Gaziantep, Türkiye’nin üretim üssü, ihracatın lokomotifi ve girişimcilik ruhuyla örnek gösterilen şehirlerinden biri. Ancak son günlerde mahkemelerden peş peşe gelen konkordato kararları, kent ekonomisinin dikkatle değerlendirilmesi gereken bir süreçten geçtiğini gösteriyor.
Son 10 gün içerisinde 8 firma ve şirket sahibi hakkında konkordato kapsamında karar alınması, sıradan bir gelişme olarak görülemez. Kimisine geçici mühlet verildi, kimisinde alacaklı süreci başladı. Her dosyanın kendine özgü nedenleri olabilir ancak ortaya çıkan tablo, ekonomik baskının artık işletmeler üzerinde daha fazla hissedildiğini ortaya koyuyor.
Konkordato, iflas değildir. Aksine işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve borçlarını belirli bir plan dahilinde ödeyebilmesi için hukuk sisteminin sunduğu bir can simididir. Fakat konkordato başvurularının artması, finansmana erişimde yaşanan zorlukların, yüksek faiz oranlarının, artan üretim maliyetlerinin ve piyasadaki nakit sıkışıklığının önemli bir göstergesidir.
Gaziantep gibi üretim yapan şehirlerde sanayici sadece kendi işletmesinden sorumlu değildir. Onun ayakta kalması; işçiyi, tedarikçiyi, nakliyeciyi, esnafı ve ihracatı da doğrudan etkiler. Bir fabrikanın yaşadığı mali sıkıntı, zincirleme şekilde yüzlerce aileye kadar uzanabilir.
Bugün birçok sanayici sipariş bulmakta zorlanmıyor. Asıl sorun, üretimi finanse edebilmekte yaşanıyor. Kredi maliyetlerinin yükselmesi, tahsilat sürelerinin uzaması ve piyasalardaki belirsizlik, firmaların nakit akışını ciddi şekilde zorluyor. Üretim devam etse bile finansman dengesi bozulduğunda konkordato kaçınılmaz hale gelebiliyor.
Elbette her konkordato dosyasını başarısızlık olarak görmek de doğru değildir. Pek çok şirket, bu süreçten çıkarak yeniden üretimine devam edebilmekte ve istihdamını koruyabilmektedir. Önemli olan, bu işletmelerin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak ekonomik iklimin oluşturulmasıdır.
Gaziantep ekonomisi bugüne kadar birçok krizden güçlenerek çıkmayı başardı. Ancak mevcut tablo, yalnızca firmaların değil; ekonomi yönetiminin, finans kuruluşlarının, meslek odalarının ve iş dünyasının ortak hareket etmesini zorunlu kılıyor.
Çünkü konkordato haberlerinin artması sadece birkaç şirketin meselesi değildir. Bu durum, piyasanın nabzını gösteren önemli bir göstergedir.
Gaziantep üretmeye devam ettiği sürece güçlüdür. Ancak üretimin sürdürülebilmesi için işletmelerin nefes alabileceği bir finansal ortamın oluşturulması artık her zamankinden daha büyük önem taşıyor.
Bugün alınacak doğru tedbirler, yarının iflaslarını önleyebilir. Aksi halde konkordato haberleri, istisna olmaktan çıkıp sıradanlaşabilir. İşte asıl tehlike de budur.