Gaziantep’in “Yeşil altını” olan Antep fıstığının hasadı devam ederken üretici bu sezon düşük rekolte ve yükselen maliyetlerle karşı karşıya kaldı. Var yılı olmasına rağmen olumsuz hava koşullarının üretimi ciddi şekilde etkilediğini belirten Ziraat Mühendisi Cindo Bozkaya, kent genelinde rekoltenin yüzde 20 seviyesinde, bazı bölgelerde ise bu oranın altında kaldığını söyledi.

Rüzgar, dolu, yağış ve kuraklığın Antep fıstığı üretimini olumsuz etkilediğini ifade eden Bozkaya, sezon başında beklenen ürün miktarına ulaşılamadığını kaydetti. Fıstık fiyatlarının 250 TL seviyelerinde seyrettiğine dikkat çeken Bozkaya, artan girdi maliyetleri karşısında mevcut fiyatların üreticinin kazanç sağlamasına yetmediğini dile getirdi. İthalatın da piyasadaki fiyatlar üzerinde etkili olduğunu belirten Bozkaya, çiftçinin mevcut ekonomik şartlarda bahçesinin bakımını yapmakta zorlandığını söyledi. Bu tablonun devam etmesi halinde önümüzdeki dönemlerde rekoltenin daha da gerileyebileceğini vurgulayan Bozkaya, “Böyle devam ederse rekolte sürekli aşağı doğru düşebilir. Devletin bu noktada mutlaka bir el atması, desteklemesi gerekiyor. Daha önce de belirtmiştik, fıstıkta bir taban fiyatı yok. Çiftçi tamamen kaderine terk edilmiş durumda. Birkaç kişinin isteği doğrultusunda bir piyasa oluşturuluyor ve piyasa bu şekilde devam ediyor.” dedi.

İthalat Fiyatları Baskıladı

Cindo Bozkaya

Fiyatların 250 lira civarında olduğunu ifade eden Ziraat Mühendisi Cindo Bozkaya, sezon başında 225-230 lira seviyelerinde oluşan fiyatların beklenen yükselişi göstermediğini belirtti. İthalat izninin de piyasa üzerinde etkili olduğunu kaydeden Bozkaya, “Piyasada fiyatlar şekillendi. İlk başta 225-230 lira seviyelerinden başladı. Şu anda 250 lira civarında seyrediyor. Piyasayı bu şekilde oluşturmaya çalıştılar. Tabii bu durumda ithalat izni de etkili. Suriye'den çok miktarda ürün geldiği söyleniyor. Bu da piyasayı çok etkilediği için fiyatlar bir türlü yukarı doğru artmadı.” şeklinde konuştu.

Var Yılında Beklenti Karşılanmadı

Geçen yıl etkili olan kuraklık ile ardından yaşanan süper hücre ve dolunun Antep fıstığında bu yılki rekolteyi de etkilediğini aktaran Bozkaya, “Rekolteye baktığımızda, normalde geçen sene yok yılı, bu yıl ise var yılı olması gerekiyordu. Geçen sene kuraklıktan dolayı karagözler yeterince çalışmadı. Ağaçlar kendisini kurtarmaya çalışırken süper hücre ve dolu üzerindeki hazır karagözleri de döktü. Rekolte de bu nedenle çok düştü.” diye konuştu.

Rekolte Yüzde 20’nin Altında

Gaziantep genelinde Antep fıstığı rekoltesinin beklentilerin altında kaldığını aktaran Bozkaya, bölgeler arasında da ciddi verim farklılıkları yaşandığını kaydetti. Bozkaya, “Bu yıl ise normal şartlarda verimin daha yüksek olması gerekirdi. Ancak birçok bölgede rüzgar, dolu ve yağışların etkisiyle mahsul yine beklenen seviyede değil. Antep geneline baktığımızda, Nizip bölgesini ikiye ayırabiliriz. Bir tarafta Barak bölgesi, diğer tarafta Davedere köyleri tarafı var. Barak bölgesinde mahsul yüzde 5-10 civarında. Nizip'in diğer yarısında, Davedere bölgesi tarafında ise yüzde 40'lar seviyesinde bir mahsul var. Ancak genel toplamda rekolte yaklaşık yüzde 20 civarında, hatta yüzde 20'nin altında.” ifadelerine yer verdi.

Fıstık 1-2

Bu Fiyatlarla Çiftçinin Kazanmasının İmkanı Yok

Mevcut fiyatların üreticinin gelecek sezon için gerekli bahçe bakımını yapmasını güçleştirdiğini ifade eden Bozkaya, “Bu fiyatlarla çiftçinin bir sonraki yıla hazırlanması da çok zor. Arazilerin daha iyi verim verebilmesi için gübre, ilaç ve diğer bakımların yapılması gerekiyor. Ancak mevcut koşullarda ve bu fiyatlarla bunu yapmak gerçekten çok zor. Ben de kendim bir üreticiyim, 300 dönüm arazim var ve bakmakta çok zorlanıyorum. Aynı zamanda zirai ilaç bayiliği yapıyorum. Başka işlerim olmasına rağmen oradan dengeleyerek arazime bakmaya çalışıyorum. Buna rağmen zorlanıyorum. Sadece fıstıktan elde ettiği gelirle geçinip ağaçlarına bakmaya çalışan insanların durumu çok daha zor.” diye konuştu.

Bozkaya ayrıca fıstıkta taban fiyat bulunmadığına dikkat çekerek üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Bozkaya, “Yani bu fiyatlarla çiftçi kazanmasının İmkânı yok. Devletin bu noktada mutlaka bir el atması, desteklemesi gerekiyor. Daha önce de belirtmiştik, fıstıkta bir taban fiyatı yok. Çiftçi tamamen kaderine terk edilmiş durumda. Birkaç kişinin isteği doğrultusunda bir piyasa oluşturuluyor ve piyasa bu şekilde devam ediyor. Kimsenin bunun üzerine çıkmasını da istemiyorlar. Böyle bir piyasa oluşturulmuş durumda. Çiftçinin bu şekilde ayakta durması, masrafını karşılaması ve ağaçlarına bakması çok zor.” dedi.

Antep Fıstıgı-11

Fıstıkta Rekolte İçin Kritik Uyarı: Sürekli Düşebilir

Böyle devam ederse rekoltenin düşeceğini belirten Bozkaya, “Rekolte sürekli aşağı doğru düşebilir. Şöyle düşünün; ağaç başına, ağacın büyüklüğüne göre gübre verilmesi gerekiyor. 50 yaşın üzerindeki bir ağaca 5-10 kilo arasında gübre verilmesi gerekirken, çiftçi bunu ekonomik nedenlerle yarı yarıya ya da üçte birine düşürecek. Ağaç da biliyorsunuz, her canlıda olduğu gibi gerekli besin elementlerini alamadığı zaman verimden düşer. Bu durum insanda da böyledir. Protein ve vitaminleri yeterince almadığınızda hastalanırsınız ve hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalırsınız. Antep fıstığında da durum aynı. Bakımı çok fazla isteyen bir bahçe bitkisi. Dolayısıyla hastalıklar da artacaktır. Çiftçi bu kez ilaç alamayacak ve bir sonraki yılın verimini de düşürmüş olacak. Bu durum zincirleme şekilde ilerleyerek devam edecektir.” diye konuştu.

Urfa’nın Fıstığı Nizip’te Değerleniyor

Antep fıstığı üretiminde Gaziantep ve Şanlıurfa’nın sahip olduğu koşulları değerlendiren Bozkaya, Şanlıurfa’nın arazi yapısı bakımından avantajlı olduğunu, Gaziantep’te ise özellikle sulama konusunda sorunlar yaşandığını kaydetti. Bozkaya, “Arazi koşulları açısından onlar bizden daha iyi durumda. Nizip'e baktığımızda bölgenin yarısı, özellikle Barak bölgesi, çok iyi durumda. Ancak bizim bazı sorunlarımız da var. Özellikle sulama konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Biz yetiştirme tarzı açısından Urfalılardan daha bilinçliyiz. Onların arazi yapılarının daha düzgün olması, onları biraz daha ön plana çıkarıyor. Daha yüksek verimi daha rahat alabiliyor ve bahçelerine daha rahat bakabiliyorlar.” şeklinde konuştu.

Üretimin yanı sıra Antep fıstığı ticaretinde Nizip’in önemli bir pazar haline geldiğini aktaran Bozkaya, “Şanlıurfa’da öncelikle bir piyasanın oluşması gerekiyor. Biz Nizip'te bu piyasayı oluşturmuş durumdayız. Şu anda Urfa'daki üreticiler de fıstıklarını getirip bizim buradaki piyasada değerlendiriyor, burada satışını gerçekleştiriyor ve daha iyi fiyat alabiliyor. Çünkü alıcılar bu bölgeyi bildiği için daha çok buraya geliyor.” diye konuştu.

Antep Fıstığı-6

Kırtasiye Yardımı Başvurusu Nasıl Yapılır? Başvuru Ekranı E-Devlet
Kırtasiye Yardımı Başvurusu Nasıl Yapılır? Başvuru Ekranı E-Devlet
İçeriği Görüntüle

Devletin Bu Konuya El Atması Gerekiyor

Üreticinin mevcut koşullarda desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Bozkaya, “Devletin, hep söylediğimiz gibi, bir şekilde bu konuya el atması gerekiyor. Taban fiyatın belirlenmesi ve çiftçinin desteklenmesi önemli. En azından böyle zor ve sıkıntılı geçen yıllarda devletin gübre ve mazot desteğini artırması, üreticiyi daha fazla desteklemesi gerektiğine inanıyorum.” dedi.

Kaynak: Hatice Zengin