toplanmadı. Bölgenin yarısına baktığımızda Barak tarafında pek kalmadı ama Dağ ve Dere köyleri tarafında, özellikle tepelerde hâlâ fıstıklar var. Dün bazı yerlere baktığımızda da hâlâ toplanmamış fıstıklar olduğunu gördük. Belki 10-15 gün sonra onların toplanmasına başlanır.”

İki Yıllık Kayıp Çiftçiyi Vurdu
Bu yıl rekoltenin geçen yılki seviyeye dahi ulaşmasının zor göründüğünü belirten Bozkaya, üretimdeki kayıpta süper hücre fırtınası, dolu ve önceki yıldan gelen kuraklığın etkili olduğunu söyledi. Bozkaya, gelecek sezon için ağaçlardaki görüntünün umut verdiğini ancak bunun doğrudan üreticinin yapacağı bakım ve beslemeye bağlı olduğunun altını çizdi.
Bozkaya, “Normalde iki yıl önce 140 bin ton civarında rekolte beklenirken, geçen sene 40 bin ton civarında rekolte olduğu söyleniyor. Bu yıl ise geçen seneki seviyenin de yakalanamayacağı görülüyor. Yani yüzde 10'lar civarında bir durum söz konusu olacak. Çünkü biliyorsunuz, süper hücre fırtınasının yarattığı sonuçlar vardı. Dolu ve fırtınayla birlikte bölgenin yarısında ciddi sıkıntılar yaşandı. Zaten normalde var yılı olmasına rağmen, geçen senenin kuraklığından kaynaklanan sıkıntılarımız da vardı. Bir sonraki seneye baktığınızda ise mahsul güzel gibi duruyor. Ağacın üzerinde, bir sonraki senenin mahsulünü gösteren kara gözler var. Onlar bir sonraki sene için çok güzel duruyor. Ama bu tamamen bakım ve beslemeye bağlı. Ağaçta ne kadar kalacağı da önemli. İki yıldır üst üste çiftçiler mahsul alamayınca ağaca ne kadar bakım yapabilecekler, onu da görmek gerekiyor. Bir de gübre fiyatları, ilaç fiyatları, işçilik fiyatları, sürüm bedeli ve budama bedeli geçen seneye göre en az yüzde 50 arttı. Bütün bunlar artarken ürün fiyatının geride kalması, çiftçiyi çok zor durumda bırakıyor. Girdi maliyetleri çok yüksek, ürün çok düşük fiyata gidiyor. Çiftçi bu anlamda çok zorluk çekecek. Sadece bu işle uğraşan çiftçilerimizin maalesef ağaçlarına bakmakta da zorluk çekeceğini düşünüyorum.”
Devletin Bir Şekilde El Atması Gerekiyor
Üreticinin yaşadığı ekonomik kaybın gelecek sezonu da etkileyebileceğine dikkat çeken Bozkaya, özellikle süper hücre ve fırtınadan zarar gören çiftçiler için destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini belirtti.
Bozkaya, “Defalarca söylüyoruz; devletin bir şekilde el atması gerekiyor. En azından süper hücre ve fırtınadan dolayı sıkıntı yaşayan bölgelerde devletin destek vermesi gerekirdi. TARSİM'in uygulamasına bakılıyor. Eğer sigortanız varsa oradan ödeme yapılıyor ama çiftçi zaten kazanamayınca sigortasını da yaptıramıyor. O yüzden en azından bir sonraki senenin ürün sigortasını devlet karşılasın. Ağaçlara minimum düzeyde de olsa bir destek sağlasın. Örneğin, ‘Sigortanın yüzde 50'sini biz karşılıyoruz, yüzde 50'sini siz yatırın’ gibi bir uygulama olabilir. Gübre desteği olabilir, ilaç desteği olabilir. Mazot desteği veriliyor ama verilen mazot desteğiyle bahçenizin ancak yüzde 10'unu sürebiliyorsunuz. O mazot da karşılanıyor. Yani bunların bir şekilde göz önünde bulundurulması ve devletin çiftçilerimize bir şekilde yardım etmesi gerektiğini düşünüyorum.”




