Sosyal Güvenlik Uzmanı Nergis Şimşek, uygulamanın kanuni dayanağının bulunmadığını belirtirken, bu nedenle açılan davaların çalışanlar lehine sonuçlandığına dikkat çekti. Şimşek, söz konusu sürelerin özellikle EYT kapsamında emeklilik hesabında önemli hak kayıplarına yol açabildiğini ifade etti.
Cumhuriyet’teki köşesinde okurların sosyal güvenliğe ilişkin sorularını yanıtlayan Şimşek, SGK’nin 22 Şubat 2013 tarihli 2013/11 sayılı genelgesiyle getirilen uygulamayı değerlendirdi.
18 yaşından önceki çalışmalar tartışma konusu
Şimşek’in aktardığına göre SGK, 18 yaşını doldurmadan anne veya babasına ait iş yerinde çalışanların sigortalılıklarını belirli şartlar çerçevesinde değerlendiriyor.
Genelge kapsamında, veli iştirakiyle yazılı olarak yapılmayan ve hâkim tarafından onaylanmayan iş sözleşmelerine dayanan 18 yaş altındaki çalışmalar sigortalılık süresinden sayılmıyor.
Şimşek ise 506 ve 5510 sayılı kanunlarda bu yönde kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığına dikkat çekerek, genelgeyle yasal dayanağı olmadan ilave şartlar getirildiğini belirtti.
Fiilen çalışılıp çalışılmadığına bakılmadan hizmetlerin geçersiz sayılmasının sigortalılar açısından hak kaybına neden olduğunu ifade eden Şimşek, konuyla ilgili açılan davaların SGK aleyhine sonuçlandığını kaydetti.
EYT hakkını doğrudan etkileyebiliyor
18 yaşından önce aile yanında geçirilen çalışma sürelerinin emeklilik açısından önemine de değinen Şimşek, sigorta başlangıcının 8 Eylül 1999 tarihinden önce olması halinde kişinin EYT kapsamında değerlendirilebileceğine dikkat çekti.
18 yaşın doldurulduğu tarih sigortalılık süresinin başlangıcı olarak dikkate alınsa da 8 Eylül 1999 öncesinde sigorta girişi bulunanlar açısından emeklilik şartlarının değişmediğini belirten Şimşek, 25 yıllık sigortalılık süresi ve 5 bin 825 prim günü şartına işaret etti.
Ancak 18 yaşından önce geçen prim günlerinin geçerli kabul edilmemesi durumunda hesap değişiyor. Bu süre içerisindeki prim günleri dikkate alınmadığında, sigortalının eksik kalan gün kadar daha çalışması veya prim ödemesi gerekiyor.
Bu nedenle 18 yaşından önceki çalışmaların geçersiz sayılması, sigortalının EYT kapsamındaki durumunu ve emeklilik için tamamlaması gereken prim gününü doğrudan etkileyebiliyor.
2008 sonrası sigortalılar için hesap farklı
Şimşek, çalışma hayatı boyunca birden fazla sigorta statüsünde hizmeti bulunanların hangi statü üzerinden emekli olacağı konusuna da açıklık getirdi.
Farklı sosyal güvenlik kanunlarına tabi çalışması bulunan kişilerde emeklilik statüsünün belirlenmesinde sigorta başlangıç tarihinin önem taşıdığını ifade eden Şimşek, Ekim 2008 öncesinde sigortalı olanlarda 2829 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığını hatırlattı.
Ekim 2008 sonrasında ilk kez sigortalı olanlar açısından ise 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi uygulanıyor.
Buna göre, 2008’deki düzenlemenin ardından sigortalı olan bir kişinin hangi statüden emekli aylığı alacağı belirlenirken çalışma hayatının tamamındaki hizmet süreleri dikkate alınıyor.
Sigortalı, çalışma hayatı boyunca 4/a, 4/b veya 4/c statülerinden hangisinde daha fazla hizmet süresine sahipse, yaşlılık aylığına da o sigortalılık statüsünün şartlarına göre hak kazanıyor.




